Bahar, bir başka gelmiş kapıma bu defa
Dünya dönüyormuş kimin umurunda
Gülmüşüm, ağlamışım kime ne?
Su gibi akıyormuş zaman bana ne;
Aldırmıyorum, ağladığım günlere
Yapraklar rüzgarla dans ediyormuş,
Bülbül güle şarkı söylüyormuş
BoÅŸ ver!
Hadi durma, dön git yoluna
Ardına bakmadan
Testide bir bardak su kalmış
Pakette bir tek sigara,
Ömür damla damla bitiyormuş
Nefes nefes tükeniyormuş
Aldırma!
Åžemsiye’yi bilerek unutmuÅŸum
Ve ıslanmışım yağmurla
Kaldırımlarda, su birikintilerine
Basa basa yürümüşüm
Ayakkabılarım su alıyormuş
Neyleyim
Kendimden geçmişim
Yokluğunda karanlık gecelere
Küfürler etmişim
Son sigaramı da içmişim
Duvarlara vura vura
Terk etmiÅŸim
Bu kahrolası yerleri
Yokluğun düğümlenmiş boğazıma
Ben sensiz gitmiÅŸim.
Ne gam…
Nefes nefes tükeniyormuş ömür
Su gibi akıyormuş zaman
Kimsenin umurunda olmadan.
SÜAVİ
Bak Süavi
Yine akÅŸam oluyor
Güneş, yine dağların ardına gidiyor
Güneş, bizim yüreğimize doğmuyor
Ama bizim yüreğimize batıyor.
Haydi Süavi
Gidelim artık sessizce
Karanlığın içinde
Görülmeden, gizlice
Ay doÄŸacak birazdan
Karanlık geceye
Ay’ın aydınlığı vuracak yüzlere
Ama bizim yüzümüze değil Süavi
Haydi Süavi gidelim
Ardımıza bakmadan
Kimseler için gözyaşı akıtmadan
Parmaklarımızın ucuna basa basa
Sessiz ve sedasız gidelim
Bu şehir dar gelirken yüreğimize
Sığamayız biz, bu yüreklerimizle
Bu şehrin dar sokaklarına,
Tadı yok ne kışın,
Ne baharın Süavi
Ne yeÅŸili yeÅŸil, ne de mavisi mavi
İnsanlar mutlulukta;
Gülüyor, gülümsüyor Süavi
Bizim için gülmüyorlar belki,
Ama bize gülüyorlar Süavi
Güneş, doğuyor artık geceye
Gündüzler bizi sarmaz
Gündüzler bizi barındırmaz
Biz gecelere dönelim Süavi
Eğer bir gün öleceksek
Geceleyin ölelim
Örtüp üstümüze gecenin karanlığını
Kimseler bilmeden ölelim
Neden ve nasıl,
Kimin için öldüğümüzü
Kimseler bilmeden
Gün doğmadan ölelim,
Gecenin karanlığı sır perdesi olsun,
Ölümümüze..
Bak bu gecede yavaÅŸ yavaÅŸ
Terk ediyor artık bizi
Güneş doğuyor Süavi
Ama bizim için değil,
Bizim yüreğimize değil,
Bizim yârınımıza değil,
Bizim sevdamıza değil Süavi,
Ama batarken…
…………
Güle hayran kalıp uzanınca,
Dikeni eline batarmış
Ateş gönüle bir kere düşünce,
Şartı yanıp kül olmakmış
Fırtınası denizde kopunca,
Dalgası yüreğime çarparmış
Bir zamanlar dostum çoktu deyince,
Güvendiğin dağlara kar yağarmış
Malım mülküm var derken,
Anladım dünya bile yalanmış
Düştüğünde herkes tekme vurunca,
Ağlarsa anam ağlarmış
Çok konuşmayı marifet sayarken,
Söz gümüş, sükût altınmış
En ufak hataya sinirlenirken,
En büyük mükafat sabraymış
Acılar damla damla yüreğime birikirken,
Gözlerime bulutlar gibi ağlamak kalmış
Hep ona buna güvenirken,
En büyük dayanak Allah’mış
Başımız her daim dik yürürken,
Bir gün gelip secde yapmak varmış
Rabbim bir kere “ol� deyince,
O’nun emrine “olmaz� olmazmış
Bir umut bağlayıp geleceğe,
Onunla yatıp, onunla kalkmak varmış
Daha hayat yeni başladı derken,
Ak sakallı halimizi görmek varmış
Dündü, bugündü, yarındı derken,
Geride koca bir ömür yaşanmış
Bir gün gelip de kalbim durunca,
Anladım dünyada bir de ölmek varmış
İSTANBUL’U KURTARMAYA GELDİM
– İstanbul’u kurtarmaya geldim
– Oraya nasıl gidilir
– Orası çok zorlu ve çetindir
– Peygamber söyledi:
– İstanbul feth olunacaktır
– İstanbul’un fethi altı asırlıktır
– İstanbul’u kurtarmaya geldim
– Bir elimde kılıç bir elimde kalkan
– Bilmez misin kurtardı Fatih Sultan
– Sancağımızı dikeceğim; olacak bize vatan
– Bilmez misin bu uğurda,
Can verdi Ulubatlı Hasan
– İstanbul’u kurtarmaya geldim
– Fatih’ten sonra sanki hiç güneş doğmamış
– Kim bilir; nasıl yaşadı, böyle kaç mevsim
– Yazık!
– Bana kurtaracak İstanbul kalmamış
ADI YOK ARRILIKLARIN
Adı yok ayrılıkların
Boğazga düğüm düğüm hıçkırık
Kalpte bir parça umut parçacığı
Gözlerden dökülen inci göz yaşları
Düşer tam da ortasına mutluluğun
Konulur da sevdalara birer ad
Adı yok ayrılıkların
Çiçekler açarda baharda
Karlı, karakışlar gelir
Güneş her gün doğarda sabaha
Ay karanlıklara gelir
Ayrılık boğazda düğüm
Gözden yaş gelir
Ferhat’a dağ
Mecnun’a çöl gelir
Herkese varda bir ayrılık
Adı yok ayrılıkların
SEVDİM SENİ
Sevdim seni güzel kız
Ne yaparsın
Elimde olmadan..
Elinde olmadan..
Öylesine akıp giderken zaman
Birden bire sevdim seni..
Sen bilmezdin ama;
Seni sevdiÄŸimi
Ve üşüdüğümü
Bir yaz gününün
Bol yıldızlı gecesinde.
Sen bilmezdin,
Aşkından üşüdüğümü
Sevdim seni güzel kız
Ne yaparsın..
Bilemezdim..
Bilemezdin..
Her ÅŸeyin bir anda
Böyle oluvereceğini
Kendi halinde akıp giderken zaman
Sen bilmezdin
Yüreğim ellerimde bir demet,
Sana sunulmaya, gül olurken
Sen duymazdın
Sensizliğin acısını ve hasretini
Ve geçmediğini günlerin
Kış günlerinin bol bol
YaÄŸan rahmetiyle
Islanırken..
Sen bilmezdin aşkından
Islandığımı…
………………
Bir nefer gererken göğsünü mermiye,
Mermi üzerinde şehadeti taşıyordu.
KavuÅŸurken bir beden daha topraÄŸa
O bedene; kanıyla ölümsüzlük yazılıyordu…
İrfan
| |
4 Yorum
kuzha
18|Nis|2007 1eyvallah irfan reisim. gayretlerinizi devamını arzu ediyorum. saygılar
mustafa demir
19|Nis|2007 2kardeşim bu güzel mısraları bizimle paylaştığın için anca teşekkür edilir doğrusu.allahın mağfireti ve bereketi hemizi kucaklaması temennisi ile.
Gökhan Yeşilbudak
09|Eyl|2007 3Üstad be!!!!…. Helal sana… İlgiyle izliyoruz…
ömer ölmez
17|Nis|2008 4Kardeşim be sen hamuru baya olgunlaştırmışsın.
inş. devamı gelir
Yorumunuzu Bırakın
Rastgele Söz
Hayatta yaptıklarımız, sonsuzlukta yankılanır. (Maximus)
Åžafak SayacI
Son Eklenenler
Kategoriler
BAÄžLANTILAR
Son Yorumlar
ARŞİV
En Çok Oylananlar
İstatistikler
SOSYAL SORUMLULUK
Besleme&Takip
Search