<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>zest!™ Society &#187; Düşünce</title>
	<atom:link href="http://www.myzest.com/category/dusunce/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.myzest.com</link>
	<description>"Sosyal Bi' Hadise"</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Jan 2012 14:46:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Yasadışı dinleme iğrenç bir şey de yasal dinleme tatlı mı?</title>
		<link>http://www.myzest.com/yasadisi-dinleme-igrenc-bir-sey-de-yasal-dinleme-tatli-mi/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/yasadisi-dinleme-igrenc-bir-sey-de-yasal-dinleme-tatli-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Jan 2010 12:14:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ekremucar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/?p=642</guid>
		<description><![CDATA[

Ulaştırma bakanı Binali Yıldırım yasadışı telefon dinleme hakkında sorulan bir soruya şu cevabı vermiş,
&#8216;Adalet Bakanlığı, yasadışı dinlemelerin caydırıcılığını arttırmak, cezalarını 3 kata çıkarmak için çalışma yapıyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Başkanlığı da buraya teknik destek ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<div id="attachment_643" class="wp-caption alignright" style="width: 410px"><a href="http://www.myzest.com/wp-content/binali.jpg" rel="shadowbox[sbpost-642];player=img;"><img class="size-full wp-image-643" src="http://www.myzest.com/wp-content/binali.jpg" alt="binali yıldırım" width="400" height="257" /></a><p class="wp-caption-text">binali yıldırım</p></div>
<p>Ulaştırma bakanı Binali Yıldırım yasadışı telefon dinleme hakkında sorulan bir soruya şu cevabı vermiş,<br />
&#8216;Adalet Bakanlığı, yasadışı dinlemelerin caydırıcılığını arttırmak, cezalarını 3 kata çıkarmak için çalışma yapıyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Başkanlığı da buraya teknik destek veriyor. Böylece, bu tip yasadışı faaliyetleri daha da caydırıcı hale getirmek hedefleniyor. <strong>Yasadışı dinlemek, iğrenç bir şey tabii</strong>, bu kabul edilebilir bir şey değil. Ama maalesef bu konu dünyanın her tarafından har zaman sorun olmaya devam ediyor. Amacımız bunu en azından insanlarımızı olabildiğince bu endişeden uzaklaştırmak, bu algılamayı olumsuzdan olumluya çevirmektir. Bunun için yöneticiler gerekli tedbirleri almak durumunda.&#8217;<span id="more-642"></span></p>
<p>E be sayın bakan, yasadışı olunca iğrenç yasa dahilinde olunca tatlı mı? Böyle saçma mantık olur mu? Yani bir işi yaparken adam gibi yapsanıza. İnsanın mahremini dinlemek gözlemek izlemek en hafif ifade ile ayıptır. Eğer bir telefon konuşması, konuşan iki taraftan birisi tarafından kaydedilmemiş ise kesinlikle delil olarak sayılmamalı. Devlet artık vatandaşını dinlemeyi bırakmalı. 1984e çevirdiniz ülkeyi. Bu baskıcı dönem bize İnönü yönetimini andırıyor. 11 Eylül Amerikasına benzedi ülke. Herkesin dilinde demokrasi ama devlet buldozer gibi. Tamam hak ve adalet yerini bulsun, devlet kendi içinde hesaplaşsın dursun, ama bizi dinlemeye izlemeye gözlemeye fişlemeye bahane etmeyin bunları.</p>
<p>Sayın bakan ve sayın hükümet yetkilileri, şunu asla unutmayın, bir gün o makamları terk edeceğiniz muhakkaktır ve yerinize sizin kadar iyi niyetli olmayan insanlar gelebilecektir. Çıkardığınız her yasa ve yönetmelikte buna dikkat etmeniz gerekli.</p>
<p>En nihayetinde insanların daha fazla demokrasiye değil mümkün olduğunca özgürlüğe ihtiyaçları var.<br />
Sizi oraya getiren bu millet 21. yüzyıl demokrasisi içerisinde özgürlüğü elinden alınan parası cebinden çalınan sırtına borç yükü vurulan gariban insanlardır.<br />
Siz ise bu halka tam özgürlük yerine yasal dinleme yasadışı dinleme gibi ayrımlarla yarım yamalak özgürlük sunuyorsunuz.</p>
<p>İyi çalışmalar..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/yasadisi-dinleme-igrenc-bir-sey-de-yasal-dinleme-tatli-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yazık Yenişafak&#8217;a ve Bize!</title>
		<link>http://www.myzest.com/yazik-yenisafaka-ve-bize/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/yazik-yenisafaka-ve-bize/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 22:09:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ekremucar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[fosfor]]></category>
		<category><![CDATA[hamas]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[yenişafak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/?p=588</guid>
		<description><![CDATA[

http://yenisafak.com.tr/Dunya/Default.aspx?t=08.01.2010&#38;i=233946
adresinde yer alan habere göre Bm israilden yıkılan binası karşılığında tazminat alıcakmış.
kafirler kendi aralarındaki maddi mevzuları çöze dursun yenişafağın haber arasında kullandığı cümlelere bakarmısınız
İsrail ile Hamas arasında geçen yıl Gazze&#8217;deki çatışmalar sırasında bin 400 civarında ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><a href="http://www.myzest.com/wp-content/myzest-com.jpg" rel="shadowbox[sbpost-588];player=img;"><img class="alignleft size-full wp-image-610" title="myzest-com" src="http://www.myzest.com/wp-content/myzest-com.jpg" alt="myzest-com" width="250" height="250" /></a>http://yenisafak.com.tr/Dunya/Default.aspx?t=08.01.2010&amp;i=233946<br />
adresinde yer alan habere göre Bm israilden yıkılan binası karşılığında tazminat alıcakmış.<br />
kafirler kendi aralarındaki maddi mevzuları çöze dursun yenişafağın haber arasında kullandığı cümlelere bakarmısınız</p>
<p>İsrail ile Hamas arasında geçen yıl Gazze&#8217;deki çatışmalar sırasında bin 400 civarında Filistinli ve 13 İsrailli ölmüş, İsrail operasyonları sırasında BM okulları, sağlık merkezi ve BM merkez binası İsrail bombardımanlarında tahrip olmuştu.</p>
<p>&#8220;israil operasyonları sırasında&#8221; ameliyata mı gitmiş israil oraya sanki saldırı desene vahşet desene canavarlık desene şuna&#8230;<br />
çatışmalarda 13 israilli 400 civarında Filistinli ölmüş. <strong>civarında </strong>yani üç aşağı beş yukarı farketmez nasıl olsa binlercesi ölüyor yıllardır değilmi?<br />
bizde haberi kimden alıyoruz bakar mısınız? eh be yenişafak sen bilmezsen kaç kardeşimiz Rahman&#8217;a yürümüş biz kimden öğrenicez Allah aşkına?<br />
sen desene 10 civarında israilli öldü şu kadar kardeşimiz şehit oldu. tam sayı versene isim isim versene mazlumların haberini.<br />
artık öyle bir hale geldikki ölen israilliler amerikalılar ingilizler tam sayılırken şehit olan ıraklılar filistinliler afganlar yuvarlak hesap sayılıyor.<br />
ağlamak yetmez bize, şu halde herkes bir miktar fosfor bulup başından aşağı döksün&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/yazik-yenisafaka-ve-bize/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>M. Ali Birand: Şimdi AKP, TSK&#8217;ya balans ayarı yapıyor</title>
		<link>http://www.myzest.com/simdi-akp-tskya-balans-ayari-yapiyor-m-ali-birand/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/simdi-akp-tskya-balans-ayari-yapiyor-m-ali-birand/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 18:42:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mustaky</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/?p=584</guid>
		<description><![CDATA[

Sizlere son iki gündür Ak Parti’nin iktidar olmasıyla birlikte, ülkemizdeki Asker-Sivil iktidar dengesinin nasıl değiştiğini anlatmaya çalıştım.
Özetle, Komutan’ın eskiden hayatımızdaki yerini, Atatürkçü-laik kesim için ne anlama geldiğini, O’nu nasıl tabulaştırdığımızı ve ardından da, Ak Parti’nin ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><a href="http://www.myzest.com/wp-content/myzest-com.jpg" rel="shadowbox[sbpost-584];player=img;"><img class="alignleft size-full wp-image-610" title="myzest-com" src="http://www.myzest.com/wp-content/myzest-com.jpg" alt="myzest-com" width="250" height="250" /></a>Sizlere son iki gündür <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Ak%20Parti" target="_blank">Ak Parti</a>’nin iktidar olmasıyla birlikte, ülkemizdeki Asker-Sivil iktidar dengesinin nasıl değiştiğini anlatmaya çalıştım.<br />
Özetle, Komutan’ın eskiden hayatımızdaki yerini, Atatürkçü-laik kesim için ne anlama geldiğini, O’nu nasıl tabulaştırdığımızı ve ardından da, Ak Parti’nin iktidar olmasından sonra yaşananları kısaca ve ana hatlarıyla çizdim.<br />
Aslında 2003’ten bu yana giderek yoğunlaşan bir hesaplaşma yaşanıyor.<br />
Atatürkçü, laik kesim adına <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/TSK" target="_blank">TSK</a> ile büyük bölümü dindar, ve pragmatik muhafazakar, diğer bir bölümü de dinci karışımı olan AKP arasındaki bu hesaplaşma çok eskilere dayanıyor. <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Turkiye" target="_blank">Türkiye</a>’nin gelecekte kimler tarafından yönetileceğinin bir hesaplaşması bu&#8230;<span id="more-584"></span><br />
1994’te Refah Partisinin yerel seçimlerdeki büyük çıkışı, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/28%20Subat" target="_blank">28 Şubat</a> 1997’de TSK tarafından frenlenmiş, dönemin güçlü Komutanı <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Cevik%20Bir" target="_blank">Çevik Bir</a> “Demokrasiye balans ayarı yaptık” demiş, ancak 2002’de AKP’nin iktidar olması engellenememişti.<br />
Ak Parti, başta TSK’yi fazla rahatsız etmek istemeyen bir tutum takınmıştı. Komutan ile belirli bir sınır çerçevesinde uyum içinde kalmayı denemiş ve bu ortamı bir oranda Org. Özkök ile de bulabilmişti.<br />
Ancak sonrası gelmedi.<br />
2007’deki <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Cankaya" target="_blank">Çankaya</a> savaşları, Başbakan Erdoğan’ın nasırına basılmasıyla sonuçlandı. Genel seçimlerde oy oranını arttıran AKP, kapanma davasında da kıl payıyla kurtulunca, harekete geçti.<br />
2008’den itibaren Türk Silahlı Kuvvetlerine “balans ayarı” yapılmaya başlandı. Adına da <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Ergenekon" target="_blank">Ergenekon</a> dendi.</p>
<p><strong>AKP devlet mekanizmasını kontrolüne aldı&#8230;</strong><br />
Erdoğan, partisine karşı açılan kampanya’ya direnmediği taktirde, hiçbir zaman iktidar olamayacağını gördü ve karşı kampanyasını başından itibaren “Demokrasi açılımına” dayandırdı.<br />
Her adımını Demokrasi adına attı. Bu sayede de,  hem içerideki Demokratları, Liberalleri, hem de dışarıdaki (ABD ve AB) güçleri yanına çekebildi. Çekemediklerini de izole etmesini bildi.<br />
Türbanın Üniversitelerde serbest bırakılmasından tutun, İmam Hatiplilerin önünün açılmasına, Vakıf okullarına yardımcı olmaktan tarikatların rahatlatılmasına kadar, her alanda Demokrasi adına harekete geçti.<br />
Erdoğan’ın bir diğer çok önemli girişimi, nasıl Kemalist kesim TSK’nın etrafında bir koalisyon oluşturduysa, O da Cemaatleri ve özellikle <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Fethullah%20Gulen" target="_blank">Fethullah Gülen</a>’i yanına aldı.<br />
Hoca Efendi’nin bu kampanyaya katkısı, inanılmaz derecede etkili oldu. Ergenekon bu sayede genişletilebildi, TSK’ya yönelik “balans ayarı”ın boyutları yaygınlaştırıldı ve polisin rolü ve konumu güçlendirilebildi.<br />
Ülkenin yönetimini ve kontrolünü elinde tutan güçler açıkça el değiştirdi.<br />
TSK geri plana çekildi, polis ön aldı.<br />
Kemalistler etkisizleşti, Ak Parti koalisyonu toplumun hemen her alanında etkinleşti.<br />
Başta mali <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/burokrasi" target="_blank">bürokrasi</a> olmak üzere, yargı sisteminin önemli bir bölümü,  Sivil Toplum Örgütlerinin büyük bölümü, yani Devlet Mekanizması  AKP’nin kontrolüne geçti ve Medyanın hemen hemen yüzde 75’i de ya AKP yanlısı veya AKP’ye “anlayışla” bakar oldu.</p>
<p><strong>Ergenekon, tüm dengeleri bozdu</strong><br />
Bu noktaya gelinmesinde, yani dengelerin değişmesindeki en önemli etken, Ergenekon davası oldu. Toplum, ilk defa asıl gücün kimin eline geçtiğini, Ergenekon sürecinde gördü.<br />
Türk toplumunun geçmişten bu yana görmeye alıştığı, hatta tabulaştırdığı birçok kavram yıkıldı.<br />
İlk defa, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, kimilerine fiilen katıldığı, kimilerini desteklediği birçok gizli kalmış, yasadışı örgütlenmeler ortaya çıktı.<br />
İddiaların bir bölümü abartılı, diğer bölümü yalan dahi olsa, geri kalanı toplumun kafasında soru işaretleri yaratmaya yetti. “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” inancı yaygınlaştı.<br />
Asker-Sivil koalisyonu ve çetevari oluşumlara Komutanların adın karışması çok büyük bir kesimi şaşırttı.<br />
Eskiden “dokunulmaz” sayılan, sivil iktidar hatta <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/TBMM" target="_blank">TBMM</a>’nin soruşturmalarına dahi (Susurluk soruşturmasındaki gibi) yanıt vermeyen komutanların gözaltına alınmaları, evlerinde polisin araştırma, karargahlarda sivil yargıçların inceleme yapması, ülkedeki güç dengesinin nasıl değiştiğinin en simgesel gelişmeleriydi.</p>
<p><strong>Başbuğ, tüm çabasına rağmen gidişi durduramadı</strong><br />
TSK’ya karşı <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/harekat" target="_blank">harekat</a>, belki Demokrasi adına yapılıyor gibi gösteriliyordu, ancak bunun içinde eski hesaplaşmalar da yatıyordu.<br />
Ergenekon, süreci, bir  süre sonra Asimetrik Psikolojik bir savaşa dönüştü.  Geçmişin acıları ve intikam çığlıkları atılmaya başlandı. Oysa Ak Parti hükümetini bu görüntüye izin vermeden bir demokrasi ayarı yapabilseydi, taşlar çok daha yerli yerine  otururdu.<br />
TSK’dan inanılmaz belge, döküman ve söylentili sızmalar yaşanır oldu. Ak Parti geçmiş yıllarda yaşananların bir açıdan hesabını soruyordu. Bir bölümü yalan-yanlış, dahi olsa, ortaya atılan gizli saklı komplolar, kamuoyunu etkiledi. TSK büyük bir prestij kaybına uğradı.<br />
2008’de Komutan değişti.<br />
Org. Başbuğ, 1 inci Başkan (Genelkurmay Başkanı) oldu.<br />
Kelimenin tam anlamıyla “kamuoyu ile iletişim” açısından bir <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/enkaz" target="_blank">ENKAZ</a> devraldı. Org. Başbuğ, TSK’nın herhalde en şanssız ve en hırpalandığı döneminde göreve geliyordu. Nitekim ilk başta da iletişimi güçlendirebilmek için çok önemli adımlar attı.<br />
Ancak istediği veya beklediği sonucu alamadı.<br />
Kimse de TSK’ya yardımcı olmadı. Asker eskiden hırpaladığı liberal kesimi kaybetmenin acısını çekti. Kemalistlerin güçsüzlüğü de buna eklenince, AKP harekatını istediği gibi sürdürebildi.<br />
TSK, kendinden beklenen “iç düzenlemeyi” yapabilse, yine de zararı azaltabilirdi, ancak nedense bunu da yapmadı veya yapamadı. İlerde Org. Başbuğ, yaşadıklarını açıklarsa, bu durumun nedenlerini daha iyi anlayabiliriz.<br />
Dışarıdan bakınca, TSK’nın bu karşı harekatla başa çıkamadığı ve hesaplaşmada zemin kaybettiği sonucuna varılıyor.</p>
<p><strong>Bu mücadele ne zaman ve nasıl biter?</strong><br />
Kısa vadede, 2012 seçimlerinin  sonucu çok önemli. Eğer Ak Parti kazanırsa, bu süreç devam eder ve TSK’nın etkinliği tümüyle yok olmasa dahi, önemli ölçüde  azalır.<br />
Eğer AKP kaybeder ve yerine ya tek başına laik bir parti veya laik bir partinin katılacağı bir koalisyon gelirse, TSK yeniden etkinliğini kurma sürecine girebilir. Ancak bunun tek koşulu vardır. O da, Askerin  gerçekten eski alışkanlıklarını bırakması ve kendi içinde yeni bir EĞİTİM, yeni bir DÜZEN kurmasıdır.<br />
Eski uygulamalara geri dönülmesi beklenmemelidir.<br />
Yeni düzene ayak uydurana kadar da, içerde  ve dışarıda bazı çalkantılara  hazırlıklı olmakta yarar vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/simdi-akp-tskya-balans-ayari-yapiyor-m-ali-birand/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bülent Ecevitin Dik Duruşu</title>
		<link>http://www.myzest.com/bulent-ecevitin-dik-durusu/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/bulent-ecevitin-dik-durusu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Nov 2009 10:39:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ekremucar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/?p=509</guid>
		<description><![CDATA[

 
6 kasım 2009 tarihinde fikret bila bülent ecevitin dik duruşundan bahsetmiş. bülent ecevitin dik duruşunun resmi üsttedir, aşağıda da fikret bilaya yazdığım email var.
Merhabalar Fikret Bey,
Bülent Ecevitin dik duruşunun resmini yolladım size,
Yarın gazetenizde yayınlarsınız,
Bülent ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><img src="http://www.myzest.com/wp-content/dik-durus.JPG" alt="dik durus" width="450" height="676" class="alignnone size-full wp-image-510" /> </p>
<p>6 kasım 2009 tarihinde fikret bila bülent ecevitin dik duruşundan bahsetmiş. bülent ecevitin dik duruşunun resmi üsttedir, aşağıda da fikret bilaya yazdığım email var.</p>
<p>Merhabalar Fikret Bey,</p>
<p>Bülent Ecevitin dik duruşunun resmini yolladım size,</p>
<p>Yarın gazetenizde yayınlarsınız,</p>
<p>Bülent Ecevit gibi millet düşmanı bir siyasiyi mükemmel bir insanmışcasına yüceltmeye çalışmayın yemeyiz efendim,</p>
<p>Ecevit her başa geldiğinde krizler ve kuyruklar olduğunu yaşım küçük olmasına rağmen size hatırlatmak istiyorum,</p>
<p>Bu ekonomik buhranların Bülent Ecvitin beceriksizliğinin sonucu değil, karısıyla ve mensubu olduğu cemaati ile her an uygulamaya uğraştığı büyük planlarının başardıkları bir kısmının neticesi olduğu fikrimi de belirtmem gerekir,</p>
<p>Hatta bu yolda en büyük destekçisinin Rahşan Hanım&#8217;dan sonra Fethullan Gülen olması da dikkate değer bir ayrıntı değil midir?</p>
<p>Bülent Ecevit&#8217;in en son icraatı olan 2001 krizi sırasında MHP ile daha önceki iktidarında MSP ile bir araya gelmiş  olması her ikisinde de Kıbrıs ve Apo gibi derin meseleleri çözmüş(!?..) olması sizce garip değil mi?</p>
<p>Acaba Bahçeli ve Ecevit&#8217;i bir araya getiren emir milletten mi geldi?</p>
<p>Bülent Ecevit isimli kuklayı iktidara getirmek için Fethullah Gülenin ve cemaatinin ona oy vermesinin kararını Fethullah Gülen mi cemaati mi verdi?</p>
<p>Bu kuklalar ve millet düşmanlarının isimlerini yüceltmeye çalışmayın sayın Bila,</p>
<p>Yoksa tarih sizi de hayırla yad etmeyecek..</p>
<p>İyi çalışmalar</p>
<p>Ekrem Uçar</p>
<p>İstanbul</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/bulent-ecevitin-dik-durusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atilla Yayla &#8211; Özgürlük üzerine birkaç söz yazısı &#8211; İkinci adım</title>
		<link>http://www.myzest.com/atilla-yayla-ozgurluk-uzerine-birkac-soz-yazisi-ikinci-adim/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/atilla-yayla-ozgurluk-uzerine-birkac-soz-yazisi-ikinci-adim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 05:34:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kuzha</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/?p=507</guid>
		<description><![CDATA[

ikinci adım
HATA 1  &#8212; İNANCA BAKIŞ
HATA 2 – BİR TÜR İNANÇ OLAN AKLIN VE BİLİMİN SABİTLENMESİ VE
MUTLAK DOĞRU KABUL EDİLMESİ YANILGISI
HATA 1  &#8211;
hiçbir dine inanmama özgürlüğü
Liberalizm derki; hiçbir dine inanmayın.
Her inanç kendisini önceller. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p>ikinci adım</p>
<p>HATA 1  &#8212; İNANCA BAKIŞ<br />
HATA 2 – BİR TÜR İNANÇ OLAN AKLIN VE BİLİMİN SABİTLENMESİ VE<br />
MUTLAK DOĞRU KABUL EDİLMESİ YANILGISI</p>
<p>HATA 1  &#8211;</p>
<p>hiçbir dine inanmama özgürlüğü<br />
Liberalizm derki; hiçbir dine inanmayın.</p>
<p>Her inanç kendisini önceller. Varlık-yokluk, doğum-ölüm, hayat, özgürlük, allah  gibi konuları kendisi açıklar ve bu açıklamalarda bir ortak tavır sergilemez. İnanç, doğru olan budur, benim dediğim doğrudur der. Zaten böyle dedeği için inanç’tır. Çerçeve çizer ve bağlı kalınmasını ister. İnanç belirli kabullere dayanır. Dolayısıyla bu kabullerin dışında kalan bütün inançlar onun için batıldır, güvenilmezdir, yanlıştır.</p>
<p>Evet bir inançtada bu olması gerekir zaten. Asıl çelişki bir inancın hakikat temelleri ortaya koyduktan sonra, bir başka inanışın hakikat temellerini meşru ve doğru görmesidir.<span id="more-507"></span></p>
<p>Fakat liberalizm inançların gereği olan bu farklılaşmayı, baskı ve dayatmaya açılan bir kapı olarak görmüş ve insanın temelde zaten hakkı olan seçme özgürlüğünü – görece önemsiz olduğu halde – çok büyük felaketler doğuracak şekilde ululamıştır.</p>
<p>Sonuçta seçme özgürlüğümü kullanarak, yanlış bir tercih yapmak, düşeceğim kötü durumdan daha önemli değildir. yanlışı tercih yapmayı kim ister.</p>
<p>Aslında liberalizmin yaptığı şey, ancak  bir veya birkaçkez kullanılabilecek olan (kendi tabiriyle) negatif özgürlüğü, yani seçme özgürlüğünü, sürekli ve sınırsızca tüketilen bir metaya çevirmesidir.</p>
<p>Bu yönüyle kapitalizme ne kadar da benziyor.</p>
<p>Yaptığı şey, inananların, inançlarına şüpheyle bakmasını sağlayarak, onları inançlarından koparmak, koparamasa bile inançlarına karşı lakayt bırakmaktır.</p>
<p>Özgürlük inançların en temel öğerindendir. Bize  göre özgürlüğü ( negatif özgürlüğü), inançlar tanımlar.</p>
<p>İnsan inançtan hiçbir zaman bağımsız olmamıştır ki özgürlüğü ‘insani tecrübe’ belirlemiş olsun.</p>
<p>Ancak İslam inananlara özgürlük verir. Ve dinde zorlama yoktur (dine girme konusunda) ilkesini getirir.</p>
<p>Ancak hakikat sahibi bir din, allahın peygamberiyle gönderdiği din. Mensuplarına gerçek özgürlüğü sunacaktır.</p>
<p>Batıl inançlar ise zaten hakikat olmadıklarından ve çok olduklarından, baskı ve zorbalikla yayılmaya başlayacak. Bu baskı ve zorbalık zamanın bir çok döneminde fkendisini en acımasız yüzüyle gösterecektir. Sonradan gelen bir takım liberaller bu baskı ve zorbalıkların faturasını, bütünüyle inançlara çıkaracak ve inançların elindeki özgürlük oyuncağını alıp, kafalarına göre düzenledikleri kendi oyuncaklarını onlara verecektir,</p>
<p>Hayat bir yap-boz tahtası değildir.</p>
<p>İnsan tanrı ilişkisi. Tanrı var mıdır? Yok mudur? İnsanın tanrı karşısındaki konumu nedir? İnsan nereden gelmiştir nereye gitmektedir? Hayatın anlamı nedir gibi sorular çoook çook çok önemlidir.</p>
<p>Bir hakikatin olduğu, sabit olarak varsayılırsa, bu sorulara yanlış cevaplar veren inançların yaptığı hata ile, guya hiçbir cevabı olmayan ve hiçbir cevabı sahiplenmeyen liberalizmin, hiçbir farkı kalmaz. Dolayısıla liberalizmde hakikat karşısında yanlış bir cevaptır. Vesselam,</p>
<p>Not: Bizler, topluma, isteklerimize ve hayatımıza karşı sorumlu değiliz. Bizler hakikate karşı sorumluyuz. Hakikat ise apaçıktır, onu örtmeye ve saklamaya kimsenin gücü yetmez. Göremiyorsanda hevana uyup gözlerini hepten oyma. Hirs, istek ve arzularından kurtul, hakikati aramaya koyul.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/atilla-yayla-ozgurluk-uzerine-birkac-soz-yazisi-ikinci-adim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atilla Yayla, İslam, liberalizm ve özgürlük yazısına bakış</title>
		<link>http://www.myzest.com/atilla-yayla-islam-liberalizm-ve-ozgurluk-yazisina-bakis/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/atilla-yayla-islam-liberalizm-ve-ozgurluk-yazisina-bakis/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 20:06:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kuzha</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[atilla yayla]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islam liberalizm ve özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[islam ve özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[islam ve liberalizm]]></category>
		<category><![CDATA[liberalizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/?p=500</guid>
		<description><![CDATA[

atilla yaylanın islam liberalizm ve özgürlük başlıklı yazısı
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=903919
16 ekim cuma günkü yazınızın bana düşündürdükleri yada
bir adım öne çıkış denemesi
öncelikle düşündümki, yazınızın başlığı, keşke yazınızın eleştiri konusu olan islamcılar olsaydı.
İSLAMCILIK, LİBERALİZM VE ÖZGÜRLÜK mesala. islamcılar üzerinden ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p>atilla yaylanın islam liberalizm ve özgürlük başlıklı yazısı</p>
<p>http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=903919</p>
<p>16 ekim cuma günkü yazınızın bana düşündürdükleri yada</p>
<p>bir adım öne çıkış denemesi</p>
<p>öncelikle düşündümki, yazınızın başlığı, keşke yazınızın eleştiri konusu olan islamcılar olsaydı.</p>
<p>İSLAMCILIK, LİBERALİZM VE ÖZGÜRLÜK mesala. islamcılar üzerinden islam ile liberalizm tartışması bana garip geldi.</p>
<p>bu yüzden yazınızın bende uyandırdığı bazı soruları sizinle paylaşmak istedim.<span id="more-500"></span></p>
<p>liberalizmi, tarafsızlığın tarafı, yolsuzluğun yolu ya da özgürlüğün özgürlüğü olarak analdım doğru mu?</p>
<p>liberalizmin allaha kul olma problemi yok, dolayısıyla olmama problemide.</p>
<p>islamın ise tek problemi allaha kul olmamaktır. şimdi islam liberalizme nasıl bakmalı?</p>
<p>islama liberalizm açısından değil, liberalizme islam açısından bakmalı değilmi.</p>
<p>islama göre, insan liberalizmin tanımladığı özgürlüğünü kullana kullana cehenneme gider. liberalizmin bunun için bir çözümü varmı.</p>
<p>allahın koyduğu ve hali hazırda uygulamada olan bir kanunu (özgürlük) tanımlamak ve bunu en doğru liberalizm tanımladı demek.</p>
<p>özgürlüğün kendisinden çok liberalizmi değerli kılar mı?</p>
<p>birşeyi tanımlıyorsun diye onun sahibi olmazsın.</p>
<p>kula kul olmak islamda şirk yani en büyük günah olarak tanımlanırken.</p>
<p>nasıl olurda liberalizm kula kul olmayı eleştiren bir ideoloji olarak ön plana çıkar.</p>
<p>birde şöyle bir durum var. ne yaparsanız yapın ne düşünürseniz düşünün bir şeyi islama göre yapıyor ve söylüyorsanız zaten bu bilimsel olmayacaktır. dolayısıyla objektifte olmayacaktır.</p>
<p>bu durmda bilim inançlarıda baskı altına insanlara inanma konusunda zorlama yapmış olmuyor mu?</p>
<p>liberalizmin tercihlerdeki baskı ve zorlamayı kabul etmeyişi, daha önce hiç görülmemiş, liberalizme özgü bir şeymidir.</p>
<p>islamcıların liberalizmi anlamaması ve acımasızca eleştirmesi. islamda baskı ve zorlama olduğu, tercihlerin ve özgürlüğün herhangi bir önemi olmadığı anlamınamı geliyor?</p>
<p>pozitif özügrülüğünü kullanan ve başkalarının pozitif özgürlüğüne saygı duyan bir insan liberalist olmuş olur mu? bunu yapabilmek için illeder liberalizm diye bir düşünce şart mı?</p>
<p>müslüman olarak zaten dinini yaşamakla bu işi yapan ve ben müslümanım diyen bir insana &#8220;hayır sen liberalistsin&#8221; denilebilir mi?</p>
<p>liberalizm yeni birşey mi bulmuştur?</p>
<p>özgürlük, liberal özgürlüğü mümkün kılmıştır. birşeyleri mümkün kılan liberal özgürlük değildir. özgürlüğün kendisidir. sorulması gereken &#8220;nasıl özgürlük?&#8221; sorusu değil &#8220;neden özgürlük? sorusudur.</p>
<p>pozitif özgürlüğünü kullanarak kendi özgürlüğünün çerçevesini çizen bir insan başka bir pozitif özgürlüğü tercih edince öncekini kaybetmiş olur. böylece negatif özgürlük, pozitif özgürlüğü değişken ve önemsiz kılar. birey pozitif özgürlüğünün değersiz olduğna inanır ve böylece negatif özgürlük bireyleri ateizim ya da hiçbir özgürlüğe inanmama özgürlüğüne götürür. bu nasıl bir paradokstur? ve mantıkla ilgisi nedir?</p>
<p>ayrıca islamın özgürlük tanımını, (sizegöre) mantığın özgürlük tanımı içerisine koymak demek. gerçekte ben müslüman değilim liberalistim demekle yada mantık dinden üstündür din özgürlüğü anlamada yetersizdir ben negatif özgürlüğümü kullanarak mantığımla oluşturduğum kendi dinime inanıyorum demekleaynı şey değilmidir?</p>
<p>saygılarımla&#8230;</p>
<p>niyetim sizi kesinlikle itham etmek değildir.</p>
<p>yalnız şunu kendi adıma söylemeliyim. hangi süreç olursa olsun eğer inancım, mücadelem özgürlük için yeterli değilse, bu nasıl bir inaçtır diye düşünmeli değilmiyim?</p>
<p>öyleyse pozitif özgürlüğümü negatif özgürlüğüme satayım gitsin.</p>
<p>yazınızdan böyle bir anlam çıkar mı?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/atilla-yayla-islam-liberalizm-ve-ozgurluk-yazisina-bakis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya&#8217;nın Müslümanı &#8211; Müslüman&#8217;ın dünyası</title>
		<link>http://www.myzest.com/dunyanin-muslumani-muslumanin-dunyasi/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/dunyanin-muslumani-muslumanin-dunyasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 May 2009 08:48:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kuzha</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/?p=377</guid>
		<description><![CDATA[

Kimi dünyaya güvenle, ahirete şüpheyle bakar.
çünkü dünyayı sever, ahiretten korkar.
Kimileride dünyaya şüpheyle, ahirete güvenle bakar.
Bu yüzden ahireti sever, dünyadan korkar.
Efenim şimdi bu işin (hangi işse) dünyaya açılmadan, sosyaleşmeden, gelişmelerden, konjektürden uzak kalarak olmayacağı, bir takım ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><a href="http://www.myzest.com/wp-content/beyazit-cami.jpg" rel="shadowbox[sbpost-377];player=img;"><img class="alignleft size-medium wp-image-410" title="Beyazit Cami" src="http://www.myzest.com/wp-content/beyazit-cami-300x225.jpg" alt="Beyazit Cami" width="300" height="225" /></a>Kimi dünyaya güvenle, ahirete şüpheyle bakar.<br />
çünkü dünyayı sever, ahiretten korkar.</p>
<p>Kimileride dünyaya şüpheyle, ahirete güvenle bakar.<br />
Bu yüzden ahireti sever, dünyadan korkar.</p>
<p>Efenim şimdi bu işin (hangi işse) dünyaya açılmadan, sosyaleşmeden, gelişmelerden, konjektürden uzak kalarak olmayacağı, bir takım gerçeklerin görmezden gelinemeyeceğine dair bir çok yaklaşım, artık müslümanlar tarafından kabullenilmeye başladı, ya da buna mecbur edildiler. <span id="more-377"></span></p>
<p>Müslümanların &#8220;dünaya işlerini aksattık onu çok boşladık galiba&#8221; diyerek dünyaya yönelmeliri (nefislerine hoş geldiği ya da imanın gerektirdiği sabrın ibadet olmaktan çıkıp bir tahammül haline dönüşmesi ile) ortaya çıkan müslüman profili, artık batı tarafından diğerleri, yani geri kalmış, dünyayı fazlasıyla boşlamış, eğitimsiz, medeniyet seviyesini yakalayamamış, pis, bağnaz, gerici ve geri zekalılar (!), için model olarak gösteriliyor.</p>
<p>Bu proje kapsamında, az çok bu işin içinde olan ve gözlem yapabilen biri, türkiyede müslümanların nasıl bir değişim geçirdiğine dair yeterli bilgiyede sahiptir diye düşünüyorum.</p>
<p>(Bu ülkeden müslümanlar olarak ne yaparsak cici ne yaparsak tu kaka oluruz bir gözden geçirin mesala. Bunları kimlerin belirdeği ise hiç önemli değil, çünkü müslüman davranışların ölçüsü Allah ve Resulüdür) .</p>
<p>Bizlerde bu değişim içindeyiz ve en azından dürüst davranıp ne halde olduğumuza bakarak bu konuda farklı seviyelerde veri elde etmemiz mümkün.</p>
<p>Elbette bu seviyeleri belirleyen bir çok faktör var. bu faktörlerden bazıları kanımca şunlardır; din ilmi, imani hassasiyet, imani aklın keskinleştirdiği feraset ve bütün bunların besleyen, büyüten ve geliştiren amel.</p>
<p>Demem o ki yapılan işlerin meyli yani yönelişi, bizim nereye doğru gittiğimizi gösteren bir tabela özelliği taşır. Yani bahsettiğim şey elma tohumu ekip, koca bir armut bahçesi beklemekle örtüşür.</p>
<p>Aslolan Allahın (c.c) insanlara gönderdiği ve peygamberimizin (s.a.v) bizlere öğrettiği dindir. İşte burda müslümanlar olarak nedense bir belirsizlik, bir tereddüt, bir tedirginlik, bir güvensizlik yaşamaktayız. Oysa İslam Allahın gönderdiği ve Resulün yaşadığı şekliyle dosdoğru ve apaçık bir şekilde ortadadır, ve bunda hiçbir tereddüt ve güvensizlik sözkonusu değildir. Söz konus olan şey bizlerin imani eksikliği, cahilliği ve amellerimizin neredeyse yok denecek kadar az olmasıdır.</p>
<p>Gelelim en tepedeki söze.</p>
<p>Bizlerin dünyaya bakış açısı artık batının ya da islam dışı kültürlerin ona bakışı açısıyla aynı. Isterseniz kontrol edin. Dünya nedir? Bu soruya islamın ve diğerlerinin verdiği cevapları karşılaştırın.<br />
Bizler dünya hayatını seviyoruz ve bütün çalışma ve çabalarımız onun için. Ama bir yandanda ahiret diye birşey sürekli içimizi tedirgin ediyor. Hani müslümanız ve dinimiz bize ahiretten ve hesap gününden bahsediyor değilmi, “ya gerçekse diyoruz” diğerleri gibi. Ve gerçek olmasından korkuyoruz.</p>
<p>Kimi dünyaya güvenle, ahirete şüpheyle bakar.<br />
Çünkü dünyayı sever, ahiretten korkar.</p>
<p>Fakat korkumuz müslüman korkusu değil, imanı kalbine kök salmışların korkusu değil. Neden değil, çünkü müslüman ahiretten değil dünyadan korkar ve ondan çekinir. Dünyanın imanını alıp götürmesinden korkar. Dünyanın ona Rabbini unutturmasından korkar. Geçici dünya hayatını ebedi zannedip yanılmaktan korkar.</p>
<p>Kimileride dünyaya şüpheyle, ahirete güvenle bakar.<br />
Bu yüzden ahireti sever, dünyadan korkar.</p>
<p>Ahiretten de korkar fakat dünyaya dalıp ahiretini mahvetmekten, dünyası için çalışıp ahirette rüsvay omaktan korkar. Bahsettiğimiz korku bu değil. Böyle korkan zaten ahireti seviyor demektir. Anladınız&#8230;</p>
<p>Yazının ana fikrini bir kaç kelimeyle ifade ederseniz sevinirim,</p>
<p>Allaha emanet olun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/dunyanin-muslumani-muslumanin-dunyasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dua</title>
		<link>http://www.myzest.com/dua/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/dua/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 05:38:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>irfan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/dua/</guid>
		<description><![CDATA[

Vaktiyle bir ateşperest, oğlunu evlendirmektedir. Düğün günü çok koyun ve inek kesilir. Et kokuları mahalleyi sarar. Ancak evin bitişiğinde, müslüman, dul bir kadın, dört yetimiyle yaşamaktadır.
Hepsi de günlerdir açtırlar.
Kadıncağız, düğün evinin kapısını çalıp, &#8220;ateş&#8221; ister. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><a href="http://www.myzest.com/wp-content/dua.jpg" rel="shadowbox[sbpost-235];player=img;"><img class="alignleft size-medium wp-image-287" title="dua" src="http://www.myzest.com/wp-content/dua-300x225.jpg" alt="dua" width="300" height="225" /></a>Vaktiyle bir ateşperest, oğlunu evlendirmektedir. Düğün günü çok koyun ve inek kesilir. Et kokuları mahalleyi sarar. Ancak evin bitişiğinde, müslüman, dul bir kadın, dört yetimiyle yaşamaktadır.</p>
<p>Hepsi de günlerdir açtırlar.</p>
<p>Kadıncağız, düğün evinin kapısını çalıp, &#8220;ateş&#8221; ister. Ancak maksadı başkadır. &#8220;Belki yemek verirler&#8221; diye gitmiştir.</p>
<p>Adam, kadının niyetini anlasa da, birşey vermez.</p>
<p>Kadıncağız, bir daha gidip &#8220;ateş&#8221; ister. Yine eli boş döner.</p>
<p>Üçüncüde yine öyle.</p>
<p>Ama ne olur bilinmez, bu defa acır kadına. Hallerini anlamak için dehlize iner ve dayar kulağını bitişik evin duvarına ve dinler. <span id="more-235"></span></p>
<p>Yetimcik, annesine yalvarıyor:<br />
- Anneciğim, ne olur bir daha git. Belki bu sefer birşey verirler.</p>
<p>Kadın ağlamaklıdır:<br />
- Üç defa gittim yavrum! Artık utanıyorum.</p>
<p>Adam bunu duyar. Kalbi sızlar. Bir mükellef &#8220;Sofra&#8221; hazırlatıp, gönderir evlerine. Ve dehlize inip, dinler yine.</p>
<p>Yetimlerin en küçüğü duâ ediyor:<br />
- Yâ Rabbî! O nasıl bize ikram ettiyse, sen de ona ikram et! Onu îmanla şereflendir!</p>
<p>Ardından;<br />
- Âamiiiin! sesleri yükselir.</p>
<p>O anda, kalbi döner ateşperestin.<br />
Ve &#8220;Şehâdet&#8221;i getirip îmanla şereflenir.</p>
<p>Nitekim;<br />
Sadaka, belâyı önler. Ama duâ, kaderi değiştirir!<br />
buyurmuştur büyüklerimiz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/dua/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kehf Süresi 27-28 &#8211; Dost ve Arkadaş Seçimi</title>
		<link>http://www.myzest.com/kehf-suresi-2728-dost-ve-arkadas-secimi/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/kehf-suresi-2728-dost-ve-arkadas-secimi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2008 08:22:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kuzha</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşünce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/kehf-suresi-2728-dost-ve-arkadas-secimi/</guid>
		<description><![CDATA[



   st1\:*{behavior:url(#ieooui) } 
    

Dost ve arkadaş olarak o kimseleri seçki&#8230;
Kehf suresi 28. ayette Allah (cc) şöyle buyuruyor;
Allah’ın rızasını isteyerek sabah akşam rablerine dua edenlerle beraber sen de sabret. Dünya ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><meta name="ProgId" content="Word.Document" /><meta name="Generator" content="Microsoft Word 11" /><meta name="Originator" content="Microsoft Word 11" /></p>
<link href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CH04C4%7E1.ZEN%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml" rel="File-List" /><smarttagtype namespaceuri="urn:schemas-microsoft-com:office:smarttags" name="City"></smarttagtype><smarttagtype namespaceuri="urn:schemas-microsoft-com:office:smarttags" name="place"></smarttagtype><object classid="clsid:38481807-CA0E-42D2-BF39-B33AF135CC4D" id="ieooui"></object><br />
<style>   st1\:*{behavior:url(#ieooui) } </style>
<style>   <!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:72.0pt 90.0pt 72.0pt 90.0pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --> </style>
<p><a href="http://www.myzest.com/wp-content/yasliamca.jpg" rel="shadowbox[sbpost-231];player=img;" title="amcayasli"><img src="http://www.myzest.com/wp-content/yasliamca.thumbnail.jpg" alt="amcayasli" title="amcayasli" align="left" /></a></p>
<p>Dost ve arkadaş olarak o kimseleri seçki&#8230;</p>
<p>Kehf suresi 28. ayette Allah (cc) şöyle buyuruyor;</p>
<p><strong><span style="color: green">Allah’ın rızasını isteyerek sabah akşam rablerine dua edenlerle beraber sen de sabret. Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini o kimselerden ayırma. Kalbini bizi anmaktan alıkoyduğumuz, arzularına uymuş ve işi de aşırılık olan kimseye uyma.</span></strong></p>
<p><span id="more-231"></span></p>
<p>yani arkadaşım dostum dediğimiz o kimseler yukarıdaki ayette allahın emrettikleri kimselerden başkası olamaz.</p>
<p>bir önceki ayette de Rahman diyor ki;</p>
<p><strong><span style="color: green">Rabbinin kitabından <city w:st="on"></city></span></strong></p>
<place w:st="on"><strong>sana</strong></place><strong> vahyedileni oku. O’nun sözlerini değiştirecek yoktur. O’ndan başka sığınılacak birini de bulamazsın.</strong>bu ayette Rahman, Bendan başka sığınılacak bir kimse bulamazsınız diyor.</p>
<p>yok arkadaş, eş, dost, O’nun rızası yoksa.</p>
<p>O’nun dostluğu var ise herşey dost o insana</p>
<p>benim güzel kardeşlerim dostlarım. gece ve gündüz onun rızasını gözetek, ona ibadet edmek ve her an onun zikriyle meşgul olmak zorundayız. yoksa birbirimizi kandırmaktan başka birşey yapmış olmayız vesselam.</p>
<p>Biraz düşününce sabah akşam Allah’ı anmak, O’na ibadet etmek kim biz kimiz, bizim gayretimiz az, dünya ile olan ilşkimiz ise çok fazla. bu halimizle allah dostu olmakta zor.</p>
<p>Lakin İmam-ı Gazali diyor ki; <strong><span style="color: red">&#8220;Ey oğul! Ciddi bir gayret ile nefsini yenemezsen, cennete giremezsin.&#8221;</span></strong></p>
<p>Oysa biz bütün ciddiyetimizi ve gayretimizi, son damlasına kadar, dünya ve onun muhtevası için harcıyoruz.</p>
<p>Kehf Süresi 28. ayet aynı zamanda rabıtaya da işarettir.</p>
<p><strong><span style="color: green">&#8220;Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini o kimselerden ayırma&#8221;</span></strong> buyuruyor Rabbimiz. Açıktırki bir insana sürekli bir bakış mümkün olmaz. işte burdaki &#8220;gözlerini o kimselerden ayırma&#8221; emri, onların yanında olamasan bile onları düşün, onlara rabıta et bağlan ve düşünceni o kimselerden ayırma demektir. Böylece dünya hayatının süsüne aldanmazsın ve Allah’ı (cc) de bir an olsun aklından çıkarmazsın. çünkü Allah (cc) dostları o kimselerdirki onlara bakıldığında Allah (cc) akla gelir.</p>
<p>bu halimizle Allah (cc) dostu olamaz isekte, tembellik etmemeli, ciddi bir gayret ile nefsimize muhalefet etmeli, Rahman’ın dostlarını arayıp bulmalı ve onları kendimize dost ve arkadaş edinmeliyiz. Ayette de buyurulduğu gibi onların yanında değilsek bile bakışımızı onlardan ayrımamalı, dünyanın süsüne aldanarak onlardan uzaklaşmamalı ve Allah’tan (cc) gafil olmamalıyız.</p>
<p>vesselam&#8230;</p>
<p><strong><span style="color: red">Rabıta;</span></strong> bağlanmak demektir. yani bir bağ kurmak.</p>
<p><strong><span style="color: red">Tasavvufi bir terim olarak rabıta;</span></strong> Allah doslarını hatırlamak. onları düşünmek, hayal etmektir. tıpkı zaman zaman sevgiliyi düşünmek, onun yüzünü, hal ve hareketlerini hayal ederek akla getirmek gibi.</p>
<p>Rabbimizin sevdiğini sevmek, onun hoşlanmadığından uzak durmak gayretiyle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/kehf-suresi-2728-dost-ve-arkadas-secimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

