Ölümcül bir başkaldırışla size sesleniyorum. Açın yüreğinizin kapılarını, ben geliyorum. Sırtımda uzak yolların yorgunluğu ve gözlerimde asi bir namluyla seni sana çağırıyorum. Sessiz bir çığlık dolaşıyor yüz çizgilerimde. Haksızlığa, yanlışlığa ve zulme rest çekiyorum.
Kaldırın bakışlarınızı yerden ve haykırın sonsuzluğa doğru. Bitsin bu karanlık. Ay yere vuranda ve davudi bir çağrıyla bitsin bu karmaşa. Haydi silin göz yaşlarınızı. Birbirinizin kalplerine tutunun. Uzatın elinizi kardeşlerinize ve kalkın. Yanlış bir boyun eğmeyle başlayan bu zulme doğru bir başkaldırışla ses verin.
Kırılganlıklara ve umudu tüketmenin boşvermişliğine kaptırmayın yüreğinizi.
Gülümseyin…
Ve kırılsın boş vermişlik ve kahrın çemberi. Kimseyi yitirmek gibi bir lüksümüz yok bizim. Haydi bakın gözlerime.
Biz hala buradayız ve ayaklarımız toprağa basıyor.
Düşünün bir kere; yıllar boyunca sizlerin boynuna yağlı urganı geçirirken ölümden ve öldürülmekten korkmayan bir celladın, günün birinde yaşlandığında, bir yalnızlık odasında kendi ölümünün an be an gelişini beklerken ölümden korkmasını DÜŞÜNÜN…
Düşünün… Ölüm ne yakın bize, bize ne uzak ölüm…
Hazırlanın o kutlu güne… Acıyı ve yanlızlığı damıtın. Yasak düşlerinizi ve bakışlarınızı ve sevdalarınızı yanınıza almayı unutmayın.
Sağlam bir duruşla selamlayın duruşlarınızı. Her dem aşkı ve cesareti ve iyiliği ve güzelliği yüreğinizde taşıyın. Birbirlerinizin güneşi olun…
Uzatın ellerinizi ötelerin ötesine. Sonsuzluğu delen bir bakışla; “ben hala buradayım ve hala ayaktayım ve hala varım ve inadına yaşayacağım” deyin.
Kopması mümkün olmayan sapa sağlam bir kulpa, tutunarak okuyun hayatı. Bilinçle, imeceyle sarın yaralarınızı. Şirkin kirli gölgesi düşmesin şarkınıza. Ve kitabın koynunda uyusun çocuklarınız. Sıkılmış bir yumruk gibi başlayın güne..
Bütün bir evreni kucaklayın. Ve kimliğinizi ve ilkelerinizi ve değerlerinizi yutkunmayın. Boynunuz alışmasın tasmalara… Sürekli üstüne gelinsede birlikte atsın kalpleriniz.
Haydi… Yaşamlaştırmaya çalışın bilgiyi… Sevginin sıcaklığı ve dostluğun fidanları yeşersin sadaklarınızda…
Haydi… Yüreğinizden yüreğinize seferler düzenleyin. Unutmayın ki; yoktanda vardan da öte bir VAR vardır.
2001




(5 out of 5)



(5 out of 5)



(5 out of 5)



(5 out of 5)



(5 out of 5)| |
1 Yorum var
AnTi
03|Ara|2007 1parisin cocuklarına selam, berlinin, filistinin, ıragın hayatı kavga meydanlarındaki deneyimleriyle yoguran yumusak kremlerin kokularından uzak burunlu cocuklara plastik sevdasi olmayan karsı tarafın cocukları isyanınızı ALLAH artırsın.
Yorumunuzu Bırakın