Olabilir mi ki bu son gecemiz
Öyleyse daha bir sokul bana
Belki yarın başka bir doğacak güneş
Her sabah penceremde soluklanan serçe belki yarın olmayacak
Olabilir değil mi
Ey yeşil vadileri kurak çöllere çeviren yalnızlığım olur mu dersin
Belki de seninle bu son gecemiz
Yarın gönül yakan bir güneşle yolcu edeceğim seni
Öyleyse bu gece daha karanlık ol
Bu gece benden bahset

(dedim)

Belki bu son bakışın acziyetime
Öyleyse daha fazla kanat çarelerimi
Olabilir, say ki bir çıkar yol bulurum
İyisi mi kapat gözlerini…
Güneş doğsa ne olur ki ışıksızlığıma
Sen kadar yalan, der geçerim
Bu gece, senden bahset,
Belki değil adım kadar emin
Bir son nefes gibi salıvereceğim seni…
Tek gerçekliğin olsun, kalsın bana
Şimdi senden bahset…

oysa bir umuttun

umudunun adını koy demiştin
şimdi ayrılığına ad koyamazken
Öğrendim,
adı yokmuş ayrılıkların…

Hadi git! İstanbul’unda İstanbulsuz kalan bir Fatih bırak bende.Git!
Kıblesinde Kâbesiz bir secde olsun içimde aşk…
Korkma Yâr! Gözlerimi de susturdum, sana ‘gitme’ bakmayacağım.
Bir firavun yüreği saklarsın içinde; sanırsın küçük dağlar senindir.
Denizi on ikiye bölse de asam, değmeyecek yüreğine…
( dedi )
sustum…