Ali ŞERİATİ
Tarihin bütün nesillerinden daha çok eziyet çekmemize rağmen, sevinerek söyleyeyim ki biz çok mesut bir nesiliz. İnsanın dert ve yenilgi dönemlerini gördüğümüz için mesut bir nesiliz.
Acaba gerçek dert ve yenilgi, yalancı ümit ve sevinçten daha iyi değil midir? Şuurdan doğan dert, akılsızlıktan doğan dertsizlikten daha iyi değil midir?
Ben yirminci asrın ikinci yarısında olduğum için […]
Biz seninle aynı şehrin
Birbirine komşu iki sokağıyız
Milyonlarca ışık yılı uzak
Milyonlarca kez elele
Sen binlerce ışıklarla aydınlanmışsın
Ben tozlu sokak lambalarıyla
Sen, şen kahkahalarla dolarsın geceye
Ben nefret kusan sokak kavgalarıyla
Sırat kadar keskin bir hayatın ortasındaydım
Yüreğimde mutedil sevdaları
Gözlerimde yarınları
ve çözülmemiş sırları taşıyordum
Yıldızsız gecelerin perde aralıklarından
Ve bir mum aleviyle aydınlanan odalardan
Fakülte kantinlerinden
Otobüs duraklarından
Gürültülü meydanlardan
Ve inançlarıma boyadığım şehrin duvarlarından
Bir gök gürültüsü gibi titreyip
Göğsümü kavgalara dönüyorum
Bana bir şarkı söyle sevgilim.
içinden uzak iklimlere trenler gitsin.
Hiç bitmeyen yalnızlıkları taşısın yeryüzünden.
Elemleri alıp sevenlerin gözlerinden, Kaf Dağının
eteklerine götürsün. Götürsün Leyla’nın, Aslı’nın
ağıtlarını. Şarkı söyle kalbimin yorulmaz seyyahı.
İçinde keremin kazmasını bileyacek bir gözyaşı olsun.
Bu şehirlerin sizlere babanızdan kaldığını düşünüyorsunuz ha ! avuçlarınızı yalayın. O şehirler ki avuçlarınıza bizim esmer alınlarımız ve yiğit bedenlerimiz sayesinde kondu. Biz okların, kızgın yağın, top mermilerinin altında girdiğimiz şehirleri, siz üstüne konaklar kurup sefa süresiniz diye almadık. Ve öyle başınız sıkıştığında size asker, buğday, pembe çilek,taze süt ve vergi vermek için gelmedik dünyaya. […]
bir kararın arifesinde kendi dünyamı kurmaya çalışırken hüzünlüyüm
dünyanın bütün ölümleri niyetine sevdamı ağlattım.
sevmelerimin ağıdını her bir mezar taşına
gözyaşlarımı nisanlara bıraktım…
kayıplarda köşe kapmaca oynadım
bazen üç dilek ağacının çıplaklığını sarmalar
yedi dağın çiçeğinden koklardım
ay şiiri, yıldızları heceleri yapar
kazanmadan yitirdiğim canım geceleri yazardım
puştuna sevdalara kibrit çöpü oldum
ihanete puştluğa mührünü koyup imzasını atanlara selam bıraktım
Ah güzel dost
Ben ki esrik yarınlarda
Taze bir dost gülüşü ararken
Hep yarım bırakılmış şarkım
Tozlu raflar arasında unutulup kalmışım
Kalın çizgilerle çizilmemiş adım
Bana geçmişi geri getir tatlı kız.. O sen dolu gülüşlerimi geri ver bana. Gözlerinin içine bakarken dona kaldığım anları getir geri. Benden aldığın ne varsa geri getir tatlı kız. Mutlu bir bakış… kendinden emin adımlar… aşk dolu sözler… hepsini tatlı kız hepsini getir geri…giderken ardın sıra yolladığım gözyaşlarını da unutma.
Ben sözlerini saklıyorum hançer […]
12 Nis
Posted by: kuzha in: Öylesine
S.A. Kardeşlerim. Öncelikle hepinize hörmet ederim. saygı duyulası insanlarsınız netekim.
Şimdiiiii… Gelelim bu başlığın ortaya çıkış düşüncesine.
Arkadaşlar geçenlerde metroyla ilen işe giterken aklıma birşey takıldı. dedüm ki kendü kendüme Allah (cc) ile ilişkilerimiz ne kadarda koptu, uzaklaştı. yani düşünsel anlamda diyorum. Günde kaç kere Allah’ı hatırlıyoruz ve etrafımızda gördüğümüz şeyleri onun yarattığını düşünüyoruz ki. açıkçası çok […]




(5 out of 5)



(5 out of 5)



(5 out of 5)



(5 out of 5)



(5 out of 5)| |