Alıntı

Can Veren Pervaneler

Sinema

Siyaset

Yeni Dünya Düzeni

Ana Sayfa » Şiir

Tozlu sayfalardan düşen satırlar

Gönderen: Tarih: 18 Nisan 2007 – 16:354 Yorum | 2.241 kez okunmuş

KİMİN UMURUNDA

Bahar, bir başka gelmiş kapıma bu defa
Dünya dönüyormuş kimin umurunda
Gülmüşüm, ağlamışım kime ne?
Su gibi akıyormuş zaman bana ne;
Aldırmıyorum, ağladığım günlere
Yapraklar rüzgarla dans ediyormuş,
Bülbül güle şarkı söylüyormuş
Boş ver!

Hadi durma, dön git yoluna
Ardına bakmadan
Testide bir bardak su kalmış
Pakette bir tek sigara,
Ömür damla damla bitiyormuş
Nefes nefes tükeniyormuş
Aldırma!

Şemsiye’yi bilerek unutmuşum
Ve ıslanmışım yağmurla
Kaldırımlarda, su birikintilerine
Basa basa yürümüşüm
Ayakkabılarım su alıyormuş
Neyleyim

Kendimden geçmişim
Yokluğunda karanlık gecelere
Küfürler etmişim
Son sigaramı da içmişim
Duvarlara vura vura
Terk etmişim
Bu kahrolası yerleri
Yokluğun düğümlenmiş boğazıma
Ben sensiz gitmişim.
Ne gam…

Nefes nefes tükeniyormuş ömür
Su gibi akıyormuş zaman
Kimsenin umurunda olmadan.

SÜAVİ
Bak Süavi
Yine akşam oluyor
Güneş, yine dağların ardına gidiyor
Güneş, bizim yüreğimize doğmuyor
Ama bizim yüreğimize batıyor.

Haydi Süavi
Gidelim artık sessizce
Karanlığın içinde
Görülmeden, gizlice
Ay doğacak birazdan
Karanlık geceye
Ay’ın aydınlığı vuracak yüzlere
Ama bizim yüzümüze değil Süavi

Haydi Süavi gidelim
Ardımıza bakmadan
Kimseler için gözyaşı akıtmadan
Parmaklarımızın ucuna basa basa
Sessiz ve sedasız gidelim
Bu şehir dar gelirken yüreğimize
Sığamayız biz, bu yüreklerimizle
Bu şehrin dar sokaklarına,
Tadı yok ne kışın,
Ne baharın Süavi
Ne yeşili yeşil, ne de mavisi mavi
İnsanlar mutlulukta;
Gülüyor, gülümsüyor Süavi
Bizim için gülmüyorlar belki,
Ama bize gülüyorlar Süavi

Güneş, doğuyor artık geceye
Gündüzler bizi sarmaz
Gündüzler bizi barındırmaz
Biz gecelere dönelim Süavi
Eğer bir gün öleceksek
Geceleyin ölelim
Örtüp üstümüze gecenin karanlığını
Kimseler bilmeden ölelim
Neden ve nasıl,
Kimin için öldüğümüzü
Kimseler bilmeden
Gün doğmadan ölelim,
Gecenin karanlığı sır perdesi olsun,
Ölümümüze..

Bak bu gecede yavaş yavaş
Terk ediyor artık bizi
Güneş doğuyor Süavi
Ama bizim için değil,
Bizim yüreğimize değil,
Bizim yârınımıza değil,
Bizim sevdamıza değil Süavi,
Ama batarken…

…………

Güle hayran kalıp uzanınca,
Dikeni eline batarmış

Ateş gönüle bir kere düşünce,
Şartı yanıp kül olmakmış

Fırtınası denizde kopunca,
Dalgası yüreğime çarparmış

Bir zamanlar dostum çoktu deyince,
Güvendiğin dağlara kar yağarmış

Malım mülküm var derken,
Anladım dünya bile yalanmış

Düştüğünde herkes tekme vurunca,
Ağlarsa anam ağlarmış

Çok konuşmayı marifet sayarken,
Söz gümüş, sükût altınmış

En ufak hataya sinirlenirken,
En büyük mükafat sabraymış

Acılar damla damla yüreğime birikirken,
Gözlerime bulutlar gibi ağlamak kalmış

Hep ona buna güvenirken,
En büyük dayanak Allah’mış

Başımız her daim dik yürürken,
Bir gün gelip secde yapmak varmış

Rabbim bir kere “ol? deyince,
O’nun emrine “olmaz? olmazmış

Bir umut bağlayıp geleceğe,
Onunla yatıp, onunla kalkmak varmış

Daha hayat yeni başladı derken,
Ak sakallı halimizi görmek varmış

Dündü, bugündü, yarındı derken,
Geride koca bir ömür yaşanmış

Bir gün gelip de kalbim durunca,
Anladım dünyada bir de ölmek varmış

İSTANBUL’U KURTARMAYA GELDİM
– İstanbul’u kurtarmaya geldim
– Oraya nasıl gidilir
– Orası çok zorlu ve çetindir
– Peygamber söyledi:
– İstanbul feth olunacaktır
– İstanbul’un fethi altı asırlıktır

– İstanbul’u kurtarmaya geldim
– Bir elimde kılıç bir elimde kalkan
– Bilmez misin kurtardı Fatih Sultan
– Sancağımızı dikeceğim; olacak bize vatan
– Bilmez misin bu uğurda,
Can verdi Ulubatlı Hasan

– İstanbul’u kurtarmaya geldim
– Fatih’ten sonra sanki hiç güneş doğmamış
– Kim bilir; nasıl yaşadı, böyle kaç mevsim
– Yazık!
– Bana kurtaracak İstanbul kalmamış

ADI YOK ARRILIKLARIN

Adı yok ayrılıkların
Boğazga düğüm düğüm hıçkırık
Kalpte bir parça umut parçacığı
Gözlerden dökülen inci göz yaşları
Düşer tam da ortasına mutluluğun
Konulur da sevdalara birer ad
Adı yok ayrılıkların

Çiçekler açarda baharda
Karlı, karakışlar gelir
Güneş her gün doğarda sabaha
Ay karanlıklara gelir
Ayrılık boğazda düğüm
Gözden yaş gelir
Ferhat’a dağ
Mecnun’a çöl gelir
Herkese varda bir ayrılık
Adı yok ayrılıkların

SEVDİM SENİ
Sevdim seni güzel kız
Ne yaparsın
Elimde olmadan..
Elinde olmadan..
Öylesine akıp giderken zaman
Birden bire sevdim seni..
Sen bilmezdin ama;
Seni sevdiğimi
Ve üşüdüğümü
Bir yaz gününün
Bol yıldızlı gecesinde.
Sen bilmezdin,
Aşkından üşüdüğümü

Sevdim seni güzel kız
Ne yaparsın..
Bilemezdim..
Bilemezdin..
Her şeyin bir anda
Böyle oluvereceğini
Kendi halinde akıp giderken zaman
Sen bilmezdin
Yüreğim ellerimde bir demet,
Sana sunulmaya, gül olurken
Sen duymazdın
Sensizliğin acısını ve hasretini
Ve geçmediğini günlerin
Kış günlerinin bol bol
Yağan rahmetiyle
Islanırken..
Sen bilmezdin aşkından
Islandığımı…

………………
Bir nefer gererken göğsünü mermiye,
Mermi üzerinde şehadeti taşıyordu.
Kavuşurken bir beden daha toprağa
O bedene; kanıyla ölümsüzlük yazılıyordu…

İrfan

Favorilere Ekleme & Paylaşım


Puan Verin

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (2 kez oylandı, ortalama: 5,00 out of 5)
Loading ... Loading ...

4 Yorum »

  • ömer ölmez diyor ki:

    Kardeşim be sen hamuru baya olgunlaştırmışsın.
    inş. devamı gelir

  • Gökhan Yeşilbudak diyor ki:

    Üstad be!!!!…. Helal sana… İlgiyle izliyoruz…

  • mustafa demir diyor ki:

    kardeşim bu güzel mısraları bizimle paylaştığın için anca teşekkür edilir doğrusu.allahın mağfireti ve bereketi hemizi kucaklaması temennisi ile.

  • kuzha diyor ki:

    eyvallah irfan reisim. gayretlerinizi devamını arzu ediyorum. saygılar

Yorumunuz bırakın!

Yorumunuzu aşağıya bırakabilir ya da sitenizden trackback yapabilirsiniz.. Ayrıca yorumları RSS yoluyla takip edebilirsiniz.

Şu etiketleri kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bu site Gravatar uyumludur. Global tanınma avatarını elde etmek için buraya kaydolun: Gravatar.