nisan_bougereau.jpgBelki de sen haklıydın… Ben, iyi kalpli bir budalaydım sadece. Feleğin çemberinden geçmiş
bir aşk vurgunu… Literatürlere girmeyen bir hayat kaçkını. Bir asi rüzgâr…
Belki de sen haklıydın… Ben yanıldım. Her şeyin çözümü sevgide, mutluluğun sırrı aşkta sanırdım
Yarım bir elvedayı çaldığında saatler ben sana tüm keşmekeşliğimle ve tüm çıplaklığımla sevgimi
Haykırıyordum. Oysa sen, yoktun. Ben sadece, aptal bir aynayla gölgeler oyunu oynuyordum sensiz bir Gece vakti…
İlanı aşk yapıyordum duvardaki cansız yüzüne.
Oysa sen… Kendi dünyanda kendi aşklarına kendi âşıklarına kavuşabilme hayaliyle başını
Koyuyordun her gece yastığına. Taptaze bir hayal kuruyordun yarına dair. Yeni umutlara yelken açıyordun
Yeni âşıklar umuduyla…
Ey Gecelerimin kadını… Ey gölgesi ateş… Ardı kıtlık kıran… Aklımı başımdan alan kalp hırsızı…
Bilir misin bir çiçek nasıl gözyaşı döker toprağa… nasıl sen kokar papatyalar bilir misin…bir kalp nasıl acı
Çeker, nasıl hançer olur sözler… Duyar mısın? Ben böyle hasret doluyken..sen doluyken ben… Sen kendini
Hangi aşklara bileyliyorsun? Hangi gönül tahtında yer arıyorsun. Mehir bedelini ödeyen ben, kaç gece
hasretinle yanıp kavrulacak daha kaç gece savrulup duracağım..
Ey dünyaların en tatlı gelini… Süslü dünyaların taçsız prensesi… Şimdi söyle hangi ayrılık benim, hangi
Ölüm benden yana. Ben hangi aşkların koynunda gökyüzüne kanat çırpacak, hangi gölgeler oyununda sıramı
Savacağım. Öyle ya… Galiba sen kazandın. Galiba sen…
Belki de sen haklıydın. Ben dost canlısı bir budalaydım sadece. Başı öne eğik kaç insan, elleri semada kaç vurgun yemiş, kaç kanadı kırık, kaç yarım bırakılmış, kaç gözyaşı… Daha kaç aşk sensiz böyle bir başına kalmada. Tutunuyorum işte göğe, sade ve samimi bir duayla…
Haydi son sözünü söyle yıldız gözlüm.. Ki bu hançer bu bedende uzun süre yaşamaya…

araftayananmum