<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>zest!™ Society &#187; Sinema</title>
	<atom:link href="http://www.myzest.com/category/sinema/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.myzest.com</link>
	<description>"Sosyal Bi' Hadise"</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Jan 2012 14:46:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Avatar’ın ideolojisi, Emre Kızılkaya &#8211; Hürriyet</title>
		<link>http://www.myzest.com/avatar%e2%80%99in-ideolojisi-emre-kizilkaya-hurriyet/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/avatar%e2%80%99in-ideolojisi-emre-kizilkaya-hurriyet/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Jan 2010 12:39:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ekremucar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[avatar]]></category>
		<category><![CDATA[manipülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[propaganda]]></category>
		<category><![CDATA[sömürge]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/?p=580</guid>
		<description><![CDATA[Kimisi yere göğe sığdıramıyor, kimisi “klişelerle dolu” diye eleştiriyor... Avatar’ın, en azından üç boyutlu görselliği ve müthiş gişe başarısıyla şimdiden sinema tarihine geçtiği bir gerçek. Bense filmin ticari veya estetik başarılarından çok, içeriğiyle ilgiliyim. Acaba hakikaten, mesela Taha Akyol’un dediği gibi, “Sömürgeciliğe yöneltilmiş muhteşem bir insani eleştiri” mi bu film? Yoksa tam aksine, Batı merkezli, tüketimci, kapitalist, militarist, erkek egemen, beyaz ideolojinin yeniden üretimine “şık” bir katkı mı?
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><a href="http://www.myzest.com/wp-content/avatar-movie-poster.jpg" rel="shadowbox[sbpost-580];player=img;"><img class="alignleft size-medium wp-image-629" title="avatar-movie-poster" src="http://www.myzest.com/wp-content/avatar-movie-poster-200x300.jpg" alt="avatar-movie-poster" width="200" height="300" /></a>Kimisi yere göğe sığdıramıyor, kimisi “klişelerle dolu” diye eleştiriyor&#8230; Avatar’ın, en azından üç boyutlu görselliği ve müthiş gişe başarısıyla şimdiden sinema tarihine geçtiği bir gerçek. Bense filmin ticari veya estetik başarılarından çok, içeriğiyle ilgiliyim. Acaba hakikaten, mesela Taha Akyol’un dediği gibi, “Sömürgeciliğe yöneltilmiş muhteşem bir insani eleştiri” mi bu film? Yoksa tam aksine, Batı merkezli, tüketimci, kapitalist, militarist, erkek egemen, beyaz ideolojinin yeniden üretimine “şık” bir katkı mı?<br />
<span id="more-580"></span><br />
ekizilkaya@hurriyet.com.tr</p>
<p>James Cameron’ın yönettiği Avatar, gösterime girmesinden 17 gün sonra dünya çapında 1 milyar dolar gişe geliri elde ederek şimdiden tarihe geçti.</p>
<p>Gişedeki başarısı ve günümüz sinemasında yarattığı etki düşünülürse, Avatar’ın En İyi Film dalında Oscar da kazanıp, yüzde 60’ı bilgisayar animasyonlarına dayanan bir eser olarak bir ilke daha imza atacağı öngörülebilir.</p>
<p>Yaklaşık 300 milyon dolara malolan ve pazarlaması için de 150 milyon dolar harcanan bir Hollywood yapımının, sadece sanatsal veya ekonomik saiklerle üretildiğini düşünmek “saflık” olur.</p>
<p>Tamam; Avrupa veya Uzakdoğu toplumlarını esas alan ve zımnen de olsa siyasi mesajlar veren popüler filmler de yapılıyor. Geçmişte analiz etmeye çalıştığım “Ratatouille” (bkz. http://tinyurl.com/ybbdm8o ) ve “Ruhların Kaçışı” (http://tinyurl.com/ycd3u9m ) bunlardan ikisiydi&#8230; Ama işin içine ABD girince durum biraz değişiyor.</p>
<p>Avatar, yönetmeninin de kabul ettiği gibi, bazı siyasal ve toplumsal mesajlar taşıyor. Bunlar, milyonlarca izleyicinin hem bilincine sunuluyor, hem de bilinçaltına taşınıyor. Ne yazık ki bu mesajlar, Cameron’ın savunduğu türden, insanı “özüne dönmeye” davet eden, “kendisiyle ve ekolojik çevreyle barışık olmasını” savunan iyi niyetli mesajlar değil bence.</p>
<p>Peki nasıl mesajlar bunlar?</p>
<p>Gelin, Avatar’a bir de bu açıdan, yâni “ideolojisini” göz önüne alarak  bakalım.</p>
<p>* * *</p>
<p>Öncelikle filmi özetleyelim:</p>
<p>İnsanoğlu, 2129 yılında ilk kez Dünya dışında akıllı varlıklar keşfeder. Dünya’ya beş ışık yılı uzaklıktaki Polifemus adlı gezegenin 14 uydusundan biri olan Pandora’da, kendilerine Na’vi adını veren, insandan daha büyük ve güçlü, mavi derili zeki canlılar yaşamaktadır.</p>
<p>Bu insansıların Dünya’daki “yerlileri” andıran bir kabile hayatı sürdüğü Pandora’da, insanoğlunun daha önce bilmediği ve kilosu milyonlarca dolar eden bir maden de keşfedilir. Kısa süre sonra insanoğlu Pandora’yı “sömürgeleştirmeye” başlar.</p>
<p>Pandora’da RDA adlı özel bir şirket tarafından kurulan insan kolonisinde sivil bir yönetim hâkimdir. Bu yönetim, diplomatik çözümler öneren bilimadamları ile güç kullanılmasında ısrarcı olan askerlerin sürekli baskısı altındadır. Teknolojik katkılarıyla koloninin devamını sağlayan bilim ekibi ile insanları dış saldırılardan koruyan askeri ekip arasında bir denge gözetilir.</p>
<p>Bu arada insanoğlunun nefes alamadığı zehirli Pandora atmosferinde özel bir maske kullanılması şarttır. Hem bu nedenle, hem de Na’vilerle arabuluculuk gerektiği için yeni bir teknoloji uygulamaya konur. İnsan DNA’sı ile Na’vi DNA’sı eşleştirilip, laboratuar ortamında melez canlılar yaratılır. Bu “bilinçsiz” bedenler, sadece kendi DNA’larına sahip olan insanlar tarafından “uzaktan kumanda” edilebilmektedir. Bu bedenlere, Hinduizme atıfla “Avatar” denir.</p>
<p>Filmin kahramanı Jake Sully, bacakları felçli eski bir asker olarak 2154 yılında Pandora’ya getirilir ve aslında bilimadamı olan ölmüş ikiz kardeşinin DNA’sından üretilmiş bir avatarın kontrolünü alır. Özel bir cihaz içinde uykuya dalarak uzaktan kumanda ettiği Avatar bedeninde bir tesadüf eseri Na’vilerle tanışmasını, Na’vi prensesine aşık olmasını ve Na’vi yaşamını her yönüyle öğrenmesini film boyunca izleriz.</p>
<p>Sonunda, Pandora’daki madencilik operasyonlarını yürüten RDA, Sully’nin aralarında olduğu, “diplomasiden” yana olan bilim kesminin amaca ulaşmakta yetersiz kaldığına hükmeder. Askeri yöntemin tezlerini kabul eden RDA, tüm zengin maden yataklarını zorla ele geçirmeye karar verir. Na’vilerin yaşadığı bölgeler bombalanır.</p>
<p>Na’vilerin umudunun tükendiği bir anda, artık kendisini onlardan biri olarak kabul ettirmiş bulunan Jake Sully sahneye çıkar. Kabileleri tek başına örgütler, insana ait üstün silah teknolojilerini öğretir ve Na’vilerin Tanrı bildiği “doğa ananın” da desteğiyle sömürgecileri Dünya’ya püskürtür.</p>
<p>* * *</p>
<p>Yönetmen Cameron, Avatar’ın “Irak savaşını ve mekanize savaşın insanlıkdışı doğasını eleştirdiğini” savunup ekliyor: “Belki de doğanın ve diğer canlıların üzerinde keyfimizi sürerken, biraz da düşünmeliyiz.”</p>
<p>Filmin temel konusunun “sömürgecilik” ve “biyoçeşitlilik” olduğu doğru. Ancak ben, ortalama bir sinema izleyicisinin, Cameron’ın verdiğini iddia ettiği mesajları almadığını düşünüyorum. Zira Avatar, ABD’nin bugün Obama Yönetimi ile birlikte yeniden estetize edilen “resmi söyleminin” dışında hiçbir şey söylemiyor.</p>
<p>Benzeri görülmemiş özel efektlere dayanan üç boyutlu muazzam görselliği bir kenara, defalarca yazıldığı gibi, Son Mohikan’dan Kurtlarla Dans’a dek uzanan onca eski filmin klişelerini tekrarlayan bir film Avatar.</p>
<p>Ama bu klişeler bilinçli olarak tekrarlanıyor, zira egemen ideolojiye ait söylem son 50 yıldır yalnızca biçimsel olarak değişti. Amerikan kültür endüstrisi, içeriğinin özünde aynı kalan bu söylemi yeniden üretip duruyor.</p>
<p>Avatar, milyarlarca insana aynı fantaziyi dayatıyor: Batılı, Beyaz, Hristiyan, orta sınıf erkeğin fantazisi&#8230;</p>
<p>İster “gizli ırkçı” deyin, ister açıkça “maço,” bu çarpık fantaziye dayanan ve filmin kasten zayıf bırakılmış senaryosundan çıkan siyasi mesajlar bence şunlar:</p>
<p>* Temel fantazi, Batılı beyazların tarihi suçluluk duygusuyla ilgili. Örneğin Kızılderililerin nasıl soykırıma uğratıldığı, Amerika’nın el değmemiş doğasının sanayileşmeyle mahvedildiği, vs&#8230;</p>
<p>* Pandora’daki “paralı askerler” acımasız. Özellikle de filmin kötü adamı, Albay Quaritch. İnsan gerçek dünyadaki Blackwater’ı düşünmeden edemiyor…</p>
<p>* Ama filmi, paralı askerlerin değil, Amerikalı bir “gazinin” bakış açısından izliyoruz. Üstelik Amerikan ordusu içinde, Michelle Rodriguez’in oynadığı kadın pilot karakteri gibi başka “iyilerin” de olduğunu ve sonunda bunların isteklerinin gerçekleştiği mesajı beynimize kazınıyor.</p>
<p>* Fakat iyi olmak bile, topluma içeriden muhalefet etmeye yetmiyor. Yâni Jake kendi içinde bulunduğu düzeni zorlamak yerine, çareyi ondan kaçmakta, “ötekine” sığınmakta ve sonunda “ötekini” dönüştürmekte buluyor.</p>
<p>* Kim mi öteki? Kızılderili, Amazon, Doğu Afrika ve Güneydoğu Asya yerlilerini andıran çeşitli motiflerden esinlenerek yaratılmış Na’viler. Zaten Na’vi karakterlerinin bilgisayar animasyonlarına aktarılması için kullanılan “gerçek” aktörlerin büyük bölümü siyah. Kızılderili kökenli bir aktör olarak Wes Studi de dikkat çekiyor.</p>
<p>* Yerli Na’vilere kendisini kabul ettiren beyaz, herhalde onlardan daha akıllı, daha tecrübeli ve daha cesur olduğu için liderliği eline alıp onları zafere taşıyor. Jake sonunda Na’vilerin tarihine ait bir hikâyeyi, kendi hikâyesi, daha doğrusu beyaz Amerikalıların hikâyesi haline getiriyor.</p>
<p>* Ama “kötü” beyazları kesin olarak bozguna uğratmak için bu da yeterli değil. Öyle ya, yerliler asla, hatta “iyi” bir beyazın liderliğinde bile yalnız başlarına “üstün” beyazları yenemezler. Bizzat Tanrı’nın kendileri lehine devreye girmesi, “ebabilleri” düşman üstüne salması şarttır.</p>
<p>* Yerliler, son teknoloji ürünü makineli tüfeklere karşı yay ve ok kullanmakta ve böyle böyle soykırıma uğramakta inatçı. Cameron’un sözde, sanayileşmeye karşı verdiği mesaj da işte bu. Hiç kimsenin inandırıcı bulmayacağı, ikiyüzlü bir mesaj: “Kendimizi savunamayacak duruma gelsek de doğaya dönmeliyiz.”</p>
<p>* Peki filme göre yerlilerin, insan ve doğaya dair “büyük” mesajı nedir? “Tüm canlılar arasında doğal bir enerji ağı var. Ağacı hisset.” Allahaşkına, bu nasıl bir yüzeysellik böyle? Bırakın birini doğal yaşama özendirmeyi, en hakiki New Age’cileri, ekolojistleri bile kendinden soğutur&#8230;</p>
<p>* Üstelik avcı-toplayıcı bu yerliler, eşitliğe dayalı “doğal” bir toplum düzeni de kurmamıştır. Bir kabile hiyerarşisi mevcuttur. Vezir konumundaki şaman bir kadın olsa da, başroldeki karakterin yaşadıklarından da anladığımız gibi bu da bir “erkek toplumudur.”</p>
<p>* * *</p>
<p>Sonuca bağlayalım:</p>
<p>Dolar milyarderi Cameron, mevcut düzene (tüketimci-kapitalist) karşı neredeyse “ideolojik eleştiri” içeren bir film yaptığı iddiasında. Oysa bu tür bir eleştirinin olmazsa olmaz şartı, mevcut düzendeki “tahakküm ilişkisini” ortaya koyması, dolayısıyla alternatif bir çözüm sunmasıdır.</p>
<p>Hâlbuki Avatar, ırkçılıktan erkek egemenliğine dek Batı kapitalizminin tüm sorunlarını “eleştirir gibi” yapıp meşrulaştırıyor. Dolayısıyla el altından yaptığı şey bir “ideoloji eleştirisi” değil, “ideolojik mistifikasyon.”</p>
<p>Üstelik içerikle verilen bu “çarpık bilinç”, biçimle de destekleniyor. Çünkü film, sözde eleştirdiği sanayi toplumu sayesinde elde edilen teknolojik imkânlardan güç alıyor. Bu haliyle, Amerikan “askeri eğlence kompleksinin” nadide bir parçası haline geliveriyor.</p>
<p>Film, bütün dünya kamuoyuna 150 yıl sonra bile ABD’nin gezegenleri sömürgeleştirecek kadar güçlü kalacağı gibi gayet emperyalist bir bilinçaltı mesaj verirken, kendi halkını da “siyasi gerçeklikten” uzaklaştırmayı başarıyor.</p>
<p>Filmdeki iki askerin, daha önce Nijerya ve Venezüela’da savaştıklarını söylediklerini, yani belki de Beyaz Saray’ın halkını gerçek dünyadaki yeni işgallere hazırlamaya sinemada başladığını belirtelim.</p>
<p>Ve Avatar’ı ABD’de izleyen Ekşi Sözlük’ten guru’nun şu gözlemiyle bitirelim:</p>
<p>“Hıncahınç dolu bir salonda, film başlamadan evvel reklam arasında, National Guard’ın (ABD ordusunun yedek birlikleri) eleman almak için yayınladığı ve “Our nation” (Ulusumuz), “I am not gonna fail” (Başarısızlığa uğramayacağım), “I will never accept defeat” (Yenilgiyi asla kabul etmeyeceğim), “God bless America” (Tanrı Amerika’yı kutsasın) gibi cümlelerle dolu tanıtım filmi gösterildi. Bu tanıtım filmi ile gaza gelen insanlar gördüm. Film, ABD’nin Irak serüvenine belki de en güzel göndermelerden birini yapıyordu. Bu parallellikleri kuramamak için ciddi anlamda gerizekalı ya da cahil olmak lazım. Aynı kişiler, filmin bitiminde, ‘insanlar’ gezegenden sürülüp Dünya’ya geri gönderilirken alkışlıyordu. Bu Amerikalılar aptal mı, cahil mi, bilemiyorum. Ama çocuk ruhlu oldukları ve çok kolay manipule edilebildikleri kesin.”</p>
<p>http://www.hurriyet.com.tr/dunya/13386148.asp?gid=229</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/avatar%e2%80%99in-ideolojisi-emre-kizilkaya-hurriyet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzak İhtimal: Duru ama imkansız bir aşk öyküsü</title>
		<link>http://www.myzest.com/uzak-ihtimal-duru-ama-imkansiz-bir-ask-oykusu/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/uzak-ihtimal-duru-ama-imkansiz-bir-ask-oykusu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 22:51:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Tarık Tufan]]></category>
		<category><![CDATA[Uzak İhtimal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/?p=476</guid>
		<description><![CDATA[

Başlamadan bir şeyi itiraf etmek zorundayım. İlk kez Nişantaşı denilen semte gittim ve bu bir film galası sebebiyleydi. Uzun zamandır beklediğimiz filmin galası dün gece yapıldı. Uzak İhtimal’den bahsediyorum. Tarık Tufan, “hoş geldiniz” konuşmasını yaparken ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><a href="http://www.myzest.com/wp-content/afis-uzak-ihtimal.jpg" rel="shadowbox[sbpost-476];player=img;"><img class="alignleft size-medium wp-image-477" title="Uzak İhtimal Afiş" src="http://www.myzest.com/wp-content/afis-uzak-ihtimal-209x300.jpg" alt="Uzak İhtimal Afiş" width="209" height="300" /></a>Başlamadan bir şeyi itiraf etmek zorundayım. İlk kez Nişantaşı denilen semte gittim ve bu bir film galası sebebiyleydi. Uzun zamandır beklediğimiz filmin galası dün gece yapıldı. Uzak İhtimal’den bahsediyorum. Tarık Tufan, “hoş geldiniz” konuşmasını yaparken uzun süredir beklediğimizin farkında olduğundan uzatmadı; “Hoş geldiniz, İşte film görücüye çıkıyor..”<span id="more-476"></span></p>
<p><strong><img style="float: right; margin-left: 5px; margin-right: 5px;" title="Uzak İhtimal" src="http://www.dunyabizim.com/images/news/8007.jpg" alt="Uzak İhtimal" width="250" height="166" /><span style="color: #ff0000;">Herkes Galadaydı</span></strong></p>
<p>Mecidiyeköy metrosunda sağa sola bakınan Cafcaf çizeri Yasir Buğra Eryılmaz’ı yanıma alarak sinemanın yolunu tuttum. Salona tam vaktinde yetiştik. Ünlü Teşvikiye Camisi’ni de bu vesile ile görmüş olduk.</p>
<p>İsmail Kılıçarslan, Tarık Tufan, Asım Gültekin, Zeki Bulduk, İbrahim Paşalı, Yusuf Armağan, Ali Adakoğlu, Ahmet Murat, Ali Ayçil, Bünyamin Yılmaz, Ali Murat Güven, Türker Saltabaş, Ömer Lekesiz, Nihal Bengisu Karaca, Elif Çakır ve ismini sayamadığımız onlarca insan. Herkes galadaydı.</p>
<p><strong><img style="float: left; margin-left: 5px; margin-right: 5px;" title="Uzak İhtimal" src="http://www.dunyabizim.com/images/news/8009.jpg" alt="Uzak İhtimal" width="250" height="141" /><span style="color: #ff0000;">Film Başlıyor</span> </strong></p>
<p>Bir müezzin ile başlıyor hikaye. Beypazarı İmam Hatip Lisesi çıkışlı. Açık öğretim ilahiyat okumuş. Babası da imam. Bekar. Medeni durumunu özellikle işaretlemek gerekiyor çünkü ilerde yeniden bahis açılacak. Tahmin ettiğimiz şey olacak ve müezzin aşka düşecek. Uzak İhtimal bu aşkın hikayesi. Biraz aşkın, biraz tevekkülün, biraz kızgınlığın.</p>
<p>Musa, İstanbul’a atanıyor. Tophane civarlarında bir cami. Deniz kenarına inmesi çok kolay. Evinin penceresinden Galata Kulesi görünüyor.</p>
<p>Clara, bir kilisede doğmuş. Babasını bilmiyor. Annesi Clara’yı doğururken ölmüş. Clara içine kapanık. Duygusuz bir ceset gibi. ‘Buzdan volkan’ Clara.</p>
<p>Sahaf Yakup, ilginç bir hikayesi olan adam. Kitap sevdalısı. Bir iz peşinde. Zamana bırakıyor. Korkak. Filmin diğer karakterleri gibi çok korkak. Belki de olması gerektiği gibi. Rol yapmıyorlar. Bir sırrı hemen ortaya atamıyorlar.</p>
<p><img style="float: right; margin-left: 5px; margin-right: 5px;" title="Uzak İhtimal" src="http://www.dunyabizim.com/images/news/8010.jpg" alt="Uzak İhtimal" width="250" height="141" />İmam, cami cemaati, Musa’nın suçlu arkadaşı ve diğerleri. Deniz, sandal, bank, çay, simit. Ahmet Hamdi Tanpınar dizesi gibi. “<strong>Her şey yerli yerinde</strong>; havuz başında servi”</p>
<p>Mesela bir sahnede Musa’yı yemeğe çağırıyor cemaatten birisi. “Çay var, simit var, peynir var, her şey var” Uzak İhtimal’i bu kadar sıcak yapan bu işte. Her şey yerli yerinde. Karakterler mahalleden arkadaşımız gibi.</p>
<p>Filmi Şile’de çekilen o fotoğraf özetliyor aslında. Musa fotoğrafta yarım çıkmış. Clara çekingen ve geride durmuş. Musa yarım ve kırgın bakıyor Clara’ya.</p>
<p>Uzak İhtimal bu Cuma (9 Ekim 2009) vizyona giriyor. Ailenizi alıp gidebileceğiniz duru ama imkansız bir aşk öyküsü.</p>
<blockquote><p>Haber: <a href="http://www.dunyabizim.com/news_detail.php?id=2004" target="_blank">DünyaBizim</a></p>
<p><strong>Fotoğraf Galerisi için:</strong> <span style="widows: 2; text-transform: none; text-indent: 0px; border-collapse: separate; font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: medium; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; white-space: normal; orphans: 2; letter-spacing: normal; color: #000000; word-spacing: 0px;"><span style="font-family: 'Segoe UI'; white-space: pre; font-size: 12px;"><a href="http://www.dunyabizim.com/gallery.php?id=90" target="_blank">http://www.dunyabizim.com/gallery.php?id=90</a></span></span></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/uzak-ihtimal-duru-ama-imkansiz-bir-ask-oykusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ali Murat Güven&#8217;den &#8220;Milk&#8221; Eleştirisi</title>
		<link>http://www.myzest.com/ali-murat-guvendan-milk-elestirisi/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/ali-murat-guvendan-milk-elestirisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2009 01:38:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Murat Güven]]></category>
		<category><![CDATA[Gus Van Sant]]></category>
		<category><![CDATA[milk]]></category>
		<category><![CDATA[Sean Penn]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/?p=392</guid>
		<description><![CDATA[

Oscar&#8217;ı o almayacaktı da ben mi alacaktım?
Amerikalı yönetmen Gus Van Sant&#8217;ın 30 yıllık sinema serüvenindeki en sıradan filmlerden biri görünümündeki “Milk”, eşcinsel bir politikacının hayatını destansı bir mücadeleye dönüştüren biyografik öyküsüyle, -beklendiği üzere- şimdiye kadar ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><strong><a href="http://www.myzest.com/wp-content/milk-poster.jpg" rel="shadowbox[sbpost-392];player=img;"><img class="alignleft size-full wp-image-394" title="Ali Murat Güven'dan &quot;Milk&quot; Eleştirisi" src="http://www.myzest.com/wp-content/milk-poster.jpg" alt="Ali Murat Güven'dan &quot;Milk&quot; Eleştirisi" width="300" height="432" /></a></strong>Oscar&#8217;ı o almayacaktı da ben mi alacaktım?<br />
Amerikalı yönetmen Gus Van Sant&#8217;ın 30 yıllık sinema serüvenindeki en sıradan filmlerden biri görünümündeki “Milk”, eşcinsel bir politikacının hayatını destansı bir mücadeleye dönüştüren biyografik öyküsüyle, -beklendiği üzere- şimdiye kadar 2&#8242;si Oscar olmak üzere toplam 34 ödül kazandı; ayrıca 44 ödüle de aday gösterildi. <strong><span id="more-392"></span></strong></p>
<p>1970&#8242;li yılların başı… New York&#8217;ta yaşayan 40 yaşlarındaki eşcinsel borsacı Harvey Milk ve partneri Scott Smith, eşcinsellerin görece daha rahat ettikleri bir kent olan San Fransisco&#8217;ya taşınarak, burada “Castro Camera” adında küçük bir fotoğrafçı dükkanı açarlar. Fotoğrafçılıktan çok bir “sivil toplum örgütü” gibi faaliyet gösteren bu dükkan ve kurulu bulunduğu işçi mahallesi, kısa bir süre sonra ülkenin dört tarafından eşcinsellerin akın ettikleri popüler bir buluşma noktasına dönüşür. Temellerini attığı dernek benzeri oluşumun her meslekten kadın ve erkek sempatizanlarla giderek politik bir güç kazanmaya başladığını fark eden Milk, patlamaya hazır durumdaki bu büyük potansiyeli yerel yöneticiliğe giden yolda kullanmak için kolları sıvayacaktır.</p>
<p>Edindiği yeni arkadaş grubunun da desteğiyle politik arenaya hızlı bir dalış yapan eşcinsel aktivist, 1973, 1975 ve 1976&#8242;da katıldığı ilk üç seçim yarışında çuvallasa da 1977&#8242;deki dördüncü adaylığında büyük bir başarı yakalar ve o tarihte yeni kurulan San Fransisco 5&#8242;inci Bölge Meclisi&#8217;ne seçilir. Belediye&#8217;de göreve başladığında karşısına çıkan en dişli rakiplerden biri ise kendisi gibi yeni seçilmiş, muhafazakâr görüşlü bir politikacı olan Dan White&#8217;dır. Birbirinden çok farklı toplumsal kesimleri temsil eden bu iki orta yaşlı adamın ilk dönemlerde “karşılıklı saygı ve tahammül” temelinde ilerleyen ilişkileri, yerel yönetimdeki çıkar çatışmalarının gitgide yoğunlaşmasına paralel olarak sonunda trajik bir dönüm noktasına ulaşacaktır.</p>
<p><strong>ÖDÜL KAZANMANIN İKİ GARANTİLİ FORMÜLÜ</strong></p>
<p>Başta ABD&#8217;nin Oscar&#8217;ları olmak üzere, batı ülkelerindeki önemli yarışmalar ve film festivallerini uzun süredir istikrarlı bir biçimde takip edenler için, “Milk” gibi orta karar sinemasal anlatıların nasıl olup da ardarda ödüllere boğulduğu üzerine düşünme faslı epeyce gerilerde kaldı. Çünkü, bu sektörü belli bir süre dikkatlice gözlemlemiş olanlar, artık şu şaşmaz gerçeği de çok iyi biliyorlar: Eğer ki “eşcinsellik” ya da “Yahudi soykırımı” üzerine bir film yapmışsanız, ne Oscar&#8217;dan ne de dünyanın batı yarımküresindeki diğer prestijli yarışmalardan asla eli boş dönmezsiniz. Öyle ki siz “Ben yalnızca spor olsun diye katılmıştım, o yüzden hiç almayayım” deseniz bile, ellerinize zorla sıkıştırırlar ödülleri… Çünkü, bu kategorideki yapımlar günümüzde artık yalnızca birer “film” olmaktan çıkmış, küresel ölçekte yürütülen iki devâsâ politik mücadelenin de başat propaganda araçlarına dönüşmüş durumda&#8230;</p>
<p><a href="http://www.myzest.com/wp-content/milk-1.jpg" rel="shadowbox[sbpost-392];player=img;"><img class="alignright size-full wp-image-395" title="Ali Murat Güven'dan &quot;Milk&quot; Eleştirisi" src="http://www.myzest.com/wp-content/milk-1.jpg" alt="Ali Murat Güven'dan &quot;Milk&quot; Eleştirisi" width="300" height="200" /></a>Hemen her alanda olduğu gibi sinema sektöründe de köşe başlarını tutmuş olan Yahudi lobisi “Nazi vahşeti”ne ağıt yakan bol ağlak filmleri ödüllendirmeyi; aynı şekilde eşcinsellerin her türlü maddî ve manevî desteği sağladığı diğer bir lobi grubu da kendi cinsel tercihlerini uluslararası kamuoyunun nazarında sıradanlaştırıp olağan bir forma sokan, bu hayat tarzının kitlelerce kolay yenilip yutulmasını sağlayan yapımları yüceltmeyi “stratejik bir görev” olarak kabul ediyorlar.</p>
<p>Yahudi propagandalarına hizmet eden İkinci Dünya Savaşı temalı filmlerin bol keseden pohpohlanıp ödüllendirilmesi geleneği görece daha eski tarihlere uzanmakla birlikte, eşcinselliğin kitlelere kanıksatılması yönündeki sinemasal çabaların ise özellikle 1970&#8242;lerin ortalarından itibaren ciddi bir ivme kazandığını görmekteyiz.</p>
<p>Hâl böyleyken, Amerikalı eşcinsel aktivist ve politikacı Harvey Milk&#8217;in hayatının son 8 yılını ele alan Gus Van Sant imzalı “Milk”in, şimdiye dek katıldığı yarışmalarda nal toplamasını beklemek de safdillik olurdu herhalde… Hele de bundan 3-4 yıl öncesinde batı ülkelerini kasıp kavuran, sahneye çıktığı organizasyonlarda 3&#8242;ü Oscar olmak üzere toplam 81 ödül kazanarak erişilmesi güç bir rekora imza atan şu meşhur “Brokeback Dağı” fırtınasını hatırlayınca, yaptığımız tespit daha bir anlamlı geliyor. Sanırım, çiçeği burnunda yönetmenimiz Mahsun Kırmızıgül de bu gerçeğin farkına erkenden varmış olmalı ki ülke içinde “terör kurbanı bir Kürt ailesinin büyük kente savruluş öyküsü” olarak pazarladığı son yapıtı “Güneşi Gördüm”e yurt dışı festivaller için (filmin içinde sınırlı bir alt-motif olmaktan daha öte anlamı bulunmayan “eşcinsellik” olgusunu bütünüyle öne çıkardığı) yepyeni ve alabildiğine cüretkâr posterler hazırlattı. Kırmızıgül&#8217;ün pazarlama taktiği açısından son derece akıllıca bir iş yaptığına hiç kuşku yok; çünkü film bu yönü ve yeni posterleriyle en azından bazı uluslararası festivallerde eşcinsel lobisinin temsilcileri tarafından mutlaka “görülecektir.”</p>
<p><a href="http://www.myzest.com/wp-content/milk-2.jpg" rel="shadowbox[sbpost-392];player=img;"><img class="alignleft size-full wp-image-396" title="Ali Murat Güven'dan &quot;Milk&quot; Eleştirisi" src="http://www.myzest.com/wp-content/milk-2.jpg" alt="Ali Murat Güven'dan &quot;Milk&quot; Eleştirisi" width="300" height="217" /></a>Sinema dünyasındaki bu genel manzaradan hareketle, “Milk”in başrolünü üstlenen saygın Amerikalı oyuncu Sean Penn&#8217;in söz konusu performansıyla kazandığı “en iyi erkek oyuncu” Oscarı&#8217;na da bir kaç cümleyle değinmek gerekiyor. Sen kalk, çeyrek yüzyıldan uzun süren bir oyunculuk kariyeri boyunca, aralarında “Ölüm Yolunda”nın (Dead Man Walking / Yön: Tim Robbins / 1996) gariban idam mahkûmu Matthew Poncelet, “İnce Kırmızı Hat”tın (Thin Red Line / Yön: Terence Mallick / 1998) cesur çavuşu Welsh, “Benim Adım Sam”in (I am Sam / Yön: Jessie Nelson / 2001) iyi kalpli otistik babası Sam Dawson&#8217;ın da yer aldığı birbirinden müthiş performanslar ortaya koy; fakat en sonunda “En İyi Erkek Oyuncu Oscar&#8217;ı”nı, sırf 2-3 sahnede erkek partnerlerinle ateşli bir şekilde öpüştün diye “Milk” ile kazan!</p>
<p>Adını sinema tarihine altın harflerle yazdırmak için yıllardır birbirinden zor rollerde deliler gibi çalışıp kendini helâk eden bir oyuncu konumundaki Penn, 1996, 2000 ve 2002&#8242;de bu ödüle üç kez aday gösterilmiş, fakat hiç birinde kazanamamıştı. Akademi&#8217;nin uzun yıllar boyunca sıra dışı yeteneğini es geçtiği sanatçı, 2003&#8242;de Clint Eastwood imzalı suç draması “Mistik Nehir”de canlandırdığı Jimmy Markum karakteriyle artık Oscar jürisinin bile görmezden gelemeyeceği ölçüde devleşince, nihayet mesleğinin de ilk Oscar heykelciğiyle tanışma fırsatını buluyordu.</p>
<p>Bundan beş yıl sonra, oyunculuk gösterisi açısından öncekilerle kıyas kabul etmez bir film olan “Milk” ile kazandığı ikinci Oscar ise ödül töreninde kendisini anons eden Robert De Niro&#8217;yu bile şaşırtacak ve Akademi&#8217;nin raconunu çok iyi bilen efsanevî aktörün -hafiften kinayeli bir ifadeyle- “Bu adamın bunca zaman boyunca normal erkekleri canlandırmasına hiç de gerek yokmuş” demesine yol açacaktı.</p>
<p><strong><a href="http://www.myzest.com/wp-content/milk-3.jpg" rel="shadowbox[sbpost-392];player=img;"><img class="alignright size-full wp-image-397" title="Ali Murat Güven'dan &quot;Milk&quot; Eleştirisi" src="http://www.myzest.com/wp-content/milk-3.jpg" alt="Ali Murat Güven'dan &quot;Milk&quot; Eleştirisi" width="300" height="182" /></a>&#8216;EŞCİNSEL HIRSI&#8217;NA KURBAN VERİLEN HAYATLAR</strong></p>
<p>Pazar sabahları ekranlarda izlemeye alıştığımız dolgu mahiyetindeki televizyon biyografilerini andıran bu vasat öykünün, tıpkı başrol oyuncusu Penn gibi yönetmeni Gus Van Sant&#8217;ın kariyerine de ekleyebileceği pek fazla bir şey yok. 1940-1978 yılları arasında yaşamış Amerikalı eşcinsel hakları savunucusu ve yerel politikacı Harvey Milk&#8217;in kısa fakat çalkantılı hayatını son derece düz bir anlatımla beyazperdeye aktaran filmde, hafızalara kazınabilecek nitelikte büyük anlar yakalayabilmek için epeyce bir tırmalamak gerekiyor. Belki bu noktada, etki gücünü yalınlığından (ve de gerçekliğinden) alan final bölümü istisna tutulabilir, hepsi hepsi o kadar…</p>
<p>Öte yandan, son 20-30 yıl boyunca çekilmiş eşcinsellik temalı pek çok filmde sistematik bir biçimde sergilendiğini gözlemlediğimiz “karşı tarafı yapış yapış bir alaycılıkla aşağılama” çabasının bu yapıtta da bütün sinsiliğiyle yer aldığına tanık oluyoruz. 1967 yılında Los Angeles&#8217;taki bir “gay bar”a yapılan polis baskınının gerçek haber görüntüleriyle açılan “Milk”, “Amerikalı eşcinseller, bir dönem, onların aşklarını anlayamayan gerici öküzlerin işte böylesine ağır baskıları altındaydı” vurgusu eşliğinde ilerlerken, eşcinselliğe karşı olduğunu kameralar önünde lafı kıvırmadan, dürüstçe ve açıkça ifade eden kadın-erkek herkesi de izleyicisine katıksız birer “faşist” olarak servis ediyor. Filmin -Josh Brolin tarafından canlandırılan- en önemli karakterlerinden biri konumundaki dindar politikacı Dan White&#8217;ın -Harvey Milk&#8217;in bir konuşması üzerinden- aslında “gizli eşcinsel” olduğunun imâ/iddia edilmesi de fazlaca politize olmuş eşcinsellerde pervasız tezahürlerini görmeye alışık olduğumuz bu saldırganca tutumun son derece tipik bir örneğini oluşturmakta… Ki söz konusu küstahlığın, meslek hayatında yolu zaman zaman eşcinsellerin bahçesine düşmüş, yazıları ve düşünceleri nedeniyle onlar tarafından çılgınca taşlanmış benim gibi birinin de çok yakından tanıdığı bir davranış modeli olduğunu özellikle belirtmeliyim.</p>
<p>Hayat tarzlarını sevimli ve çekici bulmayan herkesin boynuna tereddütsüzce “homofobik” yaftasını asmayı pek seven agresif eşcinseller için, White, karısı ve ona politik mücadelesinde destek veren herkes, kafalarının tez zamanda ezilmesi gereken birer böcekten farksız… Nitekim, Harvey Milk de seçim yenilgisi sonrasında içine düştüğü bir duygusal boşluk ânında belediye başkanına istifasını veren rakibi için, aynı yönde bir hesapçılıkla, hazır fırsatını yakalamışken onu bütünüyle politik arenanın dışına sürmek üzere “altın vuruş”unu yapmakta hiç tereddüt etmiyor. Ancak, “kendini topluma bastıra bastıra kabul ettirme” ve “kendisi gibi yaşamayanları/düşünmeyenleri fırsatını bulduğu ilk anda ezme” hırsıyla gözü dönmüş olan kahramanımız, hayatını inanç temeli üzerine inşâ eden insanların kariyeri ve onuruyla pervasızca oynamanın bedelini de son derece acı bir biçimde ödemek durumunda kalıyor. Filmin sonundaki tarihsel açıklamaların da ortaya koyduğu üzere, hem kendininkini, hem de rakibi White ve o dönemin San Fransisco Belediye Başkanı George Moscone&#8217;nin hayatlarını bozuk para gibi harcayarak yapıyor bunu…</p>
<p><strong></strong></p>
<div id="attachment_398" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px"><a href="http://www.myzest.com/wp-content/milk-gus-van-sant.jpg" rel="shadowbox[sbpost-392];player=img;"><img class="size-full wp-image-398" title="Gus Van Sant" src="http://www.myzest.com/wp-content/milk-gus-van-sant.jpg" alt="Gus Van Sant" width="300" height="200" /></a><p class="wp-caption-text">Gus Van Sant</p></div>
<p>GUS VAN SANT<br />
“Milk” en azından bu noktada dürüst ve açık bir film; adına “eşcinsel hırsı” denilen o tehlikeli saplantıyı, baş karakteri ve çevresine kümelenenlerin konuşmaları, tutum ve davranışları üzerinden eğip bükmeden, olduğu gibi yansıtmış beyazperdeye… Harvey Milk, eşcinsellerin toplumsal hayat içinde itilip kakılmasını engelleme söylemiyle girdiği politik mücadelede, elde ettiği taşkın kitlesel gücün doğurduğu şımarıklıkla toplumun genel ahlâk değerlerini ve bu değerlerin temsilcilerini bir süre sonra öylesine zorlamaya başlıyor ki sonunda bu ölçüsüz cüretkârlık hâli gerek onun, gerekse çevresindeki bir sürü insanın hayatının topluca mahvolmasına yol açıyor.</p>
<p>Milk&#8217;in verdiği planlı-programlı mücadelenin satır aralarında da görüldüğü üzere, eşcinsel hareketin temsilcilerinin çağımızdaki öncelikli hedefleri “kendi mahremiyetleri içinde başkaları tarafından rahatsız edilmeden huzurlu bir hayat sürmek” falan değil, aksine gücü temsil eden irili ufaklı bütün kurumlarda köşe başlarını tutarak toplumsal doku içinde mümkün olduğunca geniş bir mevzî kazanmak&#8230; Böylelikle kitlelerin ahlâkî algıları (politika, medya, görsel sanatlar, edebiyat ve moda gibi etkin araçların kullanımıyla) yavaş yavaş dönüştürülecek, -eşcinsel evliliklerin yasalaşması ve eşcinsellerin evlatlık edinmesi de dahil olmak üzere- bugüne kadar ahlâkdışı/doğadışı sayılan pek çok davranış biçiminin son derece olağan sayıldığı yeni bir sürece girilecek. Yapılan sosyolojik hesap kabaca böyledir.</p>
<p>Tam bir bıçak sırtı görünümündeki bu konuda yıllar yılı yazıp çizdikleriyle, artık ciddi biçimde eşcinsel lobisinin denetimine girmiş durumdaki merkez medyada (ve daha bir çok yan sektörde) çalışma şansını büyük ölçüde yitirmiş biri olarak şimdi bir kez daha altını çizerek tekrarlıyorum ki Allah bizi böyle bir mantaliteyle hareket eden aktivistlerden ve oy kaygısıyla onları destekleyen politikacılardan korusun; aynı şekilde bu çizgide hareket eden medya yöneticileri ve sanatçılardan da…</p>
<p>Eşcinseller, bırakın Oscar&#8217;ı ya da Cannes jürilerini, velev ki “dünyanın tapusu”nu bile ele geçirseler, şu sınırlı ömürde Hz. Lut&#8217;un öyküsünü hatırladıkça, onların liderlik koltuğuna oturacakları bir dünyadan ısrarla uzak durmaya çalışacak birileri hep olacaktır.</p>
<p>Bu da böyle biline&#8230;</p>
<blockquote><p>Kaynak: <a href="http://yenisafak.com.tr/Sinema/?t=14.05.2009&amp;i=185533" target="_blank">Ali Murat Güven &#8211; Yeni Şafak</a></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/ali-murat-guvendan-milk-elestirisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İBB Kültür A.Ş. Ekim Ayı Sinema (Kültür-Sanat) Programı</title>
		<link>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-ekim-ayi-sinema-kultur-sanat-programi-2008/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-ekim-ayi-sinema-kultur-sanat-programi-2008/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2008 08:13:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-ekim-ayi-sinema-kultur-sanat-programi-2/</guid>
		<description><![CDATA[






İBB Kültür A.Ş. Ekim Ayı Sinema Programı aşağıdaki gibidir. 




7 &#8211; 12 Ekim
RED KİT  (2007)
Tous à l&#8217;Ouest: Une aventure de Lucky Luke (2007)(Animasyon)
Yönetmen: Olivier Jean  Marie
New York, 1855.
Red Kit,Daltonları bir kez daha yargılanmaları ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="221" height="147">
<tr>
<td width="210"><a href="http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-mayis-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/"><img src="http://www.myzest.com/wp-content/logo_kultur_as.gif" title="İBB Kültür A.Ş. Şubat Ayı Sinema (Kültür-Sanat) Programı" alt="İBB Kültür A.Ş. Şubat Ayı Sinema (Kültür-Sanat) Programı" align="left" vspace="10" hspace="10" /></a></td>
</tr>
</table>
<p>İBB Kültür A.Ş. Ekim Ayı Sinema Programı aşağıdaki gibidir. <span id="more-241"></span></p>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="435" height="275">
<tr>
<td valign="top" width="210"><img src="http://www.myzest.com/wp-content/red-kit.jpg" alt="Tous à l’Ouest: Une aventure de Lucky Luke (2007)" /></td>
<td valign="top" width="240">7 &#8211; 12 Ekim<br />
<strong>RED KİT  (2007)<br />
Tous à l&#8217;Ouest: Une aventure de Lucky Luke (2007)</strong><strong>(Animasyon)</strong></p>
<p><strong>Yönetmen: </strong>Olivier Jean  Marie<br />
New York, 1855.</p>
<p>Red Kit,Daltonları bir kez daha yargılanmaları  için Batı’ya götürmektedir. Daltonlar her zamanki gibi kaçar ve birçok banka  soyar. Joe Dalton çaldıkları paraları Kaliforniya’ya doğru yolculuk eden bir  göçmen kervanına saklar. Red Kit yine peşlerine  düşer.<strong><a href="http://www.imdb.com/title/tt0792992/" target="_blank"></a></strong></p>
<p><strong><a href="http://www.imdb.com/title/tt0792992/" target="_blank">IMDb Sayfası</a> | IMDb Puanı: 5.7/10 (86 Oy)</strong></td>
</tr>
</table>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td valign="top" width="210"><img src="http://www.myzest.com/wp-content/cengiz-han.jpg" alt="Mongol (2007)" /></td>
<td valign="top" width="240">14 – 19 Ekim<br />
<strong>CENGİZ HAN  (2007)<br />
(Mongol)</strong><br />
<strong>Yönetmen:</strong> Sergei  Bodrov<br />
<strong>Oyuncular:</strong> Aliya, Tegen AoKazakistan’ın bu yılki Oscar adayı olan, etkileyici savaş sahnelerine sahip  Cengiz Han, Rus, Alman, Kazak ve Amerikan ortak yapımı bir film. “Moğol”  üçlemesinin ilk filmi olan Cengiz Han, genç Temuçin’in savaşarak esaretten  kurtuluşunu ve dünyanın yarısını ele geçiren uçsuz bucaksız Moğol  İmparatorluğu’nun kurucusu olan Cengiz Han ünvanına sahip oluşunu konu  alıyor.<strong><a href="http://us.imdb.com/title/tt0416044/" target="_blank"></a></strong></p>
<p><strong><a href="http://us.imdb.com/title/tt0416044/" target="_blank">IMDb Sayfası</a> | IMDb Puanı: 7.4/10 (5897 oy)</strong></td>
</tr>
</table>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td valign="top" width="210"><img src="http://www.myzest.com/wp-content/kapan.jpg" alt="Habitación de Fermat, La (2007)" /></td>
<td valign="top" width="240">21 – 26 Ekim<br />
<strong>KAPAN (2007)<br />
(La  Habitacion de Fermat)</strong><br />
<strong>Yönetmen:</strong> Luis Piedrahita  &amp; Rodrigo Sopeña<br />
<strong>Oyuncular:</strong> Santi Millán, Alejo  SaurasBirbirini hiç tanımayan dört matematikçi, gizemli biri tarafından büyük bir  bulmacayı çözmeleri için davet edilir. Kendilerine yöneltilen soruları zamanında  ve doğru olarak çözemezlerse, içinde bulundukları oda bir anda ölüm tuzağına  dönüşecektir. Bunun yanı sıra çözmeleri gereken en önemli problem ise,  kendilerini buraya getiren sebep ve aralarındaki ilişki  olacaktır.<strong><a href="http://www.imdb.com/title/tt1016301/" target="_blank"></a></strong></p>
<p><strong><a href="http://www.imdb.com/title/tt1016301/" target="_blank">IMDb Sayfası </a>| IMDb Puanı: 6.8/10 (736 oy)</strong></td>
</tr>
</table>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td valign="top" width="210"><img src="http://www.myzest.com/wp-content/hasta.jpg" alt="Sicko (2007)" /></td>
<td valign="top" width="240">27 Ekim – 2 Kasım<br />
<strong>HASTA  (2007)<br />
(Sicko) (Belgesel)</strong><br />
<strong>Yönetmen:</strong> Michael  MooreSicko, her zaman kâr amaçlı Amerikan Sağlık Sistemini gözler önüne  seren bir portre. Günlük yaşamda insanların tıbbi bakımla ilgili karşılaştıkları  sıra dışı ve üzücü olayları anlatıyor. Moore, Amerika’daki sağlık sisteminin  dünyada en çok harcamanın yapılmasına rağmen diğer gelişmiş ülkeler arasında alt  sıralarda olduğunu gösteriyor.<strong><a href="http://www.imdb.com/title/tt0386032/" target="_blank">IMDb Sayfası</a> | IMDb Puanı: 8.4/10 (30.604 oy)</strong></td>
</tr>
</table>
<hr />
<p align="center"><strong>Gösterim Yer ve Saatleri</strong><br />
<strong>Tarık Zafer  Tunaya Kültür Merkezi:</strong> 14.00 – 16.30 – 19.00<br />
<strong>Tuzla İdris  Güllüce Kültür Merkezi:</strong> 19.00 (Hafta içi), 15.00 – 18.00 (Hafta  sonu)<br />
<strong>Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi:</strong> 19.00 (Hafta  içi), 15.00 – 18.00 (Hafta sonu)<br />
<strong>Ümraniye Atakent Kültür  Merkezi:</strong> 19.00 (Hafta içi), 15.00 – 18.00 (Hafta sonu)</p>
<p align="center"><strong>Gösterim Ücretleri:</strong> 3.00 YTL (Tam), 2.00 YTL  (İndirimli)</p>
<p align="center"><strong>Pazartesi günleri gösterim yoktur.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-ekim-ayi-sinema-kultur-sanat-programi-2008/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İBB Kültür A.Ş. Mayıs Ayı Sinema (Kültür-Sanat) Programı</title>
		<link>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-mayis-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-mayis-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 May 2008 15:45:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-mayis-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/</guid>
		<description><![CDATA[




 İBB Kültür A.Ş. Mayıs Ayı Sinema Programı aşağıdaki gibidir.






6-11 Mayıs
GÜNBATIMI (2007)
(Evening)
Yönetmen: Lajos Koltai
Oyuncular: Claire Danes,
Toni Collette
IMDB Sayfası &#124; IMDB Puanı: 6,5 (3812 oy) 






13-18 Mayıs
ÖZGÜRLÜĞÜN RENGİ (2007)
(Goodbye Bafana)
Yönetmen: Bille August
Oyuncular: Joseph Fiennes,
Dennis Haysbert
IMDB Sayfası ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><a href="http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-mayis-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/"><img src="http://www.myzest.com/wp-content/logo_kultur_as.gif" title="İBB Kültür A.Ş. Şubat Ayı Sinema (Kültür-Sanat) Programı" alt="İBB Kültür A.Ş. Şubat Ayı Sinema (Kültür-Sanat) Programı" align="left" hspace="10" vspace="10" /></a></td>
<td valign="top" width="240"><strong> </strong>İBB Kültür A.Ş. Mayıs Ayı Sinema Programı aşağıdaki gibidir.</td>
</tr>
</table>
<hr /><span id="more-214"></span></p>
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/e-gorsel/05.2008/sinema/evening1.jpg" height="133" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>6-11 Mayıs</strong><br />
<strong>GÜNBATIMI</strong> (2007)<br />
<em>(Evening)</em><br />
<strong>Yönetmen: </strong>Lajos Koltai<br />
<strong>Oyuncular:</strong> Claire Danes,<br />
Toni Collette<strong><a href="http://www.imdb.com/title/tt0765447/" target="_blank"></p>
<p>IMDB Sayfası</a> | IMDB Puanı: 6,5 (3812 oy) </strong></td>
</tr>
</table>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/e-gorsel/05.2008/sinema/ozgurlugun-rengi.jpg" height="287" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>13-18 Mayıs</strong><br />
<strong>ÖZGÜRLÜĞÜN RENGİ</strong> (2007)<br />
<em>(Goodbye Bafana)</em><br />
<strong>Yönetmen:</strong> Bille August<br />
<strong>Oyuncular: </strong>Joseph Fiennes,<br />
Dennis Haysbert</p>
<p><strong><a href="http://www.imdb.com/title/tt0438859/" target="_blank">IMDB Sayfası</a> | IMDB Puanı: 7,0 (1458 oy) </strong></td>
</tr>
</table>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/e-gorsel/05.2008/sinema/hz-meryem.jpg" height="133" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>20-25 Mayıs</strong><br />
<strong>HZ. MERYEM</strong> (2007)<br />
(The Nativity Story)<br />
<strong>Yönetmen: </strong>                                    Catherine Hardwicke<br />
<strong>Oyuncular: </strong>                                    Keisha Castle-Hughes,                                      Shohreh Aghdashloo<strong><a href="http://www.imdb.com/title/tt0762121/" target="_blank"></p>
<p>IMDB Sayfası</a> | IMDB Puanı: 6,6 (3505 oy) </strong></td>
</tr>
</table>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/e-gorsel/05.2008/sinema/paranoid1.jpg" height="133" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>27 Mayıs-1 Haziran</strong><br />
<strong>PARANOID PARK</strong> (2007)<br />
<strong>Yönetmen:</strong> Gus van Sant<br />
<strong>Oyuncular:</strong> Gabe Nevins, Daniel Liu</p>
<p><strong><a href="http://www.imdb.com/title/tt0842929/" target="_blank">IMDB Sayfası</a> | IMDB Puanı: 7,2 (3691 oy) </strong></td>
</tr>
</table>
<hr />
<p align="center"><strong>Gösterimler ücrete tabidir.<br />
Pazartesi günleri gösterim yoktur.</strong></p>
<p align="center"><strong>Gösterim yer ve saatleri:</strong><br />
Tarık Zafer Tunaya Kültür  Merkezi: 14.00 – 16.30 – 19.00<br />
Tuzla İdris Güllüce Kültür  Merkezi: 19.00 (Hafta içi), 15.00 – 18.00 (Hafta sonu)<br />
Kartal Bülent Ecevit Kültür  Merkezi: 19.00 (Hafta içi), 15.00 – 18.00 (Hafta sonu)</p>
<p align="center">&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-mayis-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İBB Kültür A.Ş. Nisan Ayı Sinema (Kültür-Sanat) Programı</title>
		<link>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-nisan-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-nisan-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Apr 2008 17:41:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-nisan-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/</guid>
		<description><![CDATA[




İBB Kültür A.Ş. nisan ayı sinema programı içinde nihayet izlenebilir bir kaç filme
yer verdi. Bu ay Pan&#8217;in Labirenti ve Apocalypto TZT, Kartal, Tuzla&#8217;da izlenebilinecek önemli filmlerden.







1-6 Nisan
AŞKIN KİTABI (2007)
(Becoming Jane)
Yönetmen: Julian JarroldOyuncular: Anne Hathaway, James ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<table id="table1" style="border-collapse: collapse" border="0" width="100%">
<tr>
<td><img src="http://www.myzest.com/wp-content/panin-labirenti.jpg" align="left" border="0" height="222" width="150" /><br />
<img src="http://www.myzest.com/wp-content/nisan08-kultur-as.jpg" align="right" border="0" height="203" width="200" />İBB Kültür A.Ş. nisan ayı sinema programı içinde nihayet izlenebilir bir kaç filme<br />
yer verdi. Bu ay <a href="http://www.imdb.com/title/tt0457430/" target="_blank">Pan&#8217;in Labirenti</a> ve <a href="http://www.imdb.com/title/tt0472043/">Apocalypto</a> TZT, Kartal, Tuzla&#8217;da izlenebilinecek önemli filmlerden.</td>
</tr>
</table>
<p><span id="more-213"></span></p>
<hr />
<table id="table2" style="border-collapse: collapse" border="0" width="100%">
<tr>
<td width="213"><img src="http://www.kultursanat.org/e-gorsel/03.2008/sinema/askin-kitabi.jpg" align="left" height="150" width="200" /></td>
<td><strong>1-6 Nisan</strong><strong><br />
AŞKIN KİTABI </strong><em>(2007)<br />
</em>(Becoming Jane)</p>
<p><strong>Yönetmen:</strong> Julian Jarrold<strong>Oyuncular:</strong> Anne Hathaway, James McAvoy</p>
<p>TZT</p>
<p><strong><a href="http://www.imdb.com/title/tt0416508/" target="_blank">IMDb Sayfası</a> | IMDb Puanı: 7.1 (7.282)</strong></td>
</tr>
</table>
<hr />
<table id="table3" style="border-collapse: collapse" border="0" width="100%">
<tr>
<td width="213"><img src="http://www.kultursanat.org/e-gorsel/04.2008/sinema/kralice.jpg" align="left" height="288" width="200" /></td>
<td><strong>8-13 Nisan<br />
</strong><strong>KRALİÇE</strong> <em>(2006)<br />
</em>(Queen)<strong></p>
<p>Yönetmen:</strong> Stephen Frears<strong>Oyuncular:</strong> Helen Mirren, James Cromwell</p>
<p>TZT</p>
<p><strong><a href="http://www.imdb.com/title/tt0436697/" target="_blank">IMDb Sayfası</a> | IMDb Puanı: 7.6 (24.013)</strong></td>
</tr>
</table>
<hr />
<table id="table4" style="border-collapse: collapse" border="0" width="100%">
<tr>
<td width="213"><img src="http://www.kultursanat.org/e-gorsel/04.2008/sinema/panin-labirenti.jpg" align="left" height="296" width="200" /></td>
<td><strong>15-20 Nisan</strong><strong><br />
PAN&#8217;İN LABİRENTİ </strong><em>(2006)<br />
</em>(El Labirento del Fauno)<strong><br />
</strong></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong> Guillermo del Toro</p>
<p><strong>Oyuncular: </strong>Ivana Baquero, Sergi Lopez</p>
<p>TZT, Kartal, Tuzla<br />
<strong><a href="http://www.imdb.com/title/tt0457430/" target="_blank">IMDb Sayfası</a> | IMDb Puanı: 8.5 (89.534) | <a href="http://www.imdb.com/chart/top?tt0457430" target="_blank">Top 250: #55</a></strong></td>
</tr>
</table>
<hr />
<table id="table5" style="border-collapse: collapse" border="0" width="100%">
<tr>
<td width="213"><img src="http://www.kultursanat.org/e-gorsel/04.2008/sinema/yargisiz-infaz.jpg" align="left" height="288" width="200" /></td>
<td><strong>22-27 Nisan</strong></p>
<p><strong>YARGISIZ İNFAZ </strong><em>(2007)</em></p>
<p>(Rendition)</p>
<p><strong>Yönetmen:</strong> Gavin Hood</p>
<p><strong>Oyuncular:</strong> Omar Metwally, Reese Witherspoon</p>
<p>TZT, Kartal, Tuzla</p>
<p><strong><a href="http://www.imdb.com/title/tt0804522/" target="_blank">IMDb Sayfası</a> | IMDb Puanı: 6.9 (3.399)</strong></td>
</tr>
</table>
<hr />
<table id="table6" style="border-collapse: collapse" border="0" width="100%">
<tr>
<td width="213"><img src="http://www.kultursanat.org/e-gorsel/04.2008/sinema/apokalipto.jpg" align="left" height="288" width="200" /></td>
<td><strong>29 Nisan-4 Mayıs</strong></p>
<p><strong>APOCALYPTO</strong> <em>(2006)</em></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong> Mel Gibson</p>
<p><strong>Oyuncular:</strong> Rudy Youngblood, Dalia Hernandez</p>
<p>TZT, Kartal, Tuzla</p>
<p><strong><a href="http://www.imdb.com/title/tt0472043/" target="_blank">IMDb Sayfası</a> | IMDb Puanı: 7.9 (50.747)</strong></td>
</tr>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-nisan-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İBB Kültür A.Ş. Mart Ayı Sinema (Kültür-Sanat) Programı</title>
		<link>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-mart-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-mart-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Mar 2008 00:39:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-subat-ayi-sinema-kultur-sanat-programi-2/</guid>
		<description><![CDATA[

TARIK ZAFER TUNAYA KÜLTÜR MERKEZİ &#8211; SİNEMA
Fikret Bey”, işini kaybetmiş, oğlu siyasi sürgünde olan  		yaşlı bir adamdır. Film bu yaşlı adamın işyerinde geçirdiği son günlerden birini anlatır. 13 Ekim 1988 tarihli bu gün, yaşlı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p><img src="http://www.kultursanat.org/e-gorsel/03.2008/sinema/fikret-bey.jpg" align="left" height="284" width="200" /><strong>TARIK ZAFER TUNAYA KÜLTÜR MERKEZİ &#8211; SİNEMA<br />
</strong>Fikret Bey”, işini kaybetmiş, oğlu siyasi sürgünde olan  		yaşlı bir adamdır. Film bu yaşlı adamın işyerinde geçirdiği son günlerden birini anlatır. 13 Ekim 1988 tarihli bu gün, yaşlı adam için herhangi, sıradan bir  		gündür. Yaşamı sona ermekte olan Fikret Bey, gençliğinde kendi çapında önemli bir atılım yaparak yerli üretime katkıda bulunmuştur. İşine çok bağlı olan yaşlı adam iflas ederek, hayatının son yıllarını bu problemle boğuşarak geçirmiştir. Bu arada 12 Eylül sonrası karanlığında siyasi suçlu olan oğlu, bir süre hapis yatıp çıktıktan sonra yurt dışına gitmiştir.<br />
Oğlunun ve bütün hayatı boyunca emek verdiği işinin kaybıyla elinde hiçbir şey kalmamıştır. “Fikret Bey”, yaşlılık, kayıplar, dostluk, fedakarlık gibi temaların yanında filmin karakterleri bağlamında, Türkiye’nin yakın tarihini, kahramanların özel yaşamları ve mekan aracılığıyla gündeme getirmeyi ve seyircinin bu süreci sorgulamasına katkıda bulunmayı da amaçlamaktadır. <span id="more-196"></span></p>
<p align="left">&nbsp;</p>
<p align="left">&nbsp;</p>
<p align="left"><strong></p>
<p>FİKRET BEY (2007)</strong><br />
<strong>Yönetmen:</strong> Selma Köksal<br />
<strong>Oyuncular:</strong> Erol Keskin, Fuat Onan<a href="http://www.fikretbey.com/" target="_blank"></a></p>
<p align="left"><a href="http://www.fikretbey.com/" target="_blank">Web Sitesi</a></p>
<p align="left"><strong> </strong></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="left"><strong>Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi</strong><br />
<strong>14- 30 Mart 2008</strong><br />
<strong>Seanslar:</strong> 14.00 – 16.30 – 19.00</p>
<hr />
<p align="center"><strong>KADIN KOORDİNASYON MERKEZİ</strong><br />
<strong> 3. FİLM GÜNLERİ</strong><br />
7 – 13 MART 2008</p>
<p align="center"><strong>SİNEMA<br />
</strong></p>
<table id="table1" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="154" width="454">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/e-gorsel/03.2008/sinema/askin-kitabi.jpg" height="150" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>AŞKIN KİTABI (2007)<br />
(Becoming Jane)</strong><br />
<strong>Yönetmen:</strong> Julian Jarrold<br />
<strong>Oyuncular: </strong>Kevin Hood, Sarah Williams<br />
<em><strong>Etkinlik ücretsizdir.</strong></em><strong>  </strong><strong><a href="http://www.imdb.com/title/tt0416508/" target="_blank"></p>
<p>IMDB Sayfası</a> | IMDB Puanı: 7.1 (6.516 oy)<br />
</strong></td>
</tr>
</table>
<p align="justify">Jane Austen (Anne Hathaway) aşka inanmaktadır. Anne ve babası  (Julie Walters ve James Cromwell) onun 1795 İngiltere’sinde adet olduğu üzere,  para karşılığı bir evlenme yapmasını arzular. 20 yaşındaki Jane büyüleyici, genç  bir İrlandalı olan Tom Lefroy ile tanıştığında, (James McAvoy), zekası ve  cüretkarlığı genç kızın merakını uyandırır. Jane, Lady Gresham’ın (Maggie Smith)  yeğeninin teklifini geri çevirip, ailesinin otoritesine ve sosyal adetlere karşı  gelebilecek midir? “Becoming Jane”de, edebi dehanın basamaklarındaki genç bir  kadının, hayatını ve eserlerini aşk için riske atması anlatılıyor.</p>
<p><strong>7 Mart 2008 Cuma</strong><br />
Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi<br />
Seanslar: 13.20 – 15.40 – 18.00</p>
<p>Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi<br />
Seanslar: 11.30 – 14.00</p>
<p><strong>8 Mart 2008 Cumartesi</strong><br />
Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi<br />
Seanslar: 14.00 – 16.15 – 18.30</p>
<p>Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi<br />
Seanslar: 14.00 – 16.15 – 18.30</p>
<p><strong>12 Mart 2008 Çarşamba</strong><br />
Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi<br />
Seanslar: 11.30 – 14.00</p>
<hr />
<table id="table2" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/e-gorsel/03.2008/sinema/ilk-ask.jpg" height="288" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>İLK AŞK (2006)</strong><br />
<strong>Yönetmen:</strong> Nihat Durak<br />
<strong>Oyuncular:</strong> Çetin Tekindor, Tarık Papuççuoğlu, Vahide  		Gördüm<br />
<em><strong>Etkinlik ücretsizdir.</strong></em><strong><a href="http://www.imdb.com/title/tt0856791/" target="_blank"></p>
<p>IMDB Sayfası</a> | IMDB Puanı: 7.3 (282 oy)</strong></td>
</tr>
</table>
<p align="justify">Ege&#8217;de bir sahil kasabasında 1990&#8242;ların başındayız.  Kasabanın önde gelen ailelerinden Arifoğulları eski ihtişamlı günlerinden çok  uzaktadır. Mal varlıklarının çoğunu kaybetmiş, hayatın bireysel ayrıntılarıyla  boğuşmaktadırlar. Ailenin büyük babası Arif Arifoğlu ölünce aile içinde gizlenen  büyük bir sır ortaya çıkar. Ortanca kardeş Asaf, 40 yıl önce Kore savaşına  gitmiştir. Savaşta esir düşüp bir daha haber alınamayınca aile tarafından ölü  kabul edilir. Kardeşinin nişanlısı Nevin&#8217;i seven Asaf, onun ölümünden faydalanıp  Nevin’le evlenir. Bir süre sonra Asaf&#8217;ın ölmediği ortaya çıkar, fakat gelişen  olaylar yüzünden kasabaya bir daha dönmez. Ta ki babasının vefatına dek… Asaf&#8217;ın  dönmesiyle; Asaf, Azmi, Nevin arasında büyük bir hesaplaşma yaşanacaktır.<br />
<strong>8 Mart 2008 Cumartesi</strong><br />
Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi<br />
Seanslar: 11.00 – 13.20 – 15.40 &#8211; 18.00</p>
<p><strong>9 Mart 2008 Pazar</strong><br />
Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi<br />
Seanslar: 11.00 – 13.20 – 15.40 &#8211; 18.00</p>
<hr />
<table id="table3" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/e-gorsel/03.2008/sinema/tuyanin-evliligi.jpg" height="286" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>TUYA’NIN EVLİLİĞİ (2007)<br />
(Tuya’s Marriage)</strong><br />
<strong>Yönetmen:</strong> Wang Quanan<br />
<strong>Oyuncular:</strong> Nan Yu, Bater, Sen’ge, Zhaya<br />
<em><strong>Etkinlik ücretsizdir.</p>
<p></strong></em><strong><a href="http://www.imdb.com/title/tt0949564/" target="_blank">IMDB Sayfası</a> | IMDB Puanı: 7.4 (525 oy)</strong></td>
</tr>
</table>
<p align="justify">2007 Berlin Film Festivali&#8217;nde Altın Ayı ödülüne layık  görülen &#8220;Tuya&#8217;nın Evliliği&#8221;nde yönetmen Quanan Wang, annesinin doğduğu  topraklara uzanıyor ve modern dünya tarafından tehdit edilen yaşamları ve  kaybolmanın eşiğine getirilen eski gelenekleri şiirsel bir üslupla perdeye  taşıyor. Çin endüstrisinin kırsal alanlara bile sızdığı Kuzeybatı Moğolistan&#8217;ın  uçsuz bucaksız steplerinde; hükümet, çobanları göçebe yaşamı bırakmaya ve kente  yerleşerek çiftçilik yapmaya zorlamaktadır. İki çocuk annesi olan kararlı ve  güzel Tuya; toprağını terk etmemek için direnmekte, steplerde ailesinin yaşamını  sağlamak için çabalamayı tercih etmektedir. Tuya, aynı zamanda engelli kocası  Bater&#8217;in iyi niyetle, Tuya&#8217;yı yüklerinin bir bölümünden kurtarmak için yaptığı  boşanma ısrarlarına da karşı koymaktadır. Bir gün zamansız bir hastalığa  yakalanan Tuya, en azından Bater&#8217;in bakımını üstlenecek bir koca bulmak adına,  boşanmayı yeniden düşünmeye karar verir. Ne var ki Tuya&#8217;nın taliplerinden  hiçbiri Bater&#8217;in yükünü de üstlenmeye niyetli değildir; eski okul arkadaşı ve  petrol işçisi Baolier dışında. Baolier, Tuya&#8217;yı ve çocukları büyük kente  götürür. Fakat doğduğu topraklardan ve ailesinden uzak olmaya dayanamayan Bater,  intihara teşebbüs eder.<br />
Tuya için harekete geçme zamanı gelmiştir</p>
<p><strong>9 Mart 2008 Pazar</strong><br />
Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi<br />
Seanslar: 11.00 – 13.15 – 15.30 – 17.45</p>
<p><strong>10 Mart 2008 Pazartesi</strong><br />
Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi<br />
Seanslar: 11.00 – 13.15 – 15.30 – 17.45</p>
<p><strong>12 Mart 2008 Çarşamba</strong><br />
Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi<br />
Seanslar: 11.00 – 13.15 – 15.30 – 17.45</p>
<p><strong>13 Mart 2008 Perşembe</strong><br />
Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi<br />
Seanslar: 11.00 – 13.15 – 15.30 – 17.45</p>
<hr />
<table id="table4" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="292" width="471">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/e-gorsel/03.2008/sinema/yeniden-baslamak.jpg" height="288" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>YENİDEN BAŞLAMAK (2005)<br />
(An Unfınıshed Lıfe)</strong><br />
<strong>Yönetmen:</strong> Lasse Hallstrom<br />
<strong>Oyuncular:</strong> Jennifer Lopez, Robert Redford, Morgan  		Freeman<br />
<em><strong>Etkinlik ücretsizdir.</strong></em><strong><a href="http://www.imdb.com/title/tt0350261/" target="_blank"></p>
<p>IMDB Sayfası</a> | IMDB Puanı: 7.2 (7.678 oy) </strong></td>
</tr>
</table>
<p align="justify">“Unfinished Life – Yeniden Başlamak” bir bağışlama  hikayesi, kendini ve diğerlerini bağışlama. Hikaye iki grup insana odaklanıyor:  Wyoming’in kuzey batısında bulunan çiftlikte 40 yıldır birlikte yaşayan çiftlik  sahibi Einer Gilkyson (Robert Redford) ve arkadaşı Mitch Bradley (Morgan Freeman)  bir taraf; erkek arkadaşı Gary (Damien Lewis)’nin uyguladığı şiddetten kaçan  Einer’ın gelini Jean Gilkyson (Jennifer Lopez) ve 11 yaşındaki kızı Griff (Becca  Gardner) ise diğer taraf…<br />
<strong>9 Mart 2008 Pazar</strong><br />
Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi<br />
Seanslar: 11.00 – 13.15 – 15.30 – 17.45</p>
<p><strong>11 Mart 2008 Salı</strong><br />
Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi<br />
Seanslar: 11.00 – 13.15 – 15.30 – 17.45</p>
<p><strong>13 Mart 2008 Perşembe</strong><br />
Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi<br />
Seanslar: 11.00 – 13.15 – 15.30 – 17.45</p>
<hr />
<table id="table5" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/e-gorsel/03.2008/sinema/beyaz-melek.jpg" height="296" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>BEYAZ MELEK (2007)</strong><br />
<strong>Yönetmen: </strong>Mahzun Kırmızıgül<br />
<strong>Oyuncular: </strong>Arif Erkin, Yıldız Kenter,<br />
Nejat Uygur, Mahzun Kırmızıgül<br />
<em><strong>Etkinlik ücretsizdir.</strong></em><strong><a href="http://www.imdb.com/title/tt1064931/" target="_blank"></p>
<p>IMDB Sayfası</a> | IMDB Puanı: 6.6 (408 oy) </strong></td>
</tr>
</table>
<p align="justify">Beyaz Melek, iki insanın birbirine duyduğu aşkı değil,  bir grup insanın hayata ve birbirlerine duyduğu aşkı ve sevgiyi anlatıyor.  Filmde, doğudan batıya, mekteplisinden köylüsüne, gencinden yaşlısına sevginin  her türlü motifi hem duygusal hem de esprili bir dille anlatılıyor. Kalplerimizi  ısıtan tüm anlar ve bizi biz yapan tüm değerlerimiz daha önce hiç düşünmediğimiz  ya da hissetmediğimiz şekilde seyirciyle buluşturuluyor.</p>
<p><strong>10 Mart 2008 Pazartesi</strong><br />
Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi<br />
Seanslar: 15.40 – 18.00</p>
<p><strong>11 Mart 2008 Salı<br />
12 Mart 2008 Çarşamba<br />
13 Mart 2008 Perşembe </strong><br />
Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi<br />
Seanslar: 11.00 – 13.20 – 15.40 &#8211; 18.00</p>
<hr />
<p align="center"> 	<strong>PANELLER</strong></p>
<p><strong>7 Mart 2008 Cuma Saat: 11.00</strong><br />
“Dizi Filmler ve Kadınların Yaşantılarına Etkisi”<br />
Yer: Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi<br />
<strong>10 Mart 2008 Pazartesi Saat: 11.00</strong><br />
“Kadınlara Karşı Şiddet ve Medya”<br />
Yer: Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi</p>
<hr />SERGİ<strong>7 -13 Mart 2008</strong><br />
“Afişlerdeki Kadınlar”<br />
<strong>Yer: </strong>Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi<strong>İletişim:</strong> İBB Kadın Koordinasyon Merkezi: 0212 444 00 93</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-mart-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İBB Kültür A.Ş. Şubat Ayı Sinema (Kültür-Sanat) Programı</title>
		<link>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-subat-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-subat-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Feb 2008 13:25:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-subat-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/</guid>
		<description><![CDATA[



&#160;







Şubat Sinema &#8211; Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi












5-10 Şubat
KAYIP HAYATLAR (2003)
(Imagining Argentina)
Yönetmen: Christopher Hampton
Oyuncular: Antonio Banderas, Emma Thompson
IMDB Puanı: 6.1 &#124; IMDB Sayfası 


 




12-17 Şubat
İNSANLIK SUÇU (2003)
(The Statement)
Yönetmen: Norman Jewison
Oyuncular: Michael Caine, Alan Bates
IMDB Puanı: 6.0 ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="100%">
<tr>
<td bgcolor="#aaaaaa" height="1">&nbsp;</td>
</tr>
<tr>
<td bgcolor="#dddddd" height="20">
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="100%">
<tr>
<td align="center" width="12"><img src="http://www.kultursanat.org/images/arrow-sag.gif" height="7" width="4" /></td>
<td width="2"></td>
<td>Şubat Sinema &#8211; Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi</td>
</tr>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td background="/images/dot-sag.gif"><img src="http://www.kultursanat.org/images/dot-sag.gif" height="3" width="2" /></td>
</tr>
</table>
<p align="justify">
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/e-gorsel/02.2008/sinema/kayip-hayatlar.jpg" height="283" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>5-10 Şubat<br />
KAYIP HAYATLAR (2003)</strong><br />
(Imagining Argentina)<br />
<strong>Yönetmen:</strong> Christopher Hampton<br />
<strong>Oyuncular:</strong> Antonio Banderas, Emma Thompson</p>
<p><strong>IMDB Puanı: 6.1 | <a href="http://imdb.com/title/tt0314197/" target="_blank">IMDB Sayfası </a></strong></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"> <span id="more-185"></span></p>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td valign="top" width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/e-gorsel/02.2008/sinema/the-statement.jpg" height="283" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>12-17 Şubat<br />
İNSANLIK SUÇU (2003)</strong><br />
(The Statement)<br />
<strong>Yönetmen:</strong> Norman Jewison<br />
<strong>Oyuncular:</strong> Michael Caine, Alan Bates</p>
<p><strong>IMDB Puanı: 6.0 | <a href="http://imdb.com/title/tt0340376/" target="_blank">IMDB Sayfası </a></strong></td>
</tr>
</table>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/e-gorsel/02.2008/sinema/cevapsiz-arama-3.jpg" height="288" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>19-24 Şubat<br />
CEVAPSIZ ARAMA 3 (2006)</strong><br />
(Chakushin Ari Final)<br />
<strong>Yönetmen:</strong> Manabu Asou<br />
<strong>Oyuncular:</strong> Maki Horikita, Meisa Kuroki</p>
<p><strong>IMDB Puanı: 5.2 | <a href="http://imdb.com/title/tt0978797/" target="_blank">IMDB Sayfası  </a></strong></td>
</tr>
</table>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/e-gorsel/02.2008/sinema/cinayet-gecesi.jpg" height="288" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>26 Şubat-2 Mart<br />
CİNAYET GECESİ (2007)</strong><br />
(Fracture)<br />
<strong>Yönetmen:</strong> Gregory Hoblit<br />
<strong>Oyuncular:</strong> Anthony Hopkins, Ryan Gosling</p>
<p><strong>IMDB Puanı: 7.1 | <a href="http://imdb.com/title/tt0488120/" target="_blank">IMDB Sayfası   </a></strong></td>
</tr>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-subat-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İBB Kültür A.Ş. Ocak Ayı Sinema (Kültür-Sanat) Programı</title>
		<link>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-ocak-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-ocak-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jan 2008 12:49:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/index.php/ibb-kultur-as-ocak-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/</guid>
		<description><![CDATA[




2-6 Ocak BEETHOVEN’I ANLAMAK (2006) (Copying  Beethoven) 
Yönetmen: Agnieszka  Holland
Oyuncular: Diane Kruger, Ed Harris  Gösterim Yeri: Tarık Zafer Tunaya Kültür  Merkezi
IMDB Puanı: 6.8 &#124; IMBD Sayfası


Genç Anna Holtz’un (Diane Kruger) tüm ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/h-gorsel/01.2008/sinema/beethoveni-anlamak.jpg" height="286" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>2-6 Ocak BEETHOVEN’I ANLAMAK (2006)</strong> <em>(Copying  Beethoven)</em> <strong></p>
<p>Yönetmen:</strong> Agnieszka  Holland</p>
<p><strong>Oyuncular: </strong>Diane Kruger, Ed Harris  Gösterim Yeri: Tarık Zafer Tunaya Kültür  Merkezi</p>
<p><strong>IMDB Puanı: 6.8 | <a href="http://www.imdb.com/title/tt0424908/">IMBD Sayfası</a></strong></td>
</tr>
</table>
<p align="justify">Genç Anna Holtz’un (Diane Kruger) tüm hayali iyi bir besteci  olmaktır. Bu hayalini gerçekleştirmek ve müzik alanında iyi bir kariyer yapmak  amacıyla, o dönemde dünyanın müzik başkenti olan Viyana’ya gelir. Konservatuarda  okurken, yaşayan en büyük ve yetenekli besteci Ludwig van Beethoven’ın (Ed  Harris) yanında çalışma fırsatı yakalar.</p>
<p align="justify"><span id="more-182"></span></p>
<p align="justify">Beethoven, 9. senfonisinin son hazırlıkları üzerinde  çalışmaktadır. Yapımcısı Wenzel Schlemmer (Ralph Riach) ise bu sırada kanserden  ölmektedir. Schlemmer, senfoniyi tamamlamakta yardım etmesi için Anna’ya bir  teklif yapar. Anna, bu teklifi kabul ederken Beethoven’ın birlikte çalışması çok  güç bir insan olduğundan habersizdir.</p>
<p align="justify">Anna için bu fırsat kendi yeteneğini kanıtlayabilmek için  biçilmiş kaftandır. Beraber çalıştıkları süre içinde aralarında vazgeçilemez bir  bağ oluşacaktır. Anna, uzun zamandır beraber olduğu Martin’den (Matthew Goode)  evlenme teklifi alır. Martin ve Beethoven arasında bir seçim yapmak zorunda  kalacaktır. Viyana’dan kaçmayı dener ama başaramaz; yazgısı Beethoven’ınkine  bağlanmıştır.</p>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td valign="top" width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/h-gorsel/01.2008/sinema/cinliler-geliyor.jpg" height="283" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>8-13 Ocak<br />
ÇİNLİLER GELİYOR  (2007)</strong> <strong><br />
Yönetmen:</strong> Zeki  Ökten <strong><br />
Oyuncular:</strong> Cüneyt Türel, Yaman Tarcan  <strong>Gösterim Yeri:</strong> Tarık Zafer Tunaya Kültür  Merkezi</p>
<p><strong>IMDB Puanı: 3,6 (41 oy) | <a href="http://www.imdb.com/title/tt0856831/">IMBD Sayfası</a></strong><a href="http://www.imdb.com/title/tt0856831/"> </a></td>
</tr>
</table>
<p><strong>Yönetmen:</strong> Zeki Ökten <strong>Senaryo:</strong> Fatih  Altınöz <strong>Görüntü Yönetmeni:</strong> Gökhan  Atılmış <strong>Kurgu:</strong> Kadir Burç <strong>Yapım:</strong> Kara  Film, 2007 <strong>Oyuncular: </strong>Cüneyt Türel (Salih), Yaman Tarcan  (Tevfik), İpek Bilgin (Leyla), Bülent Kayabaş (Osman), Nilgün Belgün (Zehra),  Belit Özükan (Adalet), Yavuz Sepetçi (Yaşar), Yüksel Arıcı (Cumali), Hakan  Salınmış (Hakkı), Erol Demiröz (Hacı), Salih Kalyon (Koreli)</p>
<p align="justify">İki katlı ahşap evleri, meydanı ve dar sokaklarıyla tipik bir  batı Anadolu kasabasında Kurtuluş günü yaklaşmaktadır. Kasabanın yerli halkından  bir grup koro oluşturarak Kurtuluş günü için bir sanat müziği konseri  hazırlığına girişmiştir. Koro provaların sonuna yaklaşmaktadır. Koroda üç kadın,  üç erkek şarkıcı; ud, keman ve klarnet olmak üzere üç de enstrüman  bulunmaktadır. Korodaki kişiler aynı zamanda hikayemizin kahramanlarıdır.</p>
<p align="justify">Koro kendi arasında çok ideal olmasa da bir uyum tutturmuş ve  Kurtuluş gününden önceki son provalarından birindedir. Hep birlikte Sadettin  Kaynak’ın ‘Bahar Bitti, Güz Bitti’ adlı eserini çalışmaktadır. Herkes yaklaşan  konserin heyecanı içindedir.</p>
<p align="justify">Kasaba ertesi güne uyandığında görünüşte herşey eskisi gibidir,  Kasaba sınırında beliren iki büyük siyah jip belediye binasının önünde durana  kadar gerçekten de herşey eskisi gibidir. Jiplerden çıkan üç-dört Çinli  yanlarındaki Türk işadamı (Sinan Albayrak) ile birlikte belediyenin  merdivenlerine yöneldikleri andan itibaren ise artık kasabada hiçbir şey eskisi  gibi olmayacaktır.</p>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/h-gorsel/01.2008/sinema/sis-ve-gece.jpg" height="285" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>15-20 Ocak<br />
SİS VE GECE (2006)</strong> <strong>Yönetmen:  </strong>Turgut Yasalar<br />
<strong>Oyuncular: </strong>Uğur Polat, Selma  Ergeç  <strong>Gösterim Yeri:</strong> Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi</p>
<p><strong>IMDB Puanı: 8.4 (218 oy) | <a href="http://www.imdb.com/title/tt0903021/">IMBD Sayfası</a></strong></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><strong>Yönetmen:</strong> Turgut  Yasalar <strong>Eser:</strong> Ahmet Ümit <strong>Senaryo:</strong> Turgut  Yasalar <strong>Görüntü Yönetmeni:</strong> Gökhan  Atılmış <strong>Kurgu:</strong> Kadir Burç <strong>Oyuncular:</strong>  Uğur Polat (Sedat), Selma Ergeç (Mine), Ayten Uncuoğlu (Madam Eleni), Kemal  Bekir (İsmet), Tülay Günal (Melike), Sinan Albayrak (Mustafa), Savaş Akova  (Metin), Tardu Flordun (Neco), İlyas Salman (Cuma), Ümit Çırak (Şeref),  Devrim Nas (Sinan), Yetkin Dikinciler (Fahri), Oktay Kaynarca (Naci) Yapım:  Leopar Film &#8211; Kara Film, 2006</p>
<p align="justify">Sedat bir gizli servis elemanıdır. Bir amir, bir ağabey, bir  dost olarak sevdiği Yıldırım bir süre önce öldürülmüştür. Sedat amirinin kendi  servisince öldürüldüğüne inanmaktadır. Sedat için mesleği her şeyin önünde  gelmektedir. Ancak teşkilat içi çatışmada Sedat da pasifize edilmiştir. Onu  yaşama yeniden bağlayacak tutkulu bir şey gerekmektedir. O tutkulu ilişkiyi genç  bir kız olan Mine’de bulur. Ancak Mine tuhaf biçimde kaybolur. Ve Sedat için  İstanbul labirentlerinde gizemli bir arayış başlar…</p>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/h-gorsel/01.2008/sinema/bir-ihtimal-daha-var.jpg" height="287" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>22-27 Ocak<br />
BİR İHTİMAL DAHA VAR  (2006)</strong> <strong>Yönetmen: </strong>Uğur  Uludağ <strong><br />
Oyuncular:</strong> Savaş Dinçel, Mustafa Alabora  <strong><br />
Gösterim Yerleri: </strong>Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi &#8211; Kartal  Bülent Ecevit Kültür Merkezi &#8211; Tuzla İdris Güllüce Kültür Merkezi</p>
<p><strong>IMDB Puanı: 6.0 (10 oy) | <a href="http://www.imdb.com/title/tt0862653/">IMBD Sayfası</a></strong><a href="http://www.imdb.com/title/tt0862653/"><br />
</a></td>
</tr>
</table>
<p><strong>Yönetmen:</strong> Uğur Uludağ <strong>Senaryo:</strong> Uğur  Uludağ <strong>Görüntü Yönetmeni:</strong> Gökhan  Tiryaki <strong>Müzik:</strong> Sunay Özgür, Ender  Akay <strong>Oyuncular:</strong> Hülya Avşar (Alev), Müjdat Gezen (Kenan),  Savaş Dinçel (Mercan), Mustafa Alabora (Asım), Osman Yağmurdereli (Faruk), Doğa  Rutkay (Pelin) <strong>Yapım: </strong>Cinemedya &#8211; Esek Film, 2006</p>
<p align="justify">Üsküdar Musiki Cemiyeti’nden 4 Eski Üstad, Dünya Starı  Madonna’nın konserini basmaya kara verirse ne olur?</p>
<p align="justify">Neyzen, Üsküdar Musiki Cemiyeti’nde Ud üstadıdır. İstanbul’un  yozlaşması, Türk Sanat Müziği’nin yok olması ve ölen kızına verdiği söz sebebi  ile eski ekibi yeniden toplamaya karar verir. Her biri konusunda üstad olan saz  arkadaşları “Kenan”, “Asım”, “Faruk” ve “Gökhan”, seneler sonra bu vesile ile  tekrar biraraya gelirler.</p>
<p align="justify">Şimdi tek eksikleri senelerin yıldızı “Alev”dir.</p>
<p align="justify">Amaçları Madonna’nın İstanbul’daki yapılacak ve tüm dünyada  naklen yayınlanacak konserini basmak ve bu konserde Türk Sanat Müziği gösterisi  yapmaktır.</p>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/h-gorsel/01.2008/sinema/benim-adim-elisabeth.jpg" height="288" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>29 Ocak-3 Şubat<br />
BENİM ADIM ELISABETH (2006)</strong><br />
<em>(Je  M’Apelle Elisabeth)</em> (Je m&#8217;appelle Elisabeth)<br />
<strong>Yönetmen: </strong>Jean-Pierre  Ameris <strong>Oyuncular: </strong>Alba Gaia Kraghede Bellugi, Stephane  Freiss</p>
<p><strong>Gösterim Yerleri:</strong> Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi &#8211; Kartal Bülent Ecevit  Kültür Merkezi &#8211; Tuzla İdris Güllüce Kültür Merkezi</p>
<p><strong>IMDB Puanı: 6.7 (77 oy) | <a href="http://www.imdb.com/title/tt0478687/">IMBD Sayfası</a></strong></td>
</tr>
</table>
<p><strong>Yönetmen:</strong> Jean-Pierre Ameris <strong>Senaryo:</strong>  Jean-Pierre Ameris, Guillaume Laurent <strong>Görüntü Yönetmeni:</strong>  Stephane Fontaine <strong>Müzik:</strong> Philippe  Sarde <strong>Kurgu:</strong> Laurence Briaud <strong>Yapım:</strong>  Pyramide Productions (Fransa), 2006 Oyuncular: Alba Gaia Kraghede Bellugi  (Betty / Elisabeth), Stephane Freiss (Regis), Maria de Mederios (Mado), Yolande  Moreau (Rose), Benjamin Ramon (Yvon), Lauriane Sire (Agnes), Olivier Cruveiller  (L’instituteur), Virgil Leclaire (Quentin)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-ocak-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İBB Kültür A.Ş. Aralık Ayı Sinema (Kültür-Sanat) Programı</title>
		<link>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-aralik-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-aralik-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Dec 2007 14:46:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/index.php/ibb-kultur-as-aralik-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/</guid>
		<description><![CDATA[





04 &#8211; 09 Aralık 
HAMLET 
(1990)
Yönetmen: Franco Zeffirelli
Oyuncular: Mel Gibson,
Alan Bates
      TZT
IMBD Puanı: 6.8 &#124; IMDB Sayfası 







04 &#8211; 09 Aralık 
İSTENMEYEN ŞAHİT
(1988)
(The House on Carroll Street)
Yönetmen: Peter Yates
Oyuncular: Kelly McGillis,
Jeff ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p align="justify">
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="198" width="494">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/h-gorsel/12.2007/sinema/hamlet.jpg" height="206" width="135" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>04 &#8211; 09 Aralık </strong><br />
<strong>HAMLET </strong><br />
<em>(1990)</em><br />
<strong>Yönetmen:</strong> Franco Zeffirelli<br />
<strong>Oyuncular:</strong> Mel Gibson,<br />
Alan Bates<br />
<strong>      TZT</strong></p>
<p><strong>IMBD Puanı: 6.8 | <a href="http://www.imdb.com/title/tt0099726/" target="_blank">IMDB Sayfası </a></strong></td>
</tr>
</table>
<p><span id="more-179"></span></p>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td valign="top" width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/h-gorsel/12.2007/sinema/istenmeyen-sahit.jpg" height="300" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>04 &#8211; 09 Aralık </strong><br />
<strong>İSTENMEYEN ŞAHİT</strong><br />
<em>(1988)</em><br />
<em>(The House on Carroll Street)</em><br />
<strong>Yönetmen:</strong> Peter Yates<br />
<strong>Oyuncular: </strong>Kelly McGillis,<br />
Jeff Daniels<br />
<strong>KARTAL</strong></p>
<p><strong>IMBD Puanı: 6.2 | <a href="http://www.imdb.com/title/tt0095333/" target="_blank">IMDB Sayfası </a></strong></td>
</tr>
</table>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/h-gorsel/12.2007/sinema/buster.jpg" height="302" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>04 &#8211; 09 Aralık<br />
HIRSIZ</strong><br />
<em>(1988)<br />
(Buster)</em><br />
<strong>Yönetmen:</strong> David Green<br />
<strong>Oyuncular:</strong> Phil Collins,<br />
Julie Walters<br />
<strong>TUZLA</strong></p>
<p><strong>IMBD Puanı: 5.5 | <a href="http://www.imdb.com/title/tt0094819/" target="_blank">IMDB Sayfası </a></strong></td>
</tr>
</table>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/h-gorsel/12.2007/sinema/sana-hep-soyluyodum.jpg" height="297" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>11 &#8211; 19 Aralık<br />
BEN SANA SÖYLEMİŞTİM</strong><br />
<em>(2006)<br />
(Because I Said So)</em><br />
<strong>Yönetmen:</strong> Michael Lehmann<br />
<strong>Oyuncular: </strong>Diane Keaton,<br />
Mandy Moore<strong>TZT, KARTAL, TUZLA</strong></p>
<p><strong>IMBD Puanı: 5.1 | <a href="http://www.myzest.com/wp%2Dadmin/" target="_blank">IMDB Sayfası</a><br />
</strong>(Tamam, festival insanı değiliz belki ama bundan uzak durulmalı&#8230;)  <strong> </strong></td>
</tr>
</table>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/h-gorsel/12.2007/sinema/cirkin-ordek.jpg" height="265" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>22 &#8211; 30 Aralık<br />
ÇİRKİN ÖRDEK YAVRUSU<br />
VE FARECİK</strong><br />
<strong>(2006)<br />
(The Ugly Duckling and Me)</strong><br />
Çizgi Film<br />
<strong>Yönetmen: </strong>Michael Hegner,<br />
Karsten Kiilerich<strong>TZT, KARTAL, TUZLA</strong></p>
<p><strong>IMBD Puanı: 5.7 | <a href="http://www.imdb.com/title/tt0396042/" target="_blank">IMDB Sayfası</a>  </strong></td>
</tr>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-aralik-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İBB Kültür A.Ş. Kasım Ayı Sinema (Kültür-Sanat) Programı</title>
		<link>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-kasim-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-kasim-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Nov 2007 18:42:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/index.php/ibb-kultur-as-kasim-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/</guid>
		<description><![CDATA[




6-11 Kasım
DÜŞLER ÜLKESİ (2004)
(Finding Neverland)
Yönetmen: Marc Forster
Oyuncular: Johnny Depp, Kate WinsletTZT, Kartal, Tuzla
IMDB Puanı: 8.0 &#124; IMDB Sayfası







13-18 Kasım
CAN DOSTLAR (2004)
(House of D)
Yönetmen: David Duchovny
Oyuncular: Anton Yelchin,
Robin WilliamsTZT, Kartal, Tuzla
IMDB Puanı: 6.7 &#124; IMDB Sayfası






20-25 ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/h-gorsel/11.2007/sinema/finding-neverland2004.jpg" height="286" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>6-11 Kasım</strong><br />
<strong>DÜŞLER ÜLKESİ (2004)</strong><br />
(Finding Neverland)<br />
<strong>Yönetmen:</strong> Marc Forster<br />
<strong>Oyuncular:</strong> Johnny Depp, Kate Winslet<strong>TZT, Kartal, Tuzla</strong></p>
<p><strong>IMDB Puanı: 8.0 | <a href="http://www.imdb.com/title/tt0308644/" target="_blank">IMDB Sayfası</a></strong></td>
</tr>
</table>
<p><span id="more-173"></span></p>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td valign="top" width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/h-gorsel/11.2007/sinema/house-of-d.jpg" height="150" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>13-18 Kasım<br />
CAN DOSTLAR (2004)</strong><br />
(House of D)<br />
<strong>Yönetmen: </strong>David Duchovny<br />
<strong>Oyuncular:</strong> Anton Yelchin,<br />
Robin Williams<strong>TZT, Kartal, Tuzla</strong></p>
<p><strong>IMDB Puanı: 6.7 | <a href="http://www.imdb.com/title/tt0372334/" target="_blank">IMDB Sayfası</a></strong></td>
</tr>
</table>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/h-gorsel/11.2007/sinema/gbravica.jpg" height="292" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>20-25 Kasım (TZT, Tuzla)</strong><br />
<strong>27 Kasım &#8211; 02 Aralık (TZT, Kartal)</strong><br />
<strong>GRBAVICA (2006)</strong><br />
<strong>Yönetmen:</strong> Jasmila Zbaniç<br />
<strong>Oyuncular:</strong> Mirjana Karanoviç,<br />
Luna Mijoviç</p>
<p><strong>IMDB Puanı: 7.4 | <a href="http://www.imdb.com/title/tt0464029/" target="_blank">IMDB Sayfası</a></strong></td>
</tr>
</table>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/h-gorsel/11.2007/sinema/kedikopekfilmi.jpg" height="279" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>20-25 Kasım (Kartal)</strong><br />
<strong>27 Kasım -02 Aralık (Tuzla)</strong><br />
<strong>SEVİMLİ KEDİ (1986)</strong><br />
(Koneko Monogatari)<br />
<strong>Yönetmen:</strong> Hata Masanori<br />
<strong>IMDB Puanı: 7.1 | <a href="http://www.imdb.com/title/tt0097050/">IMDB Sayfası</a></strong></td>
</tr>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-kasim-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İBB Kültür A.Ş. Ekim Ayı Sinema (Kültür-Sanat) Programı</title>
		<link>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-ekim-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/</link>
		<comments>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-ekim-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Oct 2007 15:11:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.myzest.com/index.php/ibb-kultur-as-ekim-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/</guid>
		<description><![CDATA[





16-21 Ekim
EMRET PATRONUM (2006)
(Direktoren For Det  Hele)
Yönetmen: Lars von  Trier
Oyuncular: Jens  Albinus, Peter Gantzler


Şirketini satmak isteyen bir patron, kendi yerine bir başkasını geçirir ancak yerine geçirdiği kişi bu konumu benimseyince işler iyice ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p class="sayac_bilgi"></p>
<p align="justify">
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/h-gorsel/10.2007/sinema/emret-patronum.jpg" height="296" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>16-21 Ekim</strong><br />
<strong>EMRET PATRONUM (2006)</strong><br />
<strong>(Direktoren For Det  Hele)</strong><br />
<strong>Yönetmen:</strong> Lars von  Trier<br />
<strong>Oyuncular:</strong> Jens  Albinus, Peter Gantzler</td>
</tr>
</table>
<p>Şirketini satmak isteyen bir patron, kendi yerine bir başkasını geçirir ancak yerine geçirdiği kişi bu konumu benimseyince işler iyice sarpa sarar.</p>
<p>IMDB Puanı: 6,8 | <a href="http://www.imdb.com/title/tt0469754/" target="_blank">IMDB Sayfası</a><br />
<strong>TZT, Kartal, Tuzla</strong></p>
<p><span id="more-154"></span></p>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/h-gorsel/10.2007/sinema/bukresin-dogusu.jpg" height="283" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>23-28 Ekim</strong><br />
<strong>BÜKREŞ&#8217;İN DOĞUSU (2006)</strong><br />
<strong>(A Fost Sau N-a Fost?)</strong><br />
<strong>Yönetmen:</strong> Corneliu  Porumboiu<br />
<strong>Oyuncular:</strong> Mircea  Andreescu, Teodor Corban</td>
</tr>
</table>
<p>Romanya&#8217;da, Çavuşesku&#8217;nun devrilmesinden 17 yıl sonra, devrimin coşkusunu kendi programında yeniden yaşatmak isteyen bir tv sunucusu, konuklarıyla seyircisine eğlenceli dakikalar geçirtecektir.<br />
IMDB Puanı: 7,6 | <a href="http://www.imdb.com/title/tt0809407/" target="_blank">IMDB Sayfası</a></p>
<p><strong>TZT, Kartal</strong></p>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/h-gorsel/10.2007/sinema/kucuk-kahraman-2.jpg" height="296" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>23-28 Ekim</strong><br />
<strong>KÜÇÜK KAHRAMAN (2006)</strong><br />
<strong>(Everyone&#8217;s Hero)<br />
Yönetmen:</strong>  Christopher Reeve, Dan St. Pierre<br />
(Animasyon)</td>
</tr>
</table>
<p>1930&#8242;larda geçen filmde, bir kahraman olma şansıyla kendisini riske atmayıp bu şansı kaybetmenin yol ayrımında olan bir çocuğun serüvenleri anlatılmaktadır.<br />
IMDB Puanı: 5,4 | <a href="http://www.imdb.com/title/tt0430779/" target="_blank">IMDB Sayfası</a><br />
<strong>Tuzla</strong></p>
<hr />
<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="450">
<tr>
<td width="210"><img src="http://www.kultursanat.org/h-gorsel/10.2007/sinema/altin-cicegin-laneti.jpg" height="281" width="200" /></td>
<td valign="top" width="240"><strong>30 Ekim-4 Kasım</strong><br />
<strong>ALTIN ÇİÇEĞİN LANETİ (2006)</strong><br />
<strong>(Man Cheng Jin Dai Huang Jin Jia)</strong><br />
<strong>Yönetmen</strong>: Zhang  Yimou<br />
<strong>Oyuncular</strong>: Yun-Fat  Chow, Li Gong</td>
</tr>
</table>
<p>10. yüzyılda, Çin&#8217;de hüküm sürmekte olan Tang hanedanının zamanında sarayda dönen entrikalar, iktidarla aşkı karşı karşıya getirecektir.<br />
IMDB Puanı: 7,0 | <a href="http://www.imdb.com/title/tt0473444/" target="_blank">IMDB Sayfası</a><br />
<strong>TZT, Kartal, Tuzla </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.myzest.com/ibb-kultur-as-ekim-ayi-sinema-kultur-sanat-programi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

