ÇocukHer şey “ne mutlu bana ki lahmancun yiyebiliyorum” hikayesi ile başladı . 7 yaşında iken elime aldığım ilk sapan taşı ile köşe başındaki bakkalın camını yanlışlık eseri kırmam ve akabinde kaçmam arasındaki süreçte yaşadığım duygu ile ilk girdiğim ortamdaki insanlara yaklaşıyorum hala. 9 yaşında iken; kungfu hocamızın çenenizi çalıştıracağınıza ayaklarınızı çalıştırın lafını nasıl güzel bir espiri olarak algıladıysam yada bu söz nasıl kazındıysa kafama ilkokul da bi ön sıramdaoturan ve çok konuşan o kıza çeneni çalıştıracağına ayaklarını çalıştır lafını söylediğimdeki aldığım tepkinin içime oturttuğu eziklik ile yaklaşıyorum hala bazılarına. 5 yaşında iken bir bir danayı kuyruğundan tutup kaldırmaya çalışmışım. omuzlarıma aldığım yük o günlerden kalma bir heves midir nedir … 15 yaşındaki ilk kavgam dayak yemeke iç güdümdendi belkide sırf ölürken bile gülünç olmama dürtüsü ile hareket ediyorumdur. danalıktan kastettiğin tam olarak bu değil biliyorum. diyor ya bi devlet büyüğü bu hareketimin 15 farklı nedenini sayabilirim lakin ben bu nedeninin üzerinde durma gereği hissettim diye. danalığımızın çok farklı nedenleri vardır elbet. ama ben sırf bu nedenden dolayı ve aynı nedenle hayatta bir yer edinmeye çalışan insanlar adına sesleniyorum sana. yalnız değilsin. hepimiz küçük birer danayız hala. ve ne mutlu ki lahmacun yiyebiliyor , çok bunaldığımızda hassiktir lan diyebiliyoruz. kapı komşum bir paşa çocuğu değildi. senin de öyle. mevzu nutuk atmak ise en kralını da biz atarız sevgili kardeşim. bu da kapak olsun. ölmeye sıra geldiğinde beni uyandır emi.