Alıntı

Can Veren Pervaneler

Sinema

Siyaset

Yeni Dünya Düzeni

Ana Sayfa » Alıntı

Gül Yetiştiren Adam – Rasim Özdenören

Gönderen: kuzha Tarih: 10 Kasım 2008 – 18:33Yorum Yok | 4.874 kez okunmuş

gul1.JPGİnsanlar, diye seslendi.… ey cemaati müslimîn dedi. Bekledi.… ey cemaat-i müslimîn ve gafilin…Az önce camide gördüğü fötr, şimdi önünde duran başların birinin üstündeydi. Yaşlı adam sanki anlamak isteyen, öğrenmek isteyen bir ses tonuyla:… sizler Nasrani misiniz? diye sordu.… yoksa Mecusi misiniz? Dedi adam… hangi millettensiniz? diye sordu adam, gözlerini kalabalıkta dolaştırarak

…Şimdi namazdan çıktığınıza göre siz İslam milletindensiniz, dedi adam bakışlarını o belirsiz, bilinmeyen noktadan ayırmayarak. Ve devam etti:

Ama bunu ispat edebilir misiniz? Siz buraya, camiye na maz kılmaya geldiğinize göre îslâma uyan insanlarsınız? Fa kat hani İslâmınız?

… Adam, ihtiyar ama dinçliğini yitirmemiş ses tonuyla konuştu gene:

Allah celle celâluhû … sizden öncekileri niçin helak etti biliyor musunuz? de­di, çünkü onlar kâfirlere benzemeye başlamışlardı.

Kardeşlerim!

… içinizdeki İslâmı gösterin. Çünkü İslâm, sizin üzeriniz­de görünmek ister. İman gizlidir, İslâm açık. İman kalbdedir, İslâm zahirde. İslâm şeriatsa, şeriat sizin amellerinizde gö­rünmek ister.

… Söz çok, ama sözlerle oyalanacak vakit yok. Hani amelle­riniz? Benim gibi zamanın uzaklarından gelmiş bir garip sizi şu halinizle görse, vallahi size müslümanlar demezdi. Sizler namaz kılan nasranîlere benziyorsunuz. Namaz kılıyorsunuz ama görünüşünüz nasranîler gibi. Kardeşler! Dışı kâfire ben­zeyen insanın içi de ona benzemeye başlar. … Dönüş yakındır.. O’na döndürüleceği­miz gün yakındır, pişmanlığın fayda vermeyeceği dem gel­meden hemen tevbeye sarılın. Allahtan korkun. Dediklerimi anlamaya çalışın. O gün, hakir ve zelil insanlar olarak Alla­nın huzuruna çıkmak ister misiniz? Kâfirleri dost edinenler ve onlara benzemek isteyenler onlardan olur. Onlar zalimler­dir. Zalimler olarak huzura varmak ister misiniz? Sözlerimi düşünün. Boşa konuşmadığımı anlayın. Haydi herkes şimdi işinin başına, siz Allahtan sizi korumasını dilerseniz Allah si­zi korur.

Ortalık iyice aydınlanmıştı. Güneş doğmak üzereydi. Or-daki insanlar daha da dinlemek istiyordu. Fakat adamın sus­tuğunu ve sözü uzatmıyacağını anlamışlardı. Küçük, önem­siz bir hareket yaşlı adamın dikkatinden kaçmadı: önünde dağılmaya başlayan insanlar arasında biri, başından şapkası­nı çıkarmış, avucunun içinde buruşturarak sıkıyordu. Bu adamın tek başına, yüzü yere eğik gidişini seyretti arkasın­dan, elinde kara bir nesneyi sıkıp buruşturarak ve onu ataca­ğı bir yer aranarak.

Ökkeş usta dükkânına doğru adımlıyordu. Arkasından dükkân komşusu Bekir Efendi seslendi. Çarşı içinde, kaldırı­lan bir iki darabanın sesi, derin yankılar yaptı. Ökkeş ustayla Bekir Efendi yan yana yürüyordu şimdi.

Kimdi bu? diye sordu Bekir Efendi.

Bir derviş herhalde, dedi Ökkeş usta, böyle birinin yaşa­dığını işitmiştim ben..

Sonra durdu, düşündü:

Gül yetiştiren bir adamdan söz ediyorlardı, o olmasın?

Ben de duymuştum, dedi Bekir Efendi, belki de odur.

Evet, evet, dedi Ökkeş usta, hiç şüphem yok, gül yetişti­ren adamdır bu, çünkü..

Favorilere Ekleme & Paylaşım


Puan Verin

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Hiç Oylanmadı)
Loading ... Loading ...

Yorumunuz bırakın!

Yorumunuzu aşağıya bırakabilir ya da sitenizden trackback yapabilirsiniz.. Ayrıca yorumları RSS yoluyla takip edebilirsiniz.

Şu etiketleri kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bu site Gravatar uyumludur. Global tanınma avatarını elde etmek için buraya kaydolun: Gravatar.