Yeni Dünya Düzeni (New World Order)Alıntı: (mra, 26.03.2004 16.57)

Çalışma yöntemleri şöyledir:
Yenidünya düzeni stratejistleri önce bir problem yaratırlar. Bunu kurulu bir politik güce (bu bir devlet, bir bölge, hatta bir kıta olabilir) muhalif olan bir grubu fonlamak, böyle bir grup oluşturmak veya olanları eğitmek suretiyle yaparlar. Bu iki zıtlaşan grubun çatışması “yenidünya düzeni”nin manevra alanına girmesi demektir kafadan. Kontrolünü tamamen elinde tuttuğu medya, bu grupları “özgürlük savaşçıları” adi altında lanse eder.
Bu arada politik gücün lideri de “iste yeni Hitler” gibi yayınlarla “demonize” edilir (bkz: saddam) (bkz: milosevic) (bkz: kaddafi). Bununla birlikte yenidünya düzeni stratejistleri, politik gücü de silah, danışma vs. Gibi konularda destekler, hatta bunları da yaratır. Yani ikili oynamakta ustadırlar ve her iki taraftan da para götürmede gelişmişlerdir.
Kontrol altındaki medya tarafından, konu dünyanın gündemine getirilir: bir şeyler yapılmalı! Bu da istenilen tepkinin doğmasıdır zaten.
Yenidünya düzeni’nin kuklaları bu bölümde devreye girer. BM barış gücü, koalisyon, NATO gibi isimlerle bölgeye girilir ve yönetim ele geçirilir. Bir daha asla ayrılmamak üzere… Ana fikir yenidünya düzeni’nin kontrol ettiği silahlı güçlerin temel stratejik bölgeleri ele geçirmesi ve kontrol altına almasıdır.

Kim ulan bunlar?
Uluslararası bankerler, petrol baronları, ilaç kartelleri ve başka ulus ötesi güçlerdir. İngiliz kraliyet ailesi, alman kökenli Avrupa soyluları üst düzey aktörlerdir. Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası, IMF, Dünya Sağlık Örgütü bunlarındır. NATO askeri güçlerini oluşturur. Tüm g-8′ler bunun aktif elemanlarıdır. Bu ülkelerin başkan veya başbakanları özel olarak bu ülkelerin başına getirilir. Bunun kim olduğu fark etmez. Adi bugün Bush olur, yarin John Kerry… (bkz: bilderberg toplantıları)
hepsi ayni tornadan geçmiştir. Oyuna dâhil olmayan ortadan kaldırılır (bkz: kenedy) (bkz: aldo moro) (bkz: ali bhutto).

Önceki entrileri görmeyenler için tekrar edeyim ki bu büyük tezgahın fikir babası olan (bkz: albert pike) mutlaka okunmalıdır. Zira bu isin içinde freemasonry vardır.


Yeni Dünya Düzeni (New World Order)Vahşi sömürgeciliğin, Sovyetler Birliği’nin çöküşünün ardından aldığı yeni isimdir. Sovyetlerin dağılmasının ardından özellikle doğu Avrupa, balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu’ya odaklanmıştır. Kafkasya ve Ortadoğu’nun bonusu ise dünyanın enerji kaynaklarının büyük bir bölümünün bu bölgelerde yer almasıdır.

Ancak şu konuya dikkat etmek gerekir ki, tüm bu bölgeler (büyük çoğunlukla) eski Osmanlı topraklarıdır. Balkanlar dâhil olmak üzere Türkçe konuşulan ve Müslümanların azınlık olarak olsa bile yasadıkları bölgelerdir. Yenidünya düzeni, girdiği bu bölgelerde “demokrasi ve özgürlük” adına, önce besleme sivil toplum örgütleri kurmuş, ardından bati yanlısı muhalefetler yaratmış, etnisiteyi desteklemiştir. Bununla birlikte Türkçe konuşanlara ve Müslümanlara hiçbir demokratik hak tanımamakla birlikte, mevcut haklarını da ellerinden almıştır. Kendi kurduğu bağımsız medyalar vasıtasıyla, halklar üzerinde bir “kimliksizleştirme”, “kültürsüzleştirme” operasyonu yürütülmüş; ne zaman büyük bir milli mesele ortaya cıksa “ebleh yarışma programları”, “dangalak pembe diziler” pompalanmış, gençler kitap okumak, uyanmak yerine ünlü olmayı, kısa yoldan köse dönmeyi hayal eder, bencilliği en büyük marifet zanneder hale getirilmişlerdir.

Bahsi gecen bölgelerdeki tüm ülkelerin ekonomileri kontrol altına alinmiş, “serbest piyasa ekonomisi”ne geçmek özendirilmiş, yüzlerce fabrika özelleştirme bahanesiyle kapatılmış, küçük bir azınlık bir gecede zengin olurken, halkların büyük bir bölümü bir gecede fakirleşmiştir. İssizlik oranları (özellikle Kafkasya’da ve Balkanlar’da) %70-80′leri bulmuştur. İktidarlar tamamen bati uşağıdır. Orduları neredeyse yoktur. Halk ordunun gereksizliğine inandırılmıştır. Nasıl olsa “NATO” var, “BM barış gücü” var ayağına… İslam “tu kaka” edilirken, camiler çürürken, Türkçe yayın yasaklanırken, misyoner faaliyetleri hızlandırılmıştır. (son olarak batum’da yüzlerce Müslüman’ın vaftiz edildiği haberi geldi). Sovyetlerin dağılmasının ardından “baba Bush” ve “papa”nın “ey misyonerler göreve! Hedef İslam toprakları ve eski Sovyet cumhuriyetleridir” çağrısı unutulmamalıdır. Bu meyanda, “dinlerarasi diyalog” saflıklarına da pek gelmemek gerekir.

Netice itibariyle, bu milletlerin elinde ne varsa gitmiştir. Dikkat edilirse 1945′lerden beri operasyona tabi tutulan Türkiye, henüz tam olarak düşmemiş bir “son kale” görünümündedir. İran da benzer bir konumdadır aslında. İran’la farkımız “medeniyet” tanımlarımız arasındadır. Biz şanslıyız ki ebedi liderimiz “Atatürk”. Türkiye’de satılmış kalemler, satılmış işbirlikçiler olabilir. Ama bu vatanin kalelerinde bekleyen muhafızları da yerinde durmaktadır. Benim arzum, Türkiye’nin tüm “mazlum ulusların” tek ümidi olarak, dimdik ayakta, bağımsız ve onurlu politikalar yürütmesidir. Avrupa birliği’nin, hala “biz bunları Avrupalılaştıramadık, korkumuz onların bizi Türkleştirmesi/İslamlaştırmasıdır” zihniyetini açıkça dile getirmesi, Türkiye üzerinde gerçekleştirdikleri operasyonların hala başarıya ulaşmadığının kanıtıdır. Türkiye’nin “büyük devlet olarak bir güç odağı olma potansiyeli” bizim genlerimizde yazılı olduğu gibi, yenidünya düzeni planlayıcıları tarafından da bilinmektedir. İste “hedefteki ülke” olmamızın esprisi de belki burada yatıyor. Ortada bir oyun varsa ve sen bunu biliyorsan, ya “kendi bildiğin gibi oynarsın”, ya seni “istedikleri gibi oynatırlar”, ya “seyredersin”, ya da “oyunu bozarsın”.

Alıntı: (mra, 15.02.2005 13:11)


Yeni Dünya Düzeni (New World Order) Babası Albert PikeYeni Dünya Düzeni (New World Order) Babası Albert Pike

Yenidünya düzeni’nin yaratıcı fikir babası olan Albert Pike 29 Aralık 1809’da Boston’da doğdu. Harvard’da çalıştı. Amerikan iç savası’nda güneyli ordu’da tuğgeneral olarak savaştı. Savaştan sonra tutuklandı ve hapse girdi. Hapisten kurtulması bir freemason olan başkan Andrew Johnson’un affıyla mümkün oldu. Ertesi gün beyaz saray’da birlikteydiler. Bu aftan sonra başkan, İskoç riti tarafından 4. Dereceden 32. Dereceye terfi ettirildi.

Bir 33. Derece mason olarak, eski ve kabul edilmiş İskoç ritinin kurucusu ve babası, kuzey Amerika Freemasonary’nin büyük komutanı ve ku klux klan’in “top” lideridir. Tüm satanist luciferian grupların büyük ustası da olan bu adamın, Lucifer’la bir bilezik vasıtasıyla sürekli iletişim halinde olduğu da söylenir. İlluminati’nin de tepe adamlarından biridir. Yenidünya düzeni’nin fikir babası ve planlayıcısıdır.

Bir gün Albert Pike, kendi ruhsal rehberi olan lucifer’dan aldığı bir mesajı –ki bunların da demonik görüntüler olduğu belirtiliyor- dönemin illuminati başkanı Mazzini’ye 1871’de yazdığı bir mektupta anlatır. İlginçtir ki bu mektup “tek dünya düzeni”ni gerçekleştirmek için yapılması gereken üç dünya savasını anlatır:

“1. Dünya savası, İlluminati’ye Rus carlığı’nı yıkarak, bu ülkeyi ateistik komünizmin bir kalesi yapmak için gereklidir. Britanya ve Alman imparatorluğu içindeki örgütümüz bu savası tetiklemeli, savasın sonunda komünizm kurulmalı ve dinleri zayıflatmak amacıyla diğer hükümetleri yıkmakta kullanılmalıdır…”

Yeni Dünya Düzeni (New World Order) Babası Albert Pike “2. Dünya savası, fasitler ve Siyonistler arasındaki farklılıkların kışkırtılmasıyla tetiklenmelidir. Bu savaşın sonunda faşizm yıkılmalı ve Siyonizm Filistin’de bağımsız bir İsrail devleti kuracak kadar güçlenmelidir. Enternasyonal komünizm, savaştan Hıristiyan dünyasıyla denge içinde bir güç olarak çıkmalıdır ki ona çıkaracağımız son karışıklıkta ihtiyacımız olacak…”

“3. Dünya savası, Siyonistlerle İslam âlemi arasında illuminati ajanlığının sebep olacağı farklılıkların körüklenmesiyle tetiklenmeli. Bu savaş öyle bir savaş olmalı ki İslam ve Siyonizm birbirini yiyerek yok etmeli. Bu arada diğer uluslar, fiziki, ahlaki, ruhsal, ekonomik yıkımlara sürüklenerek bölünmeli. Öyle bir sosyal kaos yaratılmalı ki, herkes dinleri kanlı şiddetin temel sebebi olarak görmeli ve insanlar mutlak ateizme yönelmeli. Son olarak lucifer’in saf ve mutlak doktrininin manifestosuyla Hıristiyanlık ve ateizm de silinmeli…”

Evet… Konuyla ilgili daha fazla aydınlanmak isteyenler için: http://www.threeworldwars.com/albert-pike.htm

not: çevirileri hızla ben yaptığım için birebir ve dosdoğru bir çeviri olmayabilir. Ancak temel fikre aykırı olmadığı konusunda garanti veririm.

Şimdi gelelim yoruma… yeni dünya düzeni, Bilderberg, illuminati, freemasonry, ABD, AB, NATO, Büyük Ortadoğu Projesi, New Age, spirütializm, zihin kontrolü vs. Gibi bir yığın kavramı bir araya getirdiğinizde, daha 1871’de yazılan mektupların ne derece isabetli olduğunu göz önüne aldığınızda bunun ne derece büyük bir satanist plan olduğunu anlarsınız. Şeytanin adamları olan cinler vasıtasıyla aldıkları mesajları insanlara hangi kılıflara sokarak yutturduklarını da rahatlıkla görebilirsiniz. Ancak inanan biriyseniz korkmanıza da gerek yoktur. Zira her firavunun karsısında bir de eli sopalı Musa vardır. Allah’ın izni olmadan hiçbir plan gerçekleşemez. Planın çoğunun gerçekleşmiş olması hak’la batıl’ın ayrılması için Allah’ın şeytana verdiği bir izin olduğunu gösterir. Bu olay, Zerdüşt’ün dinindeki Hürmüz ile Ehrimen’in savasına benzetilebilir. Zira savaştan sonra ikisi birbirine teşekkür eder ve “karanlık olmasaydı, aydınlık bilinemezdi” derler, ya da tam tersini. Burada (bkz: komple komplo teorisi/#3815576) su da bilinmelidir ki, düşmanla düşmanın metotlarını kullanarak savaşmak yenilgiyi bastan kabul etmektir. Tamamen insan nefsinin kötü sıfatlarını temsil eden bencilliğin âleme yansıması olan şeytan, ask gelince dumura uğramaktadır. Su halde gerçek savaş alanı kişinin kendi benliğiyle yaptığı mücadeledir. (bkz: fenafillah)

Alıntı: (mra, 26.03.2004)

 

EşkiSözlük yazarı mra‘ya teşekkürler…

Ayrıca
Bkz. Albert Pike’ın Mektubu (İng.)
Bkz. Illuminati-NWO Video
Bkz. The Illuminati and the New World Order - Video
Bkz. http://www.myzest.com/index.php/yeni-dunya-dini/
Bkz. http://www.myzest.com/index.php/illuminati-kaousun-icinden-gelen-duzen/