Ey Halkım,
Kardeşlerim,
Ey romalilar, sizi sırtınızı agoranın sütunlarına vermiş, yüzünüzü phobios apollonun mabedine dönmüş halde Sparta’da filizlenen demokrasiden aldığınız güçle münakasa eder halde gördüm… Kardeşlerim, size doğrudan bahsetmeyeceğim, yanlıştan da. Ya da yanlısın doğruyu nasıl kapattığından da. Doğrunun da yanlışın da ne kadar göreceli olduğundan da bahsetmeyeceğim. Hele insanin doğrusunun kendi gözlerini kör etmesinden hiç dem […]
Bahsi geçen eserler aşağıdaki gibidir. Tüm bekar arkadaşlarım ve Mardin’de askeri vazifesini yapan amcaoğlu için geliyor. Nişanlı arkadaşların bu bölüme erişememsi için özel bir düzenek hazırladım, hiç bulşamasınlar. Evli arkadaşların zaten işi olmaz. Kadir ile biz dinleriz artık, o kadar kaldık sanırsam, diğerlerinden ses çıkmıyor. Saygıyla arz ederim.
Bu seçimler bir geçse de bu hayhuy bir bitse, ortalık biraz yatışsa -mümkün mü bilemiyorum- çok mutlu olacağım.
Günde 200 kere “ya kardeşim, laiklerin açılma hakkı varsa diğerlerinin de kapanma hakkı vardır. Geldiklerinde bizi kapatacaklar ama paranoyasıyla insan hakları ihlal edilemez. Ayrıca bu bir laik/dinci çatışması değildir. Bal gibi bir sınıf çatışmasıdır. 80 yıldır başörtüsüne bir […]
- Bütün söylediklerimi atlıyorsun, diye azarladı kelam.
bu çıkışı beklemeyen kalem,başını kaldırdı gömdüğü yerden:
-Hayır, bu bir iftira. Ben ki, senin sözlerini yazmak uğruna ne sıkıntılara katlandım. Nankörsün! Neler çektiğimi bilmiyorsun! Dilin kemiği yok ki!.. Ben ise başımı sürte sürte sayfalara, binlece ömür tükettim. Yazıklar olsun, diye karşılık verdi.
Bu çıkışı zaten bekleyen kelam, söylenmemiş sözlerin acısını çıkarmak […]
Sanal furya ile belli merkezlerde yönetilen iletişim araçlarının insanları belli odaklara doğru kilitlediği bir zamanda sosyolojinin bilim olarak bir değeri kalır mı? Şu anda psikolojinin alabildiğine yoğun yaşandığı, toplumun giderek gergin bir yayın üzerinde durduğu bir zamanda sosyologlar ne işe yararlar.
Bu soruyu tersine de çevirebiliriz. Sosyoloji psikolojiye araç olsun diye mi kullanılıyor? Bu yargımda ve […]
Hayat her defasında flaşlarını patlatıyor.
Kurnası mundar çeşmede montajlanan fotoğraflarda seyretmek kendimi,
Çeperimdeki parmak izlerini…
Asılı kalmışız dünyaya.
Hayal kırıklığıyla dolu ümitsizliğe gebe bir gece.
Yağmurdan kalan ıslak sokaklara ağlamak düşüyor bize.
Zaman gittikçe daralıyor.
Çemberin tam ortasındayız.
Adım bile atamıyoruz.
Ölümcül bir başkaldırışla size sesleniyorum. Açın yüreğinizin kapılarını, ben geliyorum. Sırtımda uzak yolların yorgunluğu ve gözlerimde asi bir namluyla seni sana çağırıyorum. Sessiz bir çığlık dolaşıyor yüz çizgilerimde. Haksızlığa, yanlışlığa ve zulme rest çekiyorum.
Kaldırın bakışlarınızı yerden ve haykırın sonsuzluğa doğru. Bitsin bu karanlık. Ay yere vuranda ve davudi bir çağrıyla bitsin bu karmaşa. Haydi silin […]




(5 out of 5)



(5 out of 5)



(5 out of 5)



(5 out of 5)



(5 out of 5)| |