Alıntı

Can Veren Pervaneler

Sinema

Siyaset

Yeni Dünya Düzeni

Ana Sayfa » Alıntı, Güncel, Siyaset

Nedim Odabaş – Karanlık Senaryolar

Gönderen: mustaky Tarih: 22 Haziran 2007 – 21:36Yorum Yok | 798 kez okunmuş

İskandinav ülkelerinde iyi paralar kazanan Türk asıllı bir işadamı, her şeyini buralarda bırakıp Türkiye’ye yerleşmiş… Sormuşlar, “Neden her şeyini bırakıp dönüyorsun?” diye… “Heyecan” demiş… “Baktım bu ülkelerde hiç heyecan yok. Ben de sıkıldım, Türkiye’ye geri dönüş yaptım. Türkiye’de ne zaman ne olacağını kestiremiyorsunuz. Risk var, heyecan var, tempo var… Doğru… Burası Türkiye, ne zaman ne olacağı belli olmaz!

Amerika Birleşik Devletleri’nin ünlü düşünce kuruluşu Hudson Enstitüsü’nde gündeme getirilen Türkiye ile ilgili ‘karanlık senaryolar”, ülkemiz üzerinde kriz stratejileri üreten karanlık odakların şimdiye kadar bolca ürettikleri teorileri hatırımıza getirdi.

Duyunca insanın tüylerini ürperten senaryo aynen şöyle “Bu ay sonu itibarıyla Anayasa Mahkemesi Başkanı bir suikasta kurban gidiyor. Aynı tarihlerde PKK’nın canlı bombası İstanbul Beyoğlu’nda kendini patlatıp 50 masum insanın ölümüne yol açıyor. Ardından Türkiye 50 bin askerle Kuzey Irak’a giriyor. Türkiye ile ilgili, enstitüde konuşulan bir başka konu ise ‘PKK’nın üst düzey elemanlarının bu aşamada yakalanıp ABD tarafından Türkiye’ye teslim edilmesinin ne getirip ne götüreceği’. Ancak iddialara göre Türk katılımcılardan bir veya ikisi buna ‘seçimler öncesi hükümetin işine yarayacağı’ gerekçesiyle karşı çıkmış”

Hollywood senaristleri bile, böyle bir senaryoya şapka çıkarırlar herhalde…

Maazallah… Böyle bir senaryonun, Türkiye’yi sürükleyebileceği karanlık mecrayı düşünebiliyor musunuz? Daha da önemlisi, adına düşünce kuruluşu denilen bir kurumda, Türkiye üzerine böyle düşüncesizce, fütursuzca senaryolar üretilebilmesidir. Madalyona bir de tersinden bakalım… Bu karanlık senaryolar, şu ya da bu şekilde gündemimize düştü, medyaya sızdı ve biz bu teoriler üzerine eleştiriler getirebiliyoruz. Amerika’daki böylesine uyduruk bir düşünce kurumunda böylesine teoriler üretiliyorsa, acaba, “Stratejik Müttefik” diye tüm iplerimizi verdiğimiz Beyaz Saray’ın oval ofislerinde ülkemiz üzerinde neler planlanıyor, neler konuşuluyor, neler hesaplanıyordur?

Bırakın hayal teorilerini… Reel politiğe dönün… Hayal teorilerinin gerçek dünyayla ilgisi yok diyemezsiniz… Çünkü biz, memleketin ekonomisi duvara toslayan, IMF’nin tahsilatçıbaşısı Kemal Derviş’i hükümetinin dördüncü ortağı olarak meclise monte etmek zorunda kalan Bülent Ecevit’in nasıl iktidara getirildiğini de biliyoruz. Teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın, CIA elemanlarınca yakalanıp, itinayla paketlenip Ecevit’in “siyaseten kullanımına” hazır-nazır hale getirilmesi sürecini de biliyoruz. Amerika bu! Boru mu?.. İşlerini bilirler… Sağmayacağı ineğe ot atmazlar. Yağmur olsalar el tarlasına yağmazlar… Ivır zıvır düşünce kuruluşlarında, memleketin altını üstüne getirecek karanlık senaryolar üretiliyorsa, “karanlık işler uzmanı” Condoleezza Rice’in önünde bizi Kuzey Irak’ta, gırtlağımıza kadar boğulduğumuz borç ödeme takviminde ve bizim bilmediğimiz ne konularda kimbilir önünde ne dosyalar vardır? Ne diyordu Cem Yılmaz, “Evde ev telefonu, işte iş telefonu kullanacan”… Rice hanımın da, Türkiye ile iş bitirmek, Türkiye’nin işini bitirmek için kullanacağı “kırmızı telefonu” yok mu?

MİLLİ GAZETE
22/06/2007

Favorilere Ekleme & Paylaşım


Puan Verin

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz Hiç Oylanmadı)
Loading ... Loading ...

Yorumunuz bırakın!

Yorumunuzu aşağıya bırakabilir ya da sitenizden trackback yapabilirsiniz.. Ayrıca yorumları RSS yoluyla takip edebilirsiniz.

Şu etiketleri kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bu site Gravatar uyumludur. Global tanınma avatarını elde etmek için buraya kaydolun: Gravatar.